DUYURU: Lütfen yorumlarınızda iletişim bilgilerinizi vererek hayvan isteği yapmayınız. Sahiplendirme bölümündeki hayvanların sahiplendirilmesi ile Petshop Gerçeği sitesinin hiçbir bağı yoktur.

--------------------------------------------------------------------

Köpek eğitim ve üretim çiftlikleri hakkında bir uzman görüşü…

Redaksiyon: Buket Yılmaz

Sitemiz asıl olarak pet shop konusunu baz alarak kurulmuştur, fakat ilintili bir konu olduğu için köpek eğitim ve de üretim çiftlikleri ile ilgili de sitemize birçok şikayet gelmekte. Bu konuya da artık daha fazla yer vermek istemekteyiz. Konuya girizgâh olarak sitemizin değerli yazarlarından pozitif köpek eğitmeni Neşe Öztürk’e soru yöneltmek istedik. Bu konuda kendisinin bilgilendirici yazılarına yer vermeye devam edeceğiz.
petshopgercegi.com

Neşe Öztürk ile iletişim için:
Neşe Öztürk Pozitif Köpek Eğitimi & Danışmanlık
www.pozitifim.net
www.neseozturk.com.tr

Petshopgercegi.com: Pet shoplarda hayvan satısına karşı olduğunuzu yazılarınızdan biliyoruz. Bunun başlıca sebeplerini öğrenebilir miyiz?

Pek çok insan hayvan satışlarının en güvenilir olarak yapıldığı yerlerin pet shoplar olduğunu zannederler.
Ancak orada satışa sunulan yavrular oraya nereden ve ne şartlarla gelir hiç bilmezler.
Ne yazık ki pet shoplarda satılan hayvanların çok büyük bir kısmı, uygunsuz şartlarda üretim yapan çiftliklerden gelir. Köpek 8 aylık olup doğurganlık vasıfları edindiği anda çiftleştirmeye başlanır ve ölene ya da bebek veremez olana kadar da çiftleşmeye zorlanır.
Diğer tarafta dişi köpeğimiz var, hadi çiftleştirelim de köpeğimiz anneliği tatsın diye yersiz bir düşünceye sahip kişilerin, daha sonra bebekler ne olacak diye düşünmeden hareket etmeleri sonucu doğmuş bebekler de çoğunlukla pet shoplara gider. Köpek sahipleri bebekler doğup da biraz ayaklanmaya başlayınca onları ne yapacaklarını şaşırırlar. Bebekleri sessiz sakin, ortalığı hiç batırmayan canlılar zannederler.
Ne yazık ki, bebek için hayati önem taşıyan, anne ve kardeşleri ile geçirmesi gereken 8-9 haftalık süreyi geçirmeden anneden “yeterince süt emdi” diyerek ayırırlar. Psikolojik olarak hazır olmadan anneden ayrılan bebek hayatının daha sonraki döneminde her zaman sorunlu olur. Bu nedenle yavru köpek alacağınız zaman mutlaka, tarım bakanlığından ruhsatlı ve bilinçli (sadece ruhsatlı olması yeterli değil, mutlaka bilinçli üretim yapan yerler olmalı) üretim yapan yerlerden, anne altından, anne ile yeterince vakit geçirdiğinden emin olarak ve karakter testi yaparak bebek almak gerekir.


Petshopgercegi.com: Cins hayvan ihtiyacı sorununa çözüm olarak sunulan barınaklardan sahipleniniz çözümü sizce ne derece gerçekçi ve yeterlidir?

Barınaklar ne yazık ki hem düşünmeden alınıp terk edilen özel ırk köpeklerle hem de sokak köpeği dediğimiz kırma köpeklerle dolup taşmakta.
Her çeşit köpeği rahatlıkla bulabiliriz. Özel bir ırk olsun ya da olmasın barınaklardan köpek sahiplenmek oradaki canlara da yasama fırsatı vermek adına bence en doğrusudur. Bununla birlikte mantıkla hareket etmek, sahiplendiğimiz köpekle daha sağlıklı ve uzun süreli bir beraberlik için çok önemlidir.
Çünkü barınaktan aldığımız köpeğin büyük ihtimalle geçmişini ve daha önce neler yasadığını bilemeyiz. Dolayısı ile karakteri konusunda net bir bilgiye sahip olmadan alacağımız köpeğin geri götürülmesi riski çok yüksektir. Barınaktan bir köpek sahiplenmek istersek o köpek hakkında bilgiye sahip olmak çok önemlidir. Bu da ancak onunla bir süre birlikte olduktan sonra edinebileceğimiz bir bilgidir.
Bunun için köpeği almadan önce barınak görevlilerinden bilgi almak, bol bol barınağa gidip onunla vakit geçirmek ve daha sonrasında eve almak en doğrusu olur. Aslında bu tür karakter tahlillerini yurt dışında eğitmenler yapar ve köpeğe göre sahip ararlar ama ne yazık ki ülkemizde henüz bu sistem oluşturulamamıştır. Ben yine de bir eğitmen eşliğinde gidilip karakter testi ile bir köpek seçmenin, ilişkinin sağlığı ve uzun ömürlü olması için şart olduğunu düşünüyorum. Talep edildiği takdirde hiçbir eğitmen arkadaşımın bu isteği geri çevireceğini sanmıyorum.

Petshopgercegi.com: Cins hayvan üretimi konusunda ne düşünüyorsunuz? Kimi hayvan severler bu konuya şiddetle karşı çıkmakta ve kesinlikle üretim olmamalı görüşünü savunmaktalar. İki görüş çarpışmakta, sizce olmalı mı olmamalı mı? Irkları korumanın önemi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Ben kesinlikle ırkların korunması gerektiğini düşünüyorum. Her ırk sadece köpek sevgisi adına değil belirli görevler adına yıllarca süren çalışmalar sonunda üretilmiştir. Irkları, zagarlar, bekçi köpekleri, koruma köpekleri, av köpekleri, iş köpekleri gibi pek çok sınıfa ayırabiliriz. Bir ırkı tanımak, bir ihtiyaç doğrultusunda köpek alınacağı zaman çok önemlidir. Bekçilik yapsın diye bir golden alamazsınız ya da bir border cillieyi av köpeği yapamazsınız. Her bir ırkın karakteri ve görevi farklıdır.
Ülkemizde köpekleri sadece sevmek için besleyen insanlar ırkların üretimini uygun bulmaya bilirler. Çünkü sadece evde bize arkadaş olsun diye bir köpek alacaksak gidip bir barınaktan ya da en yakın köşe başından, daha önce bahsettiğim şartları yerine getirerek bir köpek sahiplenebiliriz. Ama bir çoban köpeği ya da av köpeği istiyorsak bunu yapamayız.
Bugün en çok tercih edilen ırkların başında golden retriever ırkı gelmektedir. Bu köpekler su kuşu avcısı olarak üretilmiştir ama bu işte yakın akrabası labrador ya da flatcoat kadar basarılı olamamıştır. Bununla birlikte o kadar uyumlu ve iyi huylu köpeklerdir ki üretimi devam etmiştir. Çünkü mükemmel bir aile köpeğidir. Tabii ki üretimleri kesinlikle rasgele köpek sahipleri tarafından yapılmamalıdır. Çünkü ırkları koruyalım derken, ne yazık ki tam tersi bir durumla karşı karşıya kalıyoruz ve ırk standartları dışında kırma ırklar ortaya çıkıyor. Üretim, bilinçli, ırk standartlarını bilen ve üretimden anlayan kişiler tarafından yapılmalıdır.
Bakalım ne çıkacak diye mastif ve alman çoban köpeğini çiftleştirmeye çalışanlar mı istersiniz, golden ile kuvas çiftleştirenler mi? Aynı soydan gelen, gen havuzunun daraldığı üretimlerde ise ne yazık ki hastalıklı yavrular doğmaktadır.
Maalesef köpeği olan çiftleştirebileceğini düşünüyor ve onları engelleyen hiçbir kanun yok.
Ne yazık ki ülkemizde isteyen herkes köpeğini istediği köpekle çiftleştirebiliyor. Burada iş köpek alacak kişiye düşüyor. Almak istediği yavrunun özelliklerini iyi bilmesi, ırkın karakterini, görüntüsünü, tüm özelliklerini tanıması, araştırması gerekir.
ÜRETİMLERİN TARIM BAKANLIĞINDAN ALINAN İZİNLE YAPILMASİ VE DOĞAN BEBEKLERİN ÖNCE IRK STANDARTLARI FEDERASYONUNDAN ONAY ALMASI VE DAHA SONRA ÇİFTLEŞMEYE UYGUNSA ÇİFTLEŞTİREREK SOYUNUN DEVAM ETTİRİLMESİ GEREKİR. AKSİ DURUMDA HEMEN KISIRLAŞTIRILMASI GEREKİR.

Petshopgercegi.com: Üretim hangi koşullarda olmalı, denetim nasıl olmalı, gelişmiş ülkelerdeki uygulamalar hakkında bilginiz var mıdır?

Bu o kadar detaylı bir konu ki sadece bunun için ayrı bir konu açmak gerekir.
1- Hayvan satış, barınma ve eğitim hizmeti verilen yerler, mutlaka Tarım Bakanlığından ruhsatlı olmalıdır.
2- Üretim yönetmeliğinde yavruların sağlığı ve gelişimi düşünülerek 2 aydan küçük satışı yasaklanmıştır. Bazen yavruları, yukarıda da bahsettiğim nedenlerle 2 aylık diye 1.5 hatta 1 aylık iken vermeye-satmaya çalışıyorlar. Bu gibi oyunlara düşmemek için mutlaka bilen bir kişi ile gidip bebeği öyle almak gerekir.
3- Üretici doğan bebeklerin parazit tedavilerini ve ilk aşılarını yaptırmakla yükümlüdür. Alacağınız yer bir çiftlik ise mutlaka bu tedavileri yapacak görevli veteriner bir hekimin bulunduğundan emin olun.
4- Bazen bebeklerin bütün aşıları bitti diyerek daha fazla fiyata satmaya çalışanlar da olabiliyor. Bebeklerin aşıları, parazit tedavisi hariç annenin aşılanma dönemine göre değişmekle birlikte en erken 43-45. günlerde başlanabilir ve kuduz aşısı 3. ayını bitirmeden yapılamaz. Yani 2 aylık bir bebek aldığınızda önünüzde yapılması gereken aşılar da olmalıdır.
5- Devlet tarafından yapılan denetimler ne yazık ki yetersizdir. Çünkü daha önce de bahsettiğim gibi köpeği olan çiftleştirmeye kalkıyor. Yapılacak şey halkın bilinçlendirilmesidir. Öncelikle anne babanın şecereli olup olmadığını sormaları gerekir. Annenin kaçıncı doğumu olduğu da çok önemlidir.
Gelişmiş ülkelerde ırkları koruma altına alan federasyonlar vardır. Onların izni olmadan köpekler çiftleştirilemez, çiftleştirilse bile bebeklere şecere alamazlar ve şeceresiz bebekleri satamayacakları için köpek sahipleri bu yolu pek tercih etmezler. Ama biliyorsunuz her ülkede iyi de var kötü de. Standartlara uygun olmayan köpekleri alıp sahte şecere ile satabiliyorlar. Bu yüzden yurt dışından şecereli yavru aldığını zanneden çoğu kişi ne yazık ki aslında sahte şecereli yavru almış olabilir. Her halükarda ırk köpek alacakların mutlaka standartları biliyor olması gerekmektedir.

Petshopgercegi.com: Eğitim çiftlikleri de paralel bir konu, bu konuda ülkemiz ne seviyede? Sitemize de çiftliklerde yaşananlarla ilgili pek çok şikâyet gelmekte, bu alanda ruhsat nasıl veriliyor, denetim kim tarafından ve nasıl yapılmakta?

Maalesef eğitim çiftliklerinin durumu çok da iç açıcı değil. Her şey mevzuata uygun görünse bile işler her zaman düzgün gitmeyebiliyor.
Bütün çiftliklerin denetimi Tarım Bakanlığı nezdindedir. Çiftlik sahibi üretim ve eğitim konusunda tarım bakanlığının açtığı kurslara katılmak, yeterlik belgesi almak zorundadır. İşyerinin sağlık şartlarına uygunluğu da denetim altındadır. Ancak ne yazık ki yeterli denetim hiç sağlanamamaktadır.
Öncelikle önemli olan bir çiftliğin görünen kısmı değildir. Yani bahçesi çok iyidir, parkuru çok iyidir, kafesleri temiz ve sağlıklıdır, ama acaba eğitmeni kim ve nasıl bir eğitim uygulamaktadır? Eğitimler sırasında köpek sahipleri köpekle birlikte olabiliyor mu, verilen eğitimi birebir öğrenebiliyorlar mı, veteriner hekimleri var mı? Bu konular çok daha önemlidir.
Ben bir pozitif eğitmenim ve kullandığım eğitim metotları köpeklere hiçbir fiziksel ceza uygulamadan yapılan metotlardır. Eğitim çiftliklerinin çoğunluğunda hala Alman ekolü de denen klasik eğitim metotları uygulanmaktadır. Bu eğitimi iyi bilen kişiler gerçekten çok iyi eğitim verebilmektedir ancak ne yazık ki bütün eğitmenler aynı şekilde doğru teknikleri kullanamıyorlar ve köpeklerin psikolojilerinin bozulmasına ve hatta bazen hayatlarını kaybetmelerine neden oluyorlar.
Bu konuda yapılabilecek en doğru yaklaşım, köpek sahiplerinin pozitif eğitim metotlarını benimseyerek eğitime köpekleri ile birlikte katılmalarıdır. Bu şekilde hem eğitimi öğrenmiş hem de istenmeyen durumlarla karşılaşmamış olurlar.

Yorumlar

Merhaba, ben türk kökenli bir amerikalıyım ve çok üzgünüm bana yalan söyleyerek müstakil evimin 20 metre yakınına köpek çiftlik barınağı gerçekleştirdi. hiç bir izni olduğnu sanmıyorum. lütfen beni bilgilendirin. Saygılarımla.

Yorum yapın

(gerekli)

(gerekli)