4 yaşında, erkek, ameliyatlı, beyaz, yüzünün sağ tarafı siyah, 5 nisan 2008 Ankara Bahçelievler’de kayboldu, dışarıyı ve trafiği hiç bilmiyor.
Bulan ödüllendirilecektir.
Haykod 0532 747 79 69


Esra Liceli [e-lcl@hotmail.com]
Pet Shoplardaki Köle Ticaretini Durdurun!
4 yaşında, erkek, ameliyatlı, beyaz, yüzünün sağ tarafı siyah, 5 nisan 2008 Ankara Bahçelievler’de kayboldu, dışarıyı ve trafiği hiç bilmiyor.
Bulan ödüllendirilecektir.
Haykod 0532 747 79 69


Esra Liceli [e-lcl@hotmail.com]

Özcan Kandemir, 1967 yılında gazeteciliğe başladı. Son Posta, Hayat, Ses Mecmuaları ve Hürriyet Gazetesinde çalıştı, bir süre ABC Gazetesini Genel Yayın Yönetmenliğini yürüttü. 1984 yılında Gelişim Yayınlarına geçerek, Kadınca Dergisinde çalıştı, daha sonra aynı kuruluşun Bella ve First Dergilerinin Genel Yayın Yönetmenliğini üstlendi. Gelişim Yayınlarının kapanmasıyla emekliye ayrılan Kandemir’in yayınlanmış iki şiir kitabı daha bulunmaktadır.

Pet shop Gerçeği ekibinin Özcan Kandemir ile yaptığı röportajı aşağıda okuyabilirsiniz.
Sayın Kandemir, yeni şiir kitabınızdan biraz bahseder misiniz? Ne kadar sürelik bir çalışma sonucu ortaya çıktı? Daha önceki kitaplarınızdaki şiirlere de tekrar yer verdiniz mi, yoksa tamamen yepyeni şiirlerden mi oluşuyor?Deneyimli bir gazetecisiniz, şiir hayatınız ne zaman ve nasıl başladı?
Şiir yazmak kolay sanılır. ( nedeni de hemen herkesin bir şair dönemi olmasındandır) oysa şiir edebiyatın en zor dalıdır. ‘bugün de bir şiir yazayım’ diye masanın başına geçip yazamazsınız.Ancak şiir sizi masaya götürür.) ben çok fazla yazamam. Ama bir günde iki üç şiir yazdığım olur veya aylarca bir dörtlük çıkmaz. Şiir yazmamı 14-15 yaşında iken bir duvarın üzerinde kapağı yırtılmış adı bile okunmayan bir şiir kitabı bulup, bunu okuyup etkilenmemle başladı. Bu üçüncü kitabım.13 yıl ara verdikten sonra çıktı. Geç çıkışının bir nedeni de yayın evlerinin şiire pek sıcak bakmamalarından kaynaklanıyor. Bu kitaptaki şiirlerin çoğu yeni yayınlanıyor. Eski kitaplardan çok sevilen “büyüme çocuk” gibi birkaç şiir aldım.
Şiirlerinizde işlediğiniz konular yaşama dair ve ağırlıklı olarak sevgi üzerine, yalın bir diliniz var, şiirlerinizde Garip akımının felsefesi hissediliyor, sizi etkileyen şairler kimlerdir?
Şiir sevgi demektir. Daha doğrusu duyguların taşma noktasıdır. O zaman kağıtlara dökersiniz. Bir anlamda içinizi temizler şiir. Nazım Hikmet’i, Orhan Veli’yi ve Özdemir Asaf’ı çok severim.
Yeni bir kitap projeniz var mı?
Yeni projelerim var. Bir öykü kitabı uygun bir yayınevi bulursam hazır hemen çıkabilir.
Bir de yaptığım ilginç söyleşiler var. Onların içinden seçip bir bölümünü yayınlamak istiyorum.
Sizce çocuklara hayvan sevgisi nasıl aşılanmalı?
Aileler çocukların hayvan sevgisini engellememeli, onların havanlara iyi davranmaları için eğitmeli., mümkünsü onların istedikleri hayvanları almalı ve onlara sorumluluk duygusu vermeli ki, aldıkları hayvanı sahiplensinler.
Pet shoplarda hayvan satılması hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?
Pet shoplara dünyanın her yerinden çok güzel hayvanlar geliyor ama, sanırım sağlık kontrolü yeterince yapılmadığı için bir çoğu hastalıklı çıkıyor. Birde çok pahalı.Bunların yerine barınaklardan almak daha doğru.Hiç değilse bir hayvana bir yuva bulunmuş olur
Türkiye’de hayvan haklarının durumu konusundaki düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?
Türkiye’de insan hakları bile rayına oturmamışken hayvan haklarının korunduğunu nasıl söyleyebiliriz. Hayvanları korumak yerine, onlara yok etmek daha kolay geliyor. Bu ise benim için en korkunç yöntem.
Hayvan barınakları artmalı, bunlar denetlemeli, belediyeler buralara mali yardımı artırmalı. Hayvanlara yaşanılır ve hijyenik bir ortam sağlanmalı. Bu konularla ilgili yerlere hayvan seven herkes yardım etmeli.
Hayvanların bir küçük bebekten hiçbir farkları yok. Onlar da isteklerini anlatamazlar, para kazanamaz, nerelerinin ağrıdığını söyleyemezler, ve sadece gözlerini dikip sizden yardım isterler..Lütfen oların bu isteklerine cevap verelim…
Bize vakit ayırdığınız için ve hayvan sevgisi konusundaki duyarlılığınız için teşekkür ederiz.
ÇOCUKLAR ve HAYVAN SEVGİSİ-ÖZCAN KANDEMİR
Sevgi tanrının insana sunduğu en büyük armağandır bence.
Sevmeyi bilmeyen yaşamayı bilemez, yaşamayı bilmeyen yaşamdan tat almaz, Sevmeyi bilmeyen merhameti bilmez…
Sevmeyi bilmeyen bencildir. Çünkü kendinden ve kendi isteklerinden başka hiç bir şeyi önemsemez.
Bu saydıklarımdan yoksun olanların mutlu olmalarını nasıl bekleyebiliriz?
Bu nedenlerle sevgiyi bilmeyen insanlar kendileri de, zaman zaman kendilerine, paraları, pulları, evleri, arabaları olduğu halde neden mutsuz olduklarını kendilerine sorup dururlar…
Aslında cevabı basittir. Sevginin olmadığı yerden mutluluk kaçar.
Sevmeyi öğrenmek bebeklikten başlayıp, çocukluk ve gençlik çağlarında gelişerek mutlu bir yaşlılığa giden yolu açar.
Çocuklarımıza önce kendilerini, sonra ailelerini, evlerini, arkadaşlarını, çiçeği, ağacı, kediyi, köpeği, kuşu sevdirmeliyiz.
Bunları sevdirmeliyiz ki, sevdiklerine zarar vermesinler.
Acımasız, hoyrat, haşin ve bencil olmasınlar.
Sadece kendilerini değil, sevdikleri her şeyi korumaya kollamaya çalışsınlar.
İnsan sevdiğine kıyamaz.
Bu ister kişi olsun, ister hayvan, ister bitki.
Bunun tam aksini görüyoruz kimi ailelerde.
Hayvanlara yaklaştıkları için çocuklar azar işitiyor,
Eve hayvan isteyen çocukların bu istekleri geri çevriliyor veya unutturulmak için çareler aranıyor. Veya “ dersini çalış sana kedi alacağız” veya “sınıfını geç köpek alacağız” diye çocuklar avutuyor.
Yollarda hayvanlarının peşinden sevgiyle koşan çocukları anneler ” sakın
dokunma gebertirim!..” diyerek tehdit ediyor.
Bırakın sevsin çocuklarınız.
Eviniz müsaitse ve çocuğunuz çok istiyorsa istediği hayvanı alın.
Emin olun çocuğunuz hırçınsa sakinleşecek, bencilse paylaşmayı öğrenecek, acımasızsa merhamet damarları harekete geçecek, sorumsuzca sorumluluk duygusu gelişecektir.
Toplumda giderek artan şiddetin kökünde yatan şey sevgisizliktir.
Bırakın çocuklarınız sevmeyi öğrensin….
İnsanı sevsin, hayvanı sevsin, doğayı sevsin.
Sevmekten zarar gelmez, sevgi insanı yumuşatır, sakinleştirir, güzelleştirir…
Zararlı olan sevgisizliktir. Her kötülüğün, her şiddetin ve her acımasızlığın
altında yatan şey sevgisizliktir.
Şimdi bir düşünün bakalım!…
Çocuklarına hayvanları sevmeyi yasaklayanlardan mısınız?
Yoksa onlara bu sevgiyi aşılayan ve evinde hayvan besleyen ailelerden misiniz?
Sİzlere konuya çok uygun düşen küçük bir şiir
MADEM Kİ
Madem ki,
İyi olmak istiyorsun
Ne duruyorsun
Sevsene…
Sevginin olduğu yerde
Kötülüklerin işi ne!..
Sevgi dolu günler dileğiyle.
Özcan Kandemir
o.kandemir@superonline.com
Ülkemizde de pet shoplardaki köle ticaretinin yasaklanması için daha kaç kişinin mağdur olması, kaç çocuğun üzülmesi, kaç canın feda olması gerekiyor?!
Mağdur vatandaşların sesini duyun, bu ayıba son verin artık!
Petarkadas.com Yöneticilerinden akrodha adlı üye…
Herkese Merhaba,
Bugün Şiva’nın maması kalmadığı için ve mama bulamadığımız için bir petshop’a uğradık (normalde böyle birşey yapmam ve veterinerimizden alırız mamayı).
Petshop çalışanı uzunca kandırmaya çalıştıktan sonra bizi yanıma gelen bir kızın köpek ölüyor mu diye korku dolu sesi ile irkildim o anda dili dışarda hızlı hızlı nefes alıp veren 1 aylık bir husky yavrusunu gördüm hemen kafesin camını açtım, hayvan ayağa kalktı. petshop işletmecisine nesi var diye sordum, “yok hiçbirşeyi turp gibi o” cevabını aldım.
Gene bu sırada köpeğin bacağının traş edildiğini ve damar yolunun açılmış olduğunu gördüm ve nedenini sordum “serum verildi” dedi, bu köpek gençlik dedim “evet” dedi!!! Arka tarafı kaka içindeydi.
Bu zavallı yavru orda can çekişiyor ve birine “turp gibi o” denilip satılıcak. Daha minnacık. biliyorsunuz evde şiva var ve benden isteyeceği faiş fiyattan dolayı alamadım bu yavrucağı.
Sizlere iletmek için hemen bir kart aldım çıkarken, eve nasıl geldim bilmiyorum.
PetShopun bilgileri:
xxx / ANKARA
Tel: xxx
xxx PetShop
Kartı üzerindeki isimler: xxx
alıntıdır..
Ankara … Neler yapabiliriz ?
Lucky geçen hazirana kadar Eskişehir Bademlik teki Başkanlık Köşkünün bahçesinde yaşadı. Şu anda 3,5 yaşında. Kendi yavrusu olan 2 yaşındaki Barry ile bir anda ortadan kayboldular. Görevliler her ne kadar kaçtıklarını söyleseler de buna inanmak biraz zor. Biz satıldıklarını düşünüyoruz. Yine de bir umutla halen arıyoruz. Lucky’yi maskesinden tanıyabilirsiniz, genellikle Huskylerin maskeleri birbirine benzemez. Alnına doğru düzgün bir beyaz şerit ve burnunun ucunda sola doğru bir siyah belirgin bir noktası var. Kaybolduğu yer Eskişehir Bademlik fakat şu anda Eskişehir’in herhangibir yerinde olabilir.
Eğer ki bilmeden Lucky’yi satın aldıysanız ya da alan kişiyi tanıyorsanız ödenen ücreti ve masraflarını karşılamaya razıyız. Yeter ki bize geri dönsün. İrtibat için mail adresleri ve telefonlar aşağıdadır.
Ceren Altıntel Güler: 0505 420 42 64
Umut Güler: 0555 684 54 04
cerenaltintel@hotmail.com
ceren_guler@hotmail.com

Son Yorumlar