--------------------------------------------------------------------
Hayvanların Ahlaksal Statüsü Nedir? – Duygu Aksu
Hayvanların Ahlaksal Statüsü Nedir?
Tarihte çok derin bir inceleme yapılmasını gerektirecek konulardan biri tüm canlıları önemseyenler için, kuşkusuz hayvanların ahlaksal statüsünün ne olduğu konusudur. Peki bu statü neye göre şekillenir? Günümüzde nasıl bir hal almıştır?
Geçmişten bugüne halen etkisini sürdüren, toplumların gelenekselliği ve bu geleneksel yapıdan doğan özelliklerin bütünü söz konusu statünün temelini şekillendirmektedir. Bazı toplumlar inançlarına göre hayvanlara bakış açılarını olumlu veya olumsuz yönlerde biçimlendirme, anlamlar bulma yoluna gitmişlerdir. Burada ahlaksal statü kavramı kullanılırken ise öncelikli olarak üzerinde durulacak unsurlar sevgi, saygı ve değer verme bağlamında işlenecektir.
Öncelikle şunu düşünmek gerekir ki sizin ülkenizde hayvanlarla ilgili olarak başınıza talihsiz bir olay geldiğinde ve şikayette bulunduğunuzda ciddiye alınma nedeniniz sizin malınıza zarar verildiği düşüncesinin hakim olması mıdır? Eğer bu durum söz konusu ise zaten hayvanların ahlaksal statüsünün yok sayıldığı, korunmadığı bir toplumdan bahsediyoruz demektir. Geçmişte bu bakımdan biraz daha geri olduğunu ifade edebileceğimiz ve bugünkünden farklı bir bakış açısına sahip olduğunu söyleyebileceğimiz Batı, şu an yaklaşımını olumlu yönde değiştirmiş ve belli alanlarda daha önde olması söz konusu olmuştur. Yanlış fikirler ve yaklaşımlar gerek Doğu gerek Batı da mevcut olmasına rağmen gelişmiş ülkelerde hayvanların ahlaksal statüsünün daha kolay kabul gördüğü düşüncesi artık iyi bir şekilde özümsenmiştir.
Gelişmişlik ya da gelenekselliğin veya inancın size getirdiği bu konu hakkındaki yaklaşımların dışında herkesin bilmesi gerekir ki hayvanları taciz etmek, öldürmek, bunu yapan kişileri, aynılarını insanlara yapabileceği konusunda daha olası bir kişi haline getirir. Yani ruh sağlığının yerinde olduğundan bahsedemeyeceğimiz kişilerin bunları yapması insanlar içinde olumsuzluk teşkil edecektir. Çünkü makul insanlar bilirler ki sergilenen bu tür davranışlar yanlışın da ötesinde kişilerin kendine olan saygısını dahi çürütebilecek bir boyuttadır.
Hayvanların ne türden varlıklar olduğuna ilişkin tartışmalar bugün halen var olsa da bu durum, hayvan hakları ve etikle bağlantılı olarak konuşulması gereken kapsamlı bir konudur. Açıkçası olumlu yönde alternatif perspektifler yaratarak hayvanların ahlaksal statüsünü anlamlandırmak bilinçli bireyler için çok da zor olmasa gerek diye düşünmekteyim. Sadece elini taşın altına koyabilecekler çok az ve o nedenle de gerekli özen herkes tarafından gösterilmiyor.
Bahsi geçen canlılar belli bir yere kadar akıl yürütebilmekte ve içgüdüye sahip olarak davranabilme özelliğine sahiptir. Tıpkı insanlar gibi duyguları vardır ve acıyı, sevinci bilirler. Bunlar da, hayvanların birer ahlaksal statüye sahip olduğunu gösteren en büyük delillerdendir. Belki bir köpeği, başka bir hayvanla karşılaştırdığımızda mantıksal açıdan bu canlıyı daha zeki olarak nitelendireceğiz. Hatta konuya insanları da kattığımızda insanların ahlaksal statüsünün öncelikli olduğunu dile getireceğiz. Ancak hayvanların kendi içinde farklı oranlarda bir ahlaksal statü taşıdığına da inansak, insanların-toplumun daha öncelikli olduğunu da düşünsek bu onların var olan statülerinin yok olduğu,olacağı anlamına gelmeyecektir. Saygının anlamını bilenler ne demek istediğimi çok iyi anlıyorlardır ki; ahlaksal olarak duyarlılığı olan bu canlılar bizim yaşamımızın içinde ilgi gösterilmesi gereken, sevgi bekleyen, saygı görmesi söz konusu olan varlıklardır.
İnsanların birbirine bağlı olduğundan daha fazla sahiplerine bağımlı ve sadık olan canlılara yaşatılanlar ve bu ahlaksal statüyü toplum içinde yok sayanlar olduğu taktirde ise sivil toplum kuruluşlarına düşen görev ve bu konudaki çalışmalara olan desteğin artması bireylerin sosyal sorumluluğu açısından da adeta bir gereklilik, zorunluluk haline dönüşmektedir.
Hayvana verilen değer, onun kendi canı için, kendi iyiliği için, bir mal değeri ile örtüşür şekilde düşünülmeden verilecek bir değer olmalıdır. Öncelikle, toplumun içinde var olduklarını görebilmek yeterlidir aslında. Bakmakla görmek, görmekle algılamak arasındaki farktan doğan uçurumdan bu canlılar da kötü insanoğlu nedeniyle etkilenmektedir ne yazık ki…
Duygu Aksu












Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Yorum yapın