DUYURU: Lütfen yorumlarınızda iletişim bilgilerinizi vererek hayvan isteği yapmayınız. Sahiplendirme bölümündeki hayvanların sahiplendirilmesi ile Petshop Gerçeği sitesinin hiçbir bağı yoktur.

--------------------------------------------------------------------

“HAYVAN” SÖZCÜĞÜ ÜZERİNE… – Yalım Özdinç

HAYVAN” SÖZCÜĞÜ ÜZERİNE…

Hayvan severlerin buluşma noktalarından http://www.petshopgercegi.com adresindeki ilk yazımla sizlere merhaba diyorum.

Sanırım önce köşe adının ne anlama geldiğini açıklamam gerekiyor. “Because” (okunuşu ‘bikooz’ / Türkçe anlamı ‘çünkü’), göğsünde ve sağ arka patisinde beyaz lekesi olan, altın sarısı tüylü, kara gözlü, sarkık yanaklı, salyalı mı salyalı, horlamayı seven, her hışırtılı şeyin içinden yiyecek çıkma olasılığının yüksek olduğunu çözmüş… on üç yıl birlikte olduğumuz ancak yedi sene önce aramızdan ayrılan ailemizin bir ferdidir. Cinsi boksördür. Severken, çağırırken hep kendisine “bici” diye seslenirdik. Öyle zekiydi ki, “bici” ile “bıcı” (yıkanma anlamında) arasındaki farkı bilirdi. Because’den boşalan yeri bir başkasıyla doldurmayı istemedik. Bunun çeşitli nedenleri var. Nefes darlığı sorunu yaşamaya başlamam (tüyler nedeniyle) ve kullanılmaz duruma gelen eşyalar (örneğin, sırt kaşıma işlevi gören salondaki annemin el dokuma Ladik halıları) bunların arasında gösterebilirim. Tüm bunların yanı sıra manevi yönden baskın nedenler de var. Kaybedilmiş bir çocuğun yerini evlat edinilen bir başkası ne kadar doldurabilir? Yerine konan bir başkası, kaybedilenin hatırasını silebilir mi? Böyle söylediğim için, “bir insan ile hayvanı bir mi tutuyorsun?” diye soranlarınız olabilir. Yanıtım, evet! Her ikisine de can gözüyle baktığınızda neden olmasın. “İnsan” ve “hayvan” sözcüklerinin kullanım anlamlarına ilişkin bir noktaya dikkat çekmek istiyorum.

İsim olan hayvan sözcüğünü, dünya üzerinde bulunan insan ve bitki haricindeki çok hücreli canlıları sınıflandırmak için kullanıyoruz. Yani bu sözcüğün bilimsel bir yanı da var. Bilim, içerisinde öznelliği ve duygusallığı barındırmadığından, bilimsel anlamda kullanılan “hayvan” sözcüğü herhangi bir duygu yükü arz etmez.

Sıfat olarak mecaz anlamda kullanılırken sözcüğe “akılsız”, “duygusuz”, “kaba”, “iri yarı” gibi anlamlar yükleriz ve bir kişiyi yermek, aşağılamak için kullanırız. Örneğin, kaba saba birisi için “hayvan” demeyi uygun görürken, fazla kilolu ya da kaslı birisi için de “hayvan” yakıştırmasını yaparız.

Sinirlendiğimiz bir kişiye hakaret edip rahatlama ihtiyacımızı gidermek için de bu sözcüğü sıkça kullandığımız olur. Eğer sinirimiz fazlaysa ve yalnızca kısa bir “hayvan” demek bizi tatmin etmiyorsa, muhatap kişinin soy ağacını da içine alacak şekilde bu sözcüğü genişletir ve “hayvanoğluhayvan” şeklinde bir birleşik sövgü sözü sarf ederiz.

Bu sözcüğü günlük yaşantıda farklı anlamlarda da kullanırız. Örneğin, birtakım tanımlamalar ya da benzetmeler yaparken “hayvan gibi” tabirini çokluk belirten bir sıfat gibi kullandığımız olur. Örneğin, “hayvan gibi acıktım” (çok acıktım) ya da “hayvan gibi yoruldum” (çok yoruldum) ya da “hayvan gibi güçlü” (çok güçlü). Bize, hayvanların bazı özelliklerini çağrıştıran durumları tanımlarken de bu sözcüğü kullanırız. Örneğin “hayvan gibi kıllı” deriz.

Gençlerin kullandığı argo-yoğun yeni dönem bozuk Türkçesinde, “hayvan” sözcüğünün anlam vermekte bile güçlük çektiğimiz kullanım örnekleriyle karşılaşmaktayız. Sözgelimi “hayvan gibi yakışıklı” (çok yakışıklı), “hayvan gibi güzel” (çok güzel).

Bir genelleme yapacak olursak, günlük yaşamımızda “hayvan” sözcüğünü pek de iyi anlamlara gelecek şekilde kullanmadığımız söyleyebiliriz. Bu yüzden “hayvan” denildiğinde, genelin aklında çağrışan anlam çoğunlukla “kötü bir şey” ya da “hor görülen şey” olmaktadır. Aksi halde, anneler gününde annenize hediyesini verirken “Anneciğin seni hayvan gibi seviyorum” demez miydiniz?. Kaybettiğiniz dostunuzun arkasından dua okurken “hayvanın arkasından dua okunur mu?” diyenler olmadı mı?

Diğer taraftan, düzenli aralıklarla kafesindeki gazete kâğıdını değiştirdiğiniz, aşılarını yaptırmaya götürdüğünüz, suyunu değiştirip yemlediğiniz, tüylerini taradığınız, dolaştırmaya çıkardığınız dostlarımız için de “hayvan” tabirini kullanıyoruz. Hiç sizlerin de sevimli dostlarınız için “hayvan” denilmesini yadırgadığınız olmadı mı? Hâlbuki bizlerin kullandığı anlamda “hayvan” sözcüğü, içerisinde duygu, sorumluluk, merhamet yüklü bir anlam taşımıyor mu? Buraya kadarki açıklamalarda ve örneklerde olduğunun tersine, iyi, duygusal ve güzel şeyleri çağrıştıran bir anlamı yok mu?

Satırlarımı okurken, belki de yanı başınızda kuyruğunu sallayıp duran, dostunuz için “hayvan” demek sizi de rahatsız etmeye başladı mı? Bir an için düşünmenizi istiyorum…

Beni anladığını düşünerek kimi zaman sorardım Bici’ye;

Bici, sen hiç söver misin?”

Sen de kızınca insanoğluinsan diye mi sövüyorsun?”

Akılsız, duygusuz ya da kaba bir arkadaşına mecaz anlamda ‘insan’ dediğin olur mu?”

Bir St.Bernard ya da Danoa gördüğünde ‘yuh insana bak!’ der misin?”

Yeni tıraş olmuş bir Kanişe, yanından geçerken ‘insan gibi kılsız’ diye takıldığın olur mu?”

photo_2

photo-0007

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapın

(gerekli)

(gerekli)