--------------------------------------------------------------------
Bu bayram onlar için ne yaptık? – Duygu Aksu
Bu bayram onlar için ne yaptık?
Kurban Bayramı her sene yaşanan klasik tablolara sahne oluyor. Bundan sonraki yıllarda da daha çok göreceğiz belki. Kaçan danalar, koyunlar, kuzular … Onların da bir can olduğunu düşünmeden davrananlarımız oldu mu? Oldu!
Vatandaşın biri almış bir dana, bayramda kesecek. Koymuş kamyonetinin arkasına. Araç hareket ettikçe hayvan zaten savruluyor. Bizim vatandaş da elinde bir sopa. O hareket edip sallandıkça elindeki sopayla hayvana vuruyor da vuruyor. Şimdi bu canilik değildir ne denir! Merak ediyorum…
Bir başkası almış kurbanlığı haydi efendim bağla aracın arkasına. Sürükle de sürükle… Hayvanın da canı var. Bir de trafikte ayrı bir tehlikesin o da başka mesele… Hayvan kaçarsa düş yollara kovala… Bulup yakalayınca da vur yine sopayı. Peki bu canilik değil mi?!
Hayvanları kurbanlık mantığıyla alıp bin bir insanlık dışı yöntemle kesmeye kalkışanların olduğu konusuna ise burada hiç girmiyorum!
Onların yaşam hakkı olduğunu, bir can taşıdığını bazen unutuyoruz. Bir kısmı onların CANLI olduğunu unutup bir et parçası olarak muamele ediyor. Adam sopayla danaya değil de ete vuruyorum mantığına sahip…
Bayram öncesinde iki kedinin canlı canlı doğranıp iç organlarının çıkarıldığı ve bu korkunç manzara içinde gülümseyerek poz veren bir gencin fotoğraflarını gördük. Peki bu vahşet değil de ne!
Barınaklarda hayvanlar bayram diye aç mı kaldılar? Onlara kimler yemek götürdü? Gönüllüsü olmayan barınaklarda neler oldu? Kaç kişi bunları düşünebiliyor, aklına getirebiliyor?
Site olarak pet shoplarda yaşanan durumları sürekli ortaya koyuyoruz. Dilekçeli ve resmi belgeli şikayetlere yer veriyoruz. Oralarda karşılaşılan içler acısı durumlar da var. Bazı pet shop sahipleri var ki bayram diye mağazaya uğramıyor bile… Günde bir avuç mama koyduğu sonra tüm gün aç bıraktığı hayvanlar bayramda ne oluyor, onu dahi yiyemiyor. Bu bayram sürüp giderken biz bunları düşünüyor muyuz? Onların çilesi sadece bayramda değil her zaman devam edebiliyor. Biz kafesten kurtaralım diye birini alıyoruz. Yenisi geliyor. Pet shop sahipleriyle kavga etmek sonuç vermez. Kaçımızın aklına geliyor dilekçe yazmak? Vatandaşlık hakkı olduğunu bilmesine rağmen dilekçe yazmaya korkanlara ne demeli? Herkes mahallesinde olan düzeni, canlıya olan saygıyı korusa, her gördüğü usulsüzlüğü yetkililere bildirip bu durumlar çözüme kavuşsa her şey daha iyi olmayacak mı? Vurdumduymaz bir kitleye de sahibiz ne yazık ki. Durumu normalleştirenler de var.
“İnsana neler olmuyor ki hayvanların da başına gelmiş” deyip geçenler…
Önce kendimizden başlamalıyız dünyamızı değiştirmeye. Can bağışlamanın, bir can doyurmanın, bir canlıyı düşünüp ona yardım etmenin, kalıcı çözümler üretmenin birçok anlamı olabilir. Siz yardım elini uzattığınızda o canlar için de bunun büyük bir anlamı olmuş olacak, emin olabilirsiniz…












Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Yorum yapın