
Can ile ilgili ilk yazı burada…
Can’in veterinere gitmesi gerekiyor. Rutin kontrollerinin yapilmasi gerekiyor ve ben maddi ve aras sorunumu cozemedigim icin goturemiyorum.
Bizi goturebilecek biri varsa icinizde cok seviniriz. Ve tabi Can’a da yuva ariyorum hem de acil ariyorum. Eger benimle kalmaya devam ederse hep birlikte yuva aramaya baslayacagiz evden atacaklar bizi J
Resimleri cevrenize yollar uye oldugunuz web sayfalarina ilan verirseniz cok sevinirim.
Gormek veya detayli bilgi almak isteyenler benimle irtibata gecebilir.
Destekleriniz icin tekrar tesekkur ederim.
Sevgilerimle
Kebire Bozkurt
0555 422 88 95
0536 63 93 323








Duyduk duymadik demeyin J Can artik kendi evinde JJJ
Bugun Hurriyet Gazetesi Almayi unutmayin J
Arkadaslar Merhaba
Bir kimsinizin haberi var bir kimsinizin yok ama artik Can emin ellerde J
Hikayesini pako sayfasinda sevgili Ayten Serin Kaleme aldi.
Cancan suan da Cunda’da tatil yapiyor J
Emeği gecen herkese cok cok tesekkur ederim J
Sevgi ve Saygilarimla,
Türkiye Hayvanlari Koruma Dernegi
İdari İsler Muduru
A. Kebire Bozkurt
0532 573 40 70
Faks: 0216 385 70 41
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/9617510.asp?m=1
İki kere ölüme terk edilen Cancan’ın hikáyesi
Can 8-9 yaşlarında olduğu tahmin edilen, bir erkek İngiliz şov seteri
(setter). Onu bir parkta ölüme terk edilmiş halde bulan Kebire Bozkurt
hayata döndürdü.
Sahiplendirdiği ilk kişi ortadan kaybolup Can’ı da yine sokaklara terk
edince ödül koyup onu yeniden buldu. Şimdi yeni ailesinde adı Cancan oldu.
Artık çok mutlu ama ne badireler atlattıktan sonra…
Türkiye Hayvanları Koruma Derneği İdari İşler Müdürü Kebire Bozkurt, geçen
yıl eylül sonlarında Alibeyköy’de bir parkta köpeğini gezdirirken yerde
yatan seter (setter) cinsi bir köpeği fark etti. O kadar çelimsizdi ki ölü
zannetti. Eğilip sevince, hayvan kendine gelip kafasını kaldırdı. Derhal
gezdirdiği köpeğiyle evine geri döndü. Böyle durumlara hazır olduğu için
tasma, fotoğraf makinesi, yemek ve suyla hasta köpeğin yanına döndü. Önce
fotoğrafını çekti sonra yemek yedirip, tasma takıp evine götürdü. Bu onun
alışık olduğu sokaktaki yardıma muhtaç hayvanlar için uyguladığı bir rutindi
aslında.
Köpeğe Can demeye başladı. Can’ın görünümü sefildi, ishal olmuştu, tüyleri
topaklaşmış, üzerinde parazitler birikmişti. Yıkadı, pakladı, arabası
olmadığı için ancak birkaç gün sonra bir araç ayarlayıp Veterinarium’a
götürdü. Veterinerin köpekte saydığı hastalıklar listesi bitecek gibi
değildi. Yumurtalarında kist vardı, kan değerleri çok düşüktü, idrar yolları
iltihabı olmuştu, kronik ishaldi, iç dış parazitleri vardı ve kulağını
“malezya hastalığı” denilen, duymayı engelleyen bir tür mantar sarmıştı.
Tedavilere başlandı. Bulunduğunda 17 kilo olan Can bakım ve tedavi ile 26
kiloya çıktı.
CAN’I İKİNCİ KEZ BULAN KÖYLÜ ÖDÜL ALDI
Kebire Bozkurt e-grubuna her zaman gönderdiği sahiplendirme e-maillerinden
birini attı. Bir iki gün sonra biri telefon etti, e-mail’i gördüğünü Can’ı
sahiplenmek istediğini söyledi. Kebire Bozkurt bu kişinin “çok düzgün
görünüşlü biri olduğunu ve kendisine başta güven verdiğini” düşünmüştü ama
sonra Can için hayırlı bir yer olmadığını anladı. Sonu kötü biten bu
macerayı şöyle anlatıyor:
“Can’ı tedavisi sürerken aldı. İlaçları kullanacak 20 gün sonra da
Veterinarium’a tekrar kontrole götürecekti. Biz Can’ı 15 gün kadar sonra bir
arkadaşımla sahiplendirdiğimiz yerde ziyaret etmek istedik. Anadolu
Kavağı’ndaki evine gittik. Ev sahibi bu kişinin 15 gündür evine gelmediğini
söyledi. Sahibi yoksa köpeğe kim bakıyor, sorusuna ise kimse bakmıyor
cevabını verdi.”
Kebire Bozkurt köpeği sahiplendirdiğine sevinirken aslında hiç bakım
görmeyip yeniden sokaklara düştüğünü öğrenince beyninden vurulmuşa döndü. 4
kişilik arkadaş ekibiyle 10 gün boyunca sokaklarda Can’ı aradılar. Bozkurt,
Can’ın kaybolduğunu Hürriyet’in Pako sayfasında bir ilan ile de duyurdu ve
Can’ı bulana 1000 YTL ödül koydu. Sonunda Beykoz Akbaba köyünden bir telefon
geldi ve Can burada karanlık bir garajın içinde ortaya çıktı. Haber veren
köylü de parayı aldı.
TEDAVİ YENİ BAŞTAN
Yeniden Kebire Bozkurt’un evine götürülen Can, tekrar zayıflamıştı,
tedavileri yarım kaldığı için hastalıkları düzelmemişti, düzgün
yürüyemiyordu. Tedaviler yeniden başladı, bu arada kisti ameliyatla alındı.
İdrar yolları düzeldi, akciğerlerinde oluşan ödem hafifletildi. Malezya
hastalığının tedavisine başlandı.
Bozkurt, Can’ı çok sevmişti ama evinde 6 kedi ve 2 köpek olmuştu. Mecburen
bilgilendirme ve sahiplendirme maillerinden birini daha yolladı: “Benim
evimden bu kadar hayvan geldi geçti ama Can benim için hiçbir zaman sadece
bir köpek olmadı. Onu isteyen çok oldu. Av köpeğine benzediği için
fotoğrafını gören avcılar istedi, ama avcıya vermem. Almak istiyoruz diye
arayıp yaşını öğrenince vazgeçenler oldu. Şehir dışından isteyenlere de
vermedim, çünkü kaçtı deseler buradan kalkıp gidip onu arayamam. Köpeği
içimin rahat edebileceği bir yere teslim etmem lazım.”
VE SONUNDA MUTLU YUVA
Sonunda böyle bir yerden ses geldi. Selim Küsefoğlu (60) - Nilgün Çağlar
(52) çifti, köpeği sahiplenmek istiyordu. Çocuk yuvası yöneticisi Çağlar
gelişmeleri şöyle anlatıyor: “Tam bir kader kısmet olayı. Anlatırken bile
tüylerim ürperiyor. Fransa’da yaşayan müzisyen oğlum Türkiye’den Fransa’ya
yeni dönmüştü. Ona tam da döndüğü gün Türkiye’den Kebire Bozkurt’un maili
gelmiş. Can’ın resminin üzerine “Bak anne yarısı DJ, yarısı da Tomy’nin yüzü
gibi” yazarak bana gönderdi. DJ Selim’in, Tomy de benim köpeğimdi,
yaşlandılar ve öldüler. Sonra benim bir Cocker Spaniel’im oldu. 11 sene
sonra bir kene ısırığından öldü. Bir daha da eve köpek almaya cesaret
edemedik. Can’ın resmini görür görmez böyle bir köpeğin sokaklara düşmesine
çok üzüldük. Seterler sahipsiz yaşayamaz, çok iyi aile köpeği olurlar.”
Hemen harekete geçtiler, Kebire Bozkurt’u aradılar. Bozkurt onlara Can’ın
çok hastalık geçirdiğini anlattı, tereddüt etseler de sonunda Nilgün Hanım
bir gelip göreyim, dedi. Eve girdiği anda diz çöktü, Can da gelip hemen
başını Nilgün Hanım’ın dizine yasladı. Nilgün Hanım, Can’ı evine götürdü.
Bir süre sonra Boğaziçi Üniversitesi Kimya bölümünde profesör olan Selim Bey
ve kızı eve geldi. Can’ı uzun uzun okşadılar. Selim Bey 20 dakika sonra biz
bu köpeğe bakarız dedi. Can’ın adı bu ailede Cancan’a döndü. Artık 5
haftadır onlarla yaşıyor.
Ayten SERİN