DUYURU: Lütfen yorumlarınızda iletişim bilgilerinizi vererek hayvan isteği yapmayınız. Sahiplendirme bölümündeki hayvanların sahiplendirilmesi ile Petshop Gerçeği sitesinin hiçbir bağı yoktur.

--------------------------------------------------------------------

Acaba Dora bizi affedecek mi? – Hürriyet 08.01.2010 Feyza Algan

Kaynak: http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=13413920
Güzin Abla-Feyza Algan
Hürriyet Gazetesi Tarih: 08.01.2010

Sevgili köpeğimiz Dora… İyi ve kötü günlerimizin can yoldaşı.
Küçücük bir ilgi, nasıl sevgi ve sadakat olarak fazlasıyla geri döner? “Köpek gibi sevmek” ne demektir?
Hepsini ve daha fazlasını ondan öğrendik.
Annesi ve 3 kardeşinin yanından onu aldığımızda 2 aylıktı. Elimizde, sevgimizle büyüttük.
2005 yılında, “Hayvan Hakları şenliği”nde köpek güzeli seçildi. Onun yanında küçük çocuk sevmek kolay değildi. Kıskanırdı… Büyük olduğu için ancak başını koyabildiği bir yastığı vardı. Eve gelen misafirlerin çocukları o yastığı elleyecek olsa çok kızardı. Başımı yastığa koyar gibi karnına koyardım da, hiç rahatsız olmazdı. Eşim, “Dora ne zaman kapıya gitse, az sonra sen zili çalıyorsun” derdi. Oysaki, biz, bir apartmanın 13. katında oturuyorduk. Ama o, belki kokumu alıyordu, belki hissediyordu. Ancak beni hep o karşılardı.
Araç ile uzun yolculukları sevmezdi. Bir defasında 60 km. gittikten sonra geri döndük. ıki kez, yaz tatilinde, onu köpek bakımevine bırakmak zorunda kaldık. Aldığımızda, bize küsmüş olurdu. Biraz da zayıflamış. Kendimizi affettirmek için sevdiği yiyeceklerden verir, oyunlar yapardık.
Ve nihayet, o temmuz ayı geldi. Büyük oğlum, “Siz tatile gidin. Ben Dora’ya bakarım. Siz döndükten sonra da ben tatile çıkarım” dedi. Öyle de yaptık. Tatilimiz boyunca Dora’ya benzeyen köpekleri görünce heyecanlandık, sevdik. Dora, çok sağlıklı bir köpekti. Bu nedenle, sağlığıyla ilgili bir endişemiz yoktu ama yine merak işte… Dönüşümüze iki gün kala, oğlum telefon etti, “Arkadaşlar tatile çıkıyor. Bana da çok ısrar ettiler. Dora’ya güzel bir yer bulup, ben de gideceğim” dedi. “Tamam” dedik. Çünkü, arada sadece iki gün vardı. ıki gün sonra Dora’ya kavuşacaktık.
Tatil bitti. şehrimize döndük. Eve uğramadan ilk iş olarak, büyük bir heyecanla Dora’yı almaya gittik. Bahçesi geniş, güzel görünümlü bir yerdi. Akşam saatleri olduğu için yetkili bir şahıs yoktu. Bizi, hayvanların bakıcısı karşıladı. Kısa bir sohbet faslından sonra da Dora’yı getirdi. O da ne? Dora, kir içerisindeydi. Burnu ve ağız kenarları kurumuş, göz kenarlarında koyu renkli akıntı vardı. Bizi şok edense, Dora sanki bizi tanımamıştı. Bakıcının elindeki sprey dikkatimi çekti. Belli ki, kötü kokuları gidermek istemişti. “Dora hasta, bu normal değil” dedik. “Stres yaptı, kısa sürede düzelir” dedi. İnandık…
Eve geldikten sonra durumun ciddiyetini kavradık. Ne yaptıysak Dora’yı neşelendiremedik. Hemen bakımevinin sorumlu veteriner hekimine telefon edip, durumu anlattık. O da, bakıcının söylediklerini tekrarladı. “Telaş etmeyin, rahat bırakın, düzelir” vs… Bu kez, bulunduğumuz yere en yakın veteriner hekime haber verdik. Çünkü, sürekli kontrolünü yapan klinik bulunduğumuz yere uzaktı. Veteriner hekim geldi. Dora’yı alıp, kliniğine götürdü. O gece, 02.00 ye kadar tedavisi ile uğraştı. Daha sonra veteriner hekim, “Yarın sabah kontrol için tekrar getirin” dedi. Dora’yı eve getirdik. Sabaha kadar başında bekledik.
Sabah olunca, tuvaleti için bahçeye indirdim, gezdirdim. Kısa bir süre gezebildi. Sonra, çimlerin üzerine yattı ve bir daha kalkmadı. Kucağıma aldım ve arabaya götürdüm. Arka koltuğa yatırdım. Hareketsizdi. Sadece bakıyordu.
Sürekli bakımını yapan veteriner hekime götürmeye karar verdim. Kliniğe ulaştığımızda hemen gereken müdahalede bulunuldu. Dora koma halindeydi ve çok az umut vardı… Beklemedeydik. Ve bütün uğraşılara rağmen, o gün akşama doğru Dora’yı kaybettik. Tarih; 20 Temmuz 2007.
Tatile çıkarken yazmaya başladığım Uzun Yollar Yolcusu adlı şiirimi o gün göz yaşlarıyla tamamladım.
Tedavisi ile ilgilenen klinik, isteğimiz doğrultusunda, otopsisini yaptırdı. Otopsi sonucunu alınca, Veteriner Hekimleri Odası ile Tarım ıl Müdürlüğü’ne şikayette bulunduk.
Soruşturma sonucunda Veteriner Hekimleri Odası, “Mesleki etik kurallar çerçevesinde özensiz davranışlarda bulunulduğu gerekçesiyle sorumlu veteriner hekimin yazılı ihtarla cezalandırılmasına” karar verdi. Tarım ıl Müdürlüğü ise yazısında, “Veteriner Hekimler Odası’nın kararıyla kusurlu bulunduğundan işletme hakkında yasal işlem uygulanmıştır” dedi. Söz konusu belgeler ışığında, yasal yola başvurduk. Mahkeme, yaklaşık 2 yıl sürdü. Bu sürecin sonunda ne oldu dersiniz? “Her iki davanın da reddine”… Tarih; 13.10.2009
İşte bu nedenle, Dora’ya olan borcumuzu ödeyebilmek amacıyla sürdürdüğümüz hukuk mücadelesine burada son veriyoruz. Hayvan hakları konusunda, ülke olarak istenen noktadan çok uzakta olduğumuz gerçeğini gördük, anladık. Dora bizi affeder mi, bilmiyoruz. Yaklaşık 5 yıllık dostluğumuzun bize yaşattığı manevi haz için O’na çok teşekkür ediyoruz… Rahat uyu sevgili DORA… Bizi affet..
***Rumuz: Ahmet Z.Y.

***Sevgili Ahmet Bey, can yoldaşınız Dora’nın ölümüyle ilgili öykü beni canevimden vurdu. Hikayenizi, beni inanılmaz etkilediği için, pek çok hayvansevere de örnek olabileceği düşüncesi ile köşeme alıyorum. Böyle sorumsuz hayvan misafirhaneleri, böyle sorumsuz veterinerler olmamalı; ama işin en acıklı tarafı mahkemelerimizin konu hayvan canı olduğunda bu gibi şikayetlere hâlâ pek fazla önem vermemeleri.
Sevgili Dora’ya (ve onun gibi canlılara) karşı biz insanlar olarak kendimizi affettirmek için elimizden geleni yapmamız gerektiğine inanıyorum. Sizi çok iyi anlıyor, acınızı gönülden paylaşıyorum.

Yorumlar

e6KCAg cvwdbtehvwko, [url=http://oabegvteogcm.com/]oabegvteogcm[/url], [link=http://fnaxksupuuia.com/]fnaxksupuuia[/link], http://abacrgwundgx.com/

Yorum yapın

(gerekli)

(gerekli)