
Bu pet shop da yine İstanbul İl Tarım Müdürlüğü’nün yürüyüş mesafesiyle 10 dakika uzağında bir yer olmasına rağmen yine göstermelik ve yetersiz denetlemelerle faaliyetine devam ediyor, hayvanların canlarıyla oynayarak, kanlı para kazanarak…
İroni devam ediyor, uzmantv.com sitesinde bu pet shopun sahibi Mustafa Çakıcı veterinerlik eğitimi alanları hiçe sayarak kafadan uydurduğu ‘evcil hayvan uzmanı’ sıfatı ile hayvan sağlığı konusunda ahkam kesiyor (haber burada), bana getirseydiniz iyileştirirdim veterinerler bilmiyor bu işi diyen bu cahil tüccar İstanbul Tarım İl Müdürü’nün burnunun dibinde canların hayatları üzerinden para kazanıyor…
Resmi görülen 1 aylık can 2006′da ölmüştür, Tuzla Hayvan Mezarlığı’nda (şimdiki gömü yeri) yatmaktadır, ve Bağdat Evcil Hayvan Mağazası(eski adı ile Bağdat Hayvanat Mağazası)-Bağdat caddesi Göztepe İstanbul- kurbanlarındandır.
Sitemizdeki ilk mağdur, ilk kurban Pacino’nun anısına…
Seni unutmadık…

Pacino 1 aylık vücuduyla gençlik hastalığına karşı mücadele verirken, bir de üzerine satılabilmek amacıyla aşı da yemişken, ölmeden kısa süre önce…
Site moderatörlerinden Burcu Sevim’in kişisel notu: Yüzündeki acı küçücük fotoğraftan bile görülebilen bu can üzerinden kazanılan kanlı para başka canlar üzerinden kazanılmaya devam etse de bu para ile yapılan her şeyin üzerinde, 2006′da benim çektiğim bu fotoğraftaki oğlum Pacino’nun acısının ve tüm mağdur ailelerin acılarının izi olduğu ve hep olacağı unutulmasın. Bu işi yapanlar üzerinde ilahi adalete güvenmenin yanısıra, hukuk sisteminin de yaptırım gücünün olacağı günlerin gelmesini diliyorum. Bu site bu amaçla kurulmuştur. Hayvanlara yönelik suçlar, kabahatler kanunu kapsamında olduğu sürece bu tip yerler etkisiz ve yetersiz denetimlerle canlarla oynamaya ve para kazanmaya devam edeceklerdir.
Bilgi: Bundan sonra sitemize gönderdiğiniz belgeli ve resmi şikayetlerin mağdurlarını ve kurbanlarını düzenli aralıklarla anmaya, onları unutturmamak adına devam edeceğiz.
Pet shop Gerçeği Ekibi








bende bir bağdat caddeli olarak o bahsi geçen pet shopu ve sahibini biliyorum.benimde 4 adet evimde baktığım dostum var.va o pet shopta 1 kere traş yaptırma gafletinde bulundum.ordaki kasap berber canım yavrumun yanağını kesti hemde göz göre göre ve sonrada güldü o sırada aynısını bende ona yapabilirdim.aldım hemen veterinere götürdüm ve öğrendiğime göre bu onların ilk yapışı değilmiş geçen senede zavallı bir köpek orada traş olurken korktığu için bu kasap berber ona vurmuş ve hayvan iç kanama geçirip ölmüş…duyunca şok oldum ve kesinlikle birdaha kapısının önünden bile geçmedim.bu tip yerleri şikayet edip kapattırmak lazım.hayvan sevgisinin bu kadar basit insanların elinde olmaması lazım.sizinde yavrunuz için çok üzüldüm başınız sağolsun.allaha havale edin hakedenler cezalarını mutlaka bulacaktır.
Ayni derten bende muzdaribim
Bende 12 mayis bir golden yavrusu aldim bahsedilen dukkandan
aldigim gunden 2 gun once parvo karma asisi vurulmustu
hayvancagiz 3. gun kanli ishal oldu ki kanli ishal ben almadan hatta mikrobu almadn once girmis yavrunun vucuduna…..
Tum cabalarimiza ragmen o kadar aciya ragmen yavrucagiz oldu….
Lutfen Pet shoplardan hayvan almayin lutfen
‘lütfen canlıhayvan satın almayın ‘ diye buraya yazmama gerek yokki. bu siteye girip bu yazıları okuyanların bu tür uyarı notlarına ihtiyacı olamaz. bakın ; sizi tutup demir kafeslere koyuyorlar ve sonra havasız saçma span bir dükkana götürüp orada bekletmeye başlıyorlar. birileri gelip size bakıp elini kolunu uzatıp rahatsız edici , aptalca , şımarıkça sesler çıkarıyorlar ( anladığınız kadarıyla ” ayyyyy çooook ŞEkeeeer - ayy YEerimm ben seniii gibi) sonra gidiyorlar. Bu böyle sürüp gidebiliyor, bu arada siz en fazla 80 santimetrekarelik ( bakanlık şartnamesinde geçen kafes çapı -tek köpek için - lakin hangi mağaza bu kuralı uyguluyor??) bir kafeste , hareketsizlikten tüm eklemlerinize ağrılar saplanarak , beklemeye devam ediyorsunuz ve beklerken anlıyorsunuz ki o salak sesleri çıkaranlardan biri tarafından alınıp götürüleceksiniz günün birinde , çünkü görüyorsunuz ki diğer kader arkadaşlarınızın başına gelen bu.Vee bir gün kafesinizde huzursuz bir şekilde yatarken ”annee buu annneeee bunu alalım” sesiyle irkiliyorsunuz. daha ne olduğunu anlamadan kafesten çıkarılıp küçük bir çocuğun kucağına atılıyorsunuz. kafeste olmaktan daha iyi olduğunu düşünüyorsunuz. sizi evlerine götürüyorlar seviyor besliyorlar o küçük insan biraz canınızı yaksa tüylerinizi kuyruğunuzu çeksede hareket edebiliyor olmanızdan dolayı mutlusunuz. koşabiliyorsunuz ve bu muhteşem bir şey.bir kaç ay geçti ve büyüdünüz o küçük insan size eskisi kadar ilgi göstermiyor , büyük boy insanlar hevesi geçtiği kanısındalar. vee bir gün büyük insanlardan biri tarafından evden çıkarılıyorsunuz. arabaya bindirilip bir yere götürülüyorsunuz. sonra arabadan çıkarılıyorsunuz gezmeye geldiğinizi düşünüyorsunuz ve bakıyorsunuz ki büyük insan arabaya binip gidiyor. bir süre arabanın arkasından koşuyorsunuz ama yetişemiyorsunuz hiç tanımadığınız bir yerde yapayalnızsınız. korkuyorsunuz korku ve panik içinde sizi arabadan indirdikleri yere gidip gelip almalarını beklemeye başlıyorsunuz. akşam oluyor aç ve susuzsunuz ama bu önemli değil çok korkuyorsunuz. başka insanlar gelip geçiyor yanınızdan çoğu sizi kovalıyor ama siz orada durmak istiyorsunuz çünkü sizi almaya oraya gelecekler. 2. ve 3. günlerin ardından açlık ve susuzluktan bitkin düştüğünüz ve kaçacak gücünüz olmadığı için ellerinde ip sopa ve ağ bulunan adamlar tarafından kolayca yakalanıp bir kafese kapatılıyorsunuz. korkunun da etkisiyle bayıldığınızda , hayalinizde mağazadaki kafesinizde görüyorsunuz kendinizi , sizi almaya geldikleri günü yaşıyorsunuz yeniden. Kendinize geldiniz ; bir kafestesiniz sizin gibi bir sürü canlı var etrafınızda kimisi hasta , yaralı , acı çekiyor , ağlıyor ,inliyor ,korkuyor , kimisi kabullenmiş gibi yaşamını sadece yatıyor öylece, ve siz dehşet içindesiniz , o parka dönmenin bir yolunu bulmalısınız çünkü geldiklerinde sizi orada bulamazlarsa size bu kadar emek vermiş olan bu insanlara ayıp etmiş olursunuz onları orada beklemeyerek. Ne düşüyorsunuz?? Ne hissediyorsunuz sayın insanoğulları böyle bir durumla karşılaştığınızda??
esen kalın…