Köpek ve Kedi Terapisi

a

Bu sitede yazmama sebep olan sadece içimdeki hayvan sevgisi değil şüphesiz. Bir psikoterapist olarak hayvan sevgisinin sayısız yararlarını da sizlerle paylaşmak istiyorum.

Londra’da staj yaptığım bir hastanede Amerikalı bir meslektaşımın aceleci koşuşturmacası dikkatimi çekiyor. Bernard neden bu kadar acele ediyorsun? Bir yere mi yetişmen gerekiyor? Diye soruyorum. Bana verdiği cevap karşısında hem çok şaşırıyor hem de seviniyorum. Bayan Atkinson’a köpeğimi götürmem gerek. Bugün günlerden Salı diyor Bernard.

Hayrola bir yere gideceksin de köpeğini bakması için ona mı bırakacaksın diye sorduğumda; hayır diyor, kanser hastası olduğu için haftanın belli günlerinde bayan Atkinson köpeğim Dolly ile zaman geçiriyor. Amerika’nın birçok yerinde bu İngiltere’den daha yaygın. Yani kanser ve bağışıklık sistemini çökerten diğer birçok riskli hastağın tedavisinde, kediler ve köpekler ile ruhsal tedavi yapılıyor. Bernard Amerika’da bunun için özellikle kiralanan hayvanlar var diyor ve bu tedavinin önemini anlatıyor uzun uzun.

Henüz hastanede yeni staj yaptığım dönemler. Bu nedenle şaşırıyorum. Oysa ki zamanla kedi ve köpek terapisi diye bir kavram ile karşılaşıyorum. Hem üniversitedeki eğitim süresince hem de çalışma hayatım boyunca defalarca kez kedi ve köpek terapileri ile ilgili seminerlere katılıyorum ve birçok kişiye bu konuyla ilgili tavsiyelerde bulunuyorum.

Kedi ve köpeklerin tüylerinden yayılan enerji dalgaları sayesinde kişideki negatif enerji akımı farklı bir yöne transfer oluyor. Bu sayede de hasta olan kişi birçok endişeden, panik halinden kurtuluyor hatta kendini halsiz ve fiziksel olarak güçsüz hissetmiyor.

Biz psikoterapistler riskli hastalıklara (Kanser, HIV – AIDS gibi..) karşı yaşam mücadelesi veren birçok kişiye ruhsal anlamda kendilerini iyi hissetmeleri ve onların fiziksel olarak olumlu enerji akımından faydalanmaları için kedi ve köpek sahibi olmalarını öneriyoruz. Yalnızca onlara mı? Elbette ki hayır!

Depresyon eşiğinde olanlara, sevdikleri kişileri kaybedenlere, çocuk sahibi olamayanlara, ergenlik döneminde olup bunalım geçiren gençlere, yaşları küçük olup sorumluluk almakta zorlanan çocuklara ve daha birçok durumda kedi – köpek sahibi olmalarını öneriyoruz.

Aslında kedisiz ya da köpeksiz bir ev düşünemiyorum ama kedi – köpek sahibi olmadan önce dikkat etmeniz gereken en önemli nokta onların yaşam sürelerini göz ardı etmemek. Yani yaklaşık 10 ile 15 yıllık bir sorumluluk için yaşam şartlarınız uygunsa kedi – köpek sahibi olmanız için kanser ya da HIV virüsüne sahip olmanız gerekmiyor. Belki yaşama onların gözünden bakmayı ancak onlara yakın olarak başarabilirsiniz.

“Köpek ve Kedi Terapisi” için 0 Yorum yapılmış.


  1. Yorum Yapılmamış

Yorum yapın

Yorum yapmak için giriş yapmanız gerekiyor.