'Yazarlar' kategorisi için arşiv

Dikkat Alışveriş sitesinden mal alıyorsunuz.

Siteleri geziyorum. Bir sürü Petshop sitesi mevcut internette. Mal gibi alınıp satılan hayvanlarla dolu etrafımız. Ama bugün gördüğüm site kendini aşmış.Çünkü sanki herzaman alışveriş yaptığınız sanal mağazalardaki gibi yazmış golden yavruswunu satılığa çıkarırken Lütfen dikkatli okuyun ÜRÜN ÖZELLİKLERİNİ

2 Aylık Golden Retriver
Ürün Kodu : PRP123
Üretici Firma : DİĞER
Ürün Fiyatı : 850 YTL
Bu Üründen Stoklarımızda 2 tane var.

Bu ürün 3 kere sipariş edilmiştir.

« Alışverişe Devam »

Ürün Özellikleri : 2 aylık golden retriever

Hayvanlar çöp değildir! Tuzla’daki Hayvan Mezarlığı’nı İstanbul Büyükşehir Belediyesi Niçin Gömü Yerine Dönüştürdü?

http://www.sabah.com.tr/2005/01/11/cp/gnc115-20050108-101.html

Hayvanlarla ilgili medeniyet sembollerimizden biriydi Tuzla’daki hayvan mezarlığı. Küçük mezarlar, mezar taşlarına dost canlara hitaben yazılmış yazılar, bırakılmış resimler, vedalar, mezarların üzerlerine bırakılmış oyuncaklar…

Oysa İstanbul Büyükşehir Belediyesi girmeye çalıştığımız AB’nin ülkelerinde olan bu medeniyeti gereksiz görmüş olmalı ki bu mezarlığı bir gömü yerine dönüştürdü, adını da Tuzla Hayvan Mezarlığı’ndan, ‘Hayvan Gömü Yeri’ne çevirdi. Bu ne demektir; yani artık mezar yapılması yasak, taş bile dikemiyorsunuz, ziyaret edebileceğiniz belli bir adres olamıyor, ve mevcut mezarların da yıkılması isteniyor.

Niçin? Böylesi bir kararın gerekçesi ne olabilir?

Hayvanlar çöp değildir! Hayvan sahiplerinin yıllarca ve binbir emekle bağlanarak yaşam paylaştıkları bu canları huzur içerisinde bırakabilecekleri zaten mevcut olan, ve İstanbul’da tek olan bu yer niçin kapatılıyor-değiştiriliyor, aileler niçin can dostlarına bir çöp muamelesi yapmaya zorlanıyorlar?

Aşağıdaki zihniyet devam ettikçe medeniyete atılan her adımda bu tür tepkilerle karşılaşılacak…Ve atılan her ileri adım geri alınacak…

http://www.imamhatip.com/kamusalalan/allah-taksiratlarini-affetsin-t4287.0.html

http://www.mollacami.com/konu/4426/ne-gunlere-kaldik-insanlarimiz-kedi-kopek.html

Hayvan satmayan pet shopları duyurmaya devam ediyoruz.

Pet shop Evcil Hayvan ve Ürünleri

Merkez: Gazi Muhtar Paşa Sokak

Hilmi Bey Apt. No: 54/2 Feneryolu

Kadıköy/ İstanbul

Tel: 0216 347 5767

Şube: Bağdat caddesi Zümrüt Apt. No:148 Kadıköy/İstanbul

Tel: 0216 349 10 29

Hayvan satmayan bu pet shopa teşekkür ederiz.

Başsağlığı

Merhum Mehmet Zeki Coşkun’a Allahtan rahmet; Bekir Coşkun’a, ailesine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz. Tüm Cumhuriyet çocuklarının, Atatürkçülerin, iyi insanların, memleketini sevenlerin, hayvan ve doğa dostlarının başı sağolsun. Biz de Bekir Coşkun okurları olarak bir aile olduğumuzu düşünüyoruz, kendisinin ve ailesinin acısını paylaşıyoruz, hepimizin başı sağolsun…

Pet shop Gerçeği Ekibi

Yazı 14 Mayıs Çarşamba, 2008, www.hurriyet.com.tr den alınmıştır.

Bekir Coşkun’un acı günü

Yazarlarımızdan Bekir Coşkun’un 88 yaşındaki babası Mehmet Zeki Coşkun, dün gece akciğer rahatsızlığından hayatını kaybetti.
HÜRRİYET yazarı Bekir Coşkun’un babası, eski nahiye müdürlerinden Mehmet Zeki Coşkun, bu sabaha karşı Şanlıurfa’da vefat etti. 88 yaşındaki Zeki Coşkun’un cenazesi, bugün Şanlıurfa’nın Tülmen köyünde ikindi namazından sonra toprağa verilecek.

En korktuğu okuyucu “Yazı hayatındaki gerçek hocam” dediği babasıyla gurur duyan Bekir Coşkun, ortaokulda Victor Hugo’nun Sefiller kitabını okutmasını heyecanla anlatırdı. Son zamanlarına kadar her gün oğlunun yazılarını okuyan Zeki Coşkun, bir hata gördüğünde hemen oğlunu arardı. Bu nedenle Zeki Coşkun, yazı hayatı boyunca Bekir Coşkun’un, “En korktuğu okuyucusu” oldu.

Urfa tarihi ondan sorulurdu Baba Coşkun’un, sevda ve Urfa üzerine yüzlerce şiiri bulunuyor. Baba Coşkun’un bu şiirleri kitap haline getirilecek. Zeki Coşkun, Urfa tarihi ile ilgili bilgi birikimi nedeniyle belgesel hazırlayanların en çok başvurduğu danışmanlardan da biriydi.
Bekir Coşkun, baba sevgisini ve onunla nasıl gurur duyduğunu yazılarında anlatırdı. Coşkun, 18 Haziran 2000′de Babalar Günü’nde şunları yazmıştı:

Babam…
MAHKEME koridorlarındaki banklarda süklüm püklüm beklerken, mübaşir gözümün içine baka baka, sanki sağır ve çok uzaktaymışım gibi avazı çıktığı kadar bağırır:
“Mehmet Zeki oğlu, Bekir Coşkun…”
Her seferinde babamın adını duyarım.
Mehmet Zeki oğlu…
Ben de inadına mübaşirin asla duymayacağı biçimde mırıldanırım:
“Burdayım…”
Ben Mehmet Zeki oğlu…
İyilerin-kötülerin ayırt edildiği o yüce mahkemelerin önünde, insanların babalarının adı ile anılmaları, sanki iyiyi ve kötüyü yetiştirenlerin manevi tutanaklara geçirilmesi gibi bir şey.
*
Beni babam yetiştirdi.
O güzel Urfa’nın lahit taşlı sokaklarında, kolumda kocaman bir sarı alışveriş sepeti babamın arkasında yürürken, o karşılaştığı Urfa beyefendilerini fötr şapkasını üç parmağı ile hafif çıkartıp, yeniden yerine koyarak selamlardı.
Sonra küçük küçük yaşam öyküleri dinlerdim.
Her birisi bir ayaküstü dersti aslında.
Şimdi dahi zaman zaman başım derde girdiğinde, koluma sarı sepeti takar, lahit taşlı bir sokaktan aşağı doğru babamın peşinden koştururken, sorarım babama:
“Ne yapmalıyım baba?..”
Babam, lokma alacakmış gibi üç parmağını birleştirip, bir başka Urfa beyefendisini selamlamak için fötr şapkasının ucuna görürürken, ağır ağır yanıtlar:
“Saygıdeğer bir insan… Çünkü…”
*
Sağol baba…
Uzaktayım, seni özledim.
Ellerini öptükten sonra her boynuna sarılışımda, o güzel kokunu sana fark ettirmeden içime çektiğimi… Ve sarı sepetimle peşinden asla eksik olmadığımı bilir misin?..
Bugün Babalar Günü…
Bütün çocuklar babalarına koşacaklar. Kimisi mübarek ellere sarılarak, kimisi bir demet çiçeği sessizce götürüp bırakarak. Ama tümü için değişmeyen, bir babanın izlerini sürmektir.
Yaşları kaç olursa olsun.
Ben ise her başım sıkıştığında, taşlı sokaktan aşağı doğru hep peşinden koşuşturacağım.
Kolumda sarı sepetim…

Pet shop Gerçeği Ekibinin notu: Aşağıdaki bağlantıda Mehmet Zeki Coşkun ile yapılan bir röportajı okuyabilirsiniz, ve gençlere verdiği dürüst olun öğüdü ile, hayata bakışı ile, Bekir Coşkun’un babalar günü yazısında olduğu gibi bir babanın bir çocuğun hayatında rol model olarak ne denli önemli olduğunu görülüyor, teşekkür ederiz Mehmet Zeki Coşkun. Türkiye Cumhuriyeti ve Cumhuriyet çocukları bu babayla ve oğluyla gurur duyuyor.

http://www.hizmetgazetesi.net/modules.php?name=News&file=article&sid=7609

Hayvan Dostu Gazeteci-Şair Özcan Kandemir ile yeni şiir kitabı ve hayvan sevgisi üzerine

Özcan Kandemir, 1967 yılında gazeteciliğe başladı. Son Posta, Hayat, Ses Mecmuaları ve Hürriyet Gazetesinde çalıştı, bir süre ABC Gazetesini Genel Yayın Yönetmenliğini yürüttü. 1984 yılında Gelişim Yayınlarına geçerek, Kadınca Dergisinde çalıştı, daha sonra aynı kuruluşun Bella ve First Dergilerinin Genel Yayın Yönetmenliğini üstlendi. Gelişim Yayınlarının kapanmasıyla emekliye ayrılan Kandemir’in yayınlanmış iki şiir kitabı daha bulunmaktadır.

Pet shop Gerçeği ekibinin Özcan Kandemir ile yaptığı röportajı aşağıda okuyabilirsiniz.

Sayın Kandemir, yeni şiir kitabınızdan biraz bahseder misiniz? Ne kadar sürelik bir çalışma sonucu ortaya çıktı? Daha önceki kitaplarınızdaki şiirlere de tekrar yer verdiniz mi, yoksa tamamen yepyeni şiirlerden mi oluşuyor?Deneyimli bir gazetecisiniz, şiir hayatınız ne zaman ve nasıl başladı?


Şiir yazmak kolay sanılır. ( nedeni de hemen herkesin bir şair dönemi olmasındandır) oysa şiir edebiyatın en zor dalıdır. ‘bugün de bir şiir yazayım’ diye masanın başına geçip yazamazsınız.Ancak şiir sizi masaya götürür.) ben çok fazla yazamam. Ama bir günde iki üç şiir yazdığım olur veya aylarca bir dörtlük çıkmaz. Şiir yazmamı 14-15 yaşında iken bir duvarın üzerinde kapağı yırtılmış adı bile okunmayan bir şiir kitabı bulup, bunu okuyup etkilenmemle başladı. Bu üçüncü kitabım.13 yıl ara verdikten sonra çıktı. Geç çıkışının bir nedeni de yayın evlerinin şiire pek sıcak bakmamalarından kaynaklanıyor. Bu kitaptaki şiirlerin çoğu yeni yayınlanıyor. Eski kitaplardan çok sevilen “büyüme çocuk” gibi birkaç şiir aldım.

Şiirlerinizde işlediğiniz konular yaşama dair ve ağırlıklı olarak sevgi üzerine, yalın bir diliniz var, şiirlerinizde Garip akımının felsefesi hissediliyor, sizi etkileyen şairler kimlerdir?

Şiir sevgi demektir. Daha doğrusu duyguların taşma noktasıdır. O zaman kağıtlara dökersiniz. Bir anlamda içinizi temizler şiir. Nazım Hikmet’i, Orhan Veli’yi ve Özdemir Asaf’ı çok severim.

Yeni bir kitap projeniz var mı?

Yeni projelerim var. Bir öykü kitabı uygun bir yayınevi bulursam hazır hemen çıkabilir.

Bir de yaptığım ilginç söyleşiler var. Onların içinden seçip bir bölümünü yayınlamak istiyorum.

Sizce çocuklara hayvan sevgisi nasıl aşılanmalı?

Aileler çocukların hayvan sevgisini engellememeli, onların havanlara iyi davranmaları için eğitmeli., mümkünsü onların istedikleri hayvanları almalı ve onlara sorumluluk duygusu vermeli ki, aldıkları hayvanı sahiplensinler.

Pet shoplarda hayvan satılması hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?

Pet shoplara dünyanın her yerinden çok güzel hayvanlar geliyor ama, sanırım sağlık kontrolü yeterince yapılmadığı için bir çoğu hastalıklı çıkıyor. Birde çok pahalı.Bunların yerine barınaklardan almak daha doğru.Hiç değilse bir hayvana bir yuva bulunmuş olur

Türkiye’de hayvan haklarının durumu konusundaki düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?

Türkiye’de insan hakları bile rayına oturmamışken hayvan haklarının korunduğunu nasıl söyleyebiliriz. Hayvanları korumak yerine, onlara yok etmek daha kolay geliyor. Bu ise benim için en korkunç yöntem.

Hayvan barınakları artmalı, bunlar denetlemeli, belediyeler buralara mali yardımı artırmalı. Hayvanlara yaşanılır ve hijyenik bir ortam sağlanmalı. Bu konularla ilgili yerlere hayvan seven herkes yardım etmeli.

Hayvanların bir küçük bebekten hiçbir farkları yok. Onlar da isteklerini anlatamazlar, para kazanamaz, nerelerinin ağrıdığını söyleyemezler, ve sadece gözlerini dikip sizden yardım isterler..Lütfen oların bu isteklerine cevap verelim…


Bize vakit ayırdığınız için ve hayvan sevgisi konusundaki duyarlılığınız için teşekkür ederiz
.

ÇOCUKLAR ve HAYVAN SEVGİSİ-ÖZCAN KANDEMİR

Sevgi tanrının insana sunduğu en büyük armağandır bence.

Sevmeyi bilmeyen yaşamayı bilemez, yaşamayı bilmeyen yaşamdan tat almaz, Sevmeyi bilmeyen merhameti bilmez…

Sevmeyi bilmeyen bencildir. Çünkü kendinden ve kendi isteklerinden başka hiç bir şeyi önemsemez.

Bu saydıklarımdan yoksun olanların mutlu olmalarını nasıl bekleyebiliriz?

Bu nedenlerle sevgiyi bilmeyen insanlar kendileri de, zaman zaman kendilerine, paraları, pulları, evleri, arabaları olduğu halde neden mutsuz olduklarını kendilerine sorup dururlar…

Aslında cevabı basittir. Sevginin olmadığı yerden mutluluk kaçar.

Sevmeyi öğrenmek bebeklikten başlayıp, çocukluk ve gençlik çağlarında gelişerek mutlu bir yaşlılığa giden yolu açar.

Çocuklarımıza önce kendilerini, sonra ailelerini, evlerini, arkadaşlarını, çiçeği, ağacı, kediyi, köpeği, kuşu sevdirmeliyiz.

Bunları sevdirmeliyiz ki, sevdiklerine zarar vermesinler.

Acımasız, hoyrat, haşin ve bencil olmasınlar.

Sadece kendilerini değil, sevdikleri her şeyi korumaya kollamaya çalışsınlar.

İnsan sevdiğine kıyamaz.

Bu ister kişi olsun, ister hayvan, ister bitki.

Bunun tam aksini görüyoruz kimi ailelerde.

Hayvanlara yaklaştıkları için çocuklar azar işitiyor,

Eve hayvan isteyen çocukların bu istekleri geri çevriliyor veya unutturulmak için çareler aranıyor. Veya “ dersini çalış sana kedi alacağız” veya “sınıfını geç köpek alacağız” diye çocuklar avutuyor.

Yollarda hayvanlarının peşinden sevgiyle koşan çocukları anneler ” sakın

dokunma gebertirim!..” diyerek tehdit ediyor.

Bırakın sevsin çocuklarınız.

Eviniz müsaitse ve çocuğunuz çok istiyorsa istediği hayvanı alın.

Emin olun çocuğunuz hırçınsa sakinleşecek, bencilse paylaşmayı öğrenecek, acımasızsa merhamet damarları harekete geçecek, sorumsuzca sorumluluk duygusu gelişecektir.

Toplumda giderek artan şiddetin kökünde yatan şey sevgisizliktir.

Bırakın çocuklarınız sevmeyi öğrensin….

İnsanı sevsin, hayvanı sevsin, doğayı sevsin.

Sevmekten zarar gelmez, sevgi insanı yumuşatır, sakinleştirir, güzelleştirir…

Zararlı olan sevgisizliktir. Her kötülüğün, her şiddetin ve her acımasızlığın

altında yatan şey sevgisizliktir.

Şimdi bir düşünün bakalım!…

Çocuklarına hayvanları sevmeyi yasaklayanlardan mısınız?

Yoksa onlara bu sevgiyi aşılayan ve evinde hayvan besleyen ailelerden misiniz?

Sİzlere konuya çok uygun düşen küçük bir şiir

MADEM Kİ

Madem ki,

İyi olmak istiyorsun

Ne duruyorsun

Sevsene…

Sevginin olduğu yerde

Kötülüklerin işi ne!..

Sevgi dolu günler dileğiyle.

Özcan Kandemir

o.kandemir@superonline.com