--------------------------------------------------------------------
Gözlem – Duygu Aksu
İnsanlık nerede!
İnsanlığını unutanların zulmüne şahit olmaya ne yazık ki devam ediyoruz. Zavallı bir köpeği 8. kata çıkarıp pencereden aşağı atanlar, acaba insanlıklarını mı unuttular? Barınakları ölüm kampı haline getiren ve bundan rahatsızlık duymayanlar üstlerine düşeni yaptıklarına mı inanıyorlar? Olaylar medyaya yansımadan önce sorumluluk duygusu nerelerdeydi?
Savunmasız olanların üzerinde güç gösterisi yapmak gurur verici bir davranış olarak kabul ediliyorsa hayvanlara acı çektirenler kendileriyle ve yaptıklarıyla gurur durmaya devam edebilirler! Ancak onların da bir ‘can’ olduğunu bilenler bu olanlardan her zaman utanç duyacaklar!
Kayıtsız kalmak!
Yanlışa, haksızlığa sessiz kalmak, tepki vermemek artık insanlara o kadar sıradan geliyor ki… Olanlara kayıtsız kalmayanlara kesinlikle teşekkür etmek gerekiyor. “Bu köpeğin sahibi benim” diyene, o cana zulmetme veya onu öldürme hakkı verilmiyor. Ağzı var dili yok diyebileceğimiz bu hayvanlardan kim ne istiyor?
Vicdan olgusu ?!
Canlılara zulmeden ve insan diye telaffuz etmek istemediğim kişilerin vicdan muhasebesi yapmadığı son derece açık. Duygularını yitirmişliğin son evresini de aşmış durumdalar belli ki. Vicdansız olmalarını geçtik ama hayvanlarla alıp veremedikleri ne var ki böyle bir vahşet sergileyebiliyorlar, daha doğrusu kendilerinde bu hakkı neye dayanarak buluyorlar? Bunları anlamlandırmak hiçbir zaman mümkün olmayacak.
Gerçekler biliniyor
Bugün bu konuda hala çözülmeyi bekleyen birçok sorun varken insanoğlu olarak her geçen gün zincire yeni bir sorun eklemeyi de ihmal etmiyoruz. Varmak istediğim nokta şu; belki bazılarımız onlara çok iyi bakıyor, onlarla ilgileniyor ama açtığımız alışveriş merkezlerinin güneş dahi görmeyecek zemin katlarında bile yeni petshoplar açarak onları buralara hapsetmekten geri kalmıyoruz. Bazılarına ise, bakamayacağını bilmemize rağmen ticaret yapmak uğruna onları satıyoruz. Barınaktaki hayvanlara sıcak birer yuva bulmak yerine maddiyatı düşünüyor, sırf çıkarlarımız uğruna bavullara tıkıp onlara mal gözüyle bakıyor bir eşya gibi taşıyoruz. Yaşam haklarına saygı duymuyor, güçsüz diye canını çıkarmak istiyoruz ki ormanlara dahi terk etsek rahat vermiyoruz…
Sonu ne zaman gelecek?
Söz konusu sorunsalın içerisinden tam olarak ne zaman ve nasıl bir çabayla çıkılması gerektiği bilinmez bir halde belki de… Ama çözüm için öncelikli olarak güncel olayların da yanıt bulabileceği hukuksal bir altyapı şart gözüküyor. En önemli yol da bu altyapıya işlevsellik kazandırmaktan geçiyor. Ayrıca, eziyete, işkenceye, vahşete, haksızlığa destek verenlerin, sessiz kalanların da bunu yapanlar kadar suçlu olduklarını bilmeleri gerekiyor.
Ne kadar acı ki bazıları için yaşadığımız dünya hala ‘güçlünün her türlü vahşeti sergilemekte serbest olduğu bir düzen’ olarak algılanmaya devam ediyor…!
Duygu AKSU











guzel arkadasımız Duygu cok dogru yazmıs.Petshoplarda kopek satısına ve yurt dısından kopek ıthalıne son verılmelı.