News

Köpek eğitim ve üretim çiftlikleri hakkında bir uzman görüşü…

Redaksiyon: Buket Yılmaz

Sitemiz asıl olarak pet shop konusunu baz alarak kurulmuştur, fakat ilintili bir konu olduğu için köpek eğitim ve de üretim çiftlikleri ile ilgili de sitemize birçok şikayet gelmekte. Bu konuya da artık daha fazla yer vermek istemekteyiz. Konuya girizgâh olarak sitemizin değerli yazarlarından pozitif köpek eğitmeni Neşe Öztürk’e soru yöneltmek istedik. Bu konuda kendisinin bilgilendirici yazılarına yer vermeye devam edeceğiz.
petshopgercegi.com

Neşe Öztürk ile iletişim için:
Neşe Öztürk Pozitif Köpek Eğitimi & Danışmanlık
www.pozitifim.net
www.neseozturk.com.tr

Petshopgercegi.com: Pet shoplarda hayvan satısına karşı olduğunuzu yazılarınızdan biliyoruz. Bunun başlıca sebeplerini öğrenebilir miyiz?

Pek çok insan hayvan satışlarının en güvenilir olarak yapıldığı yerlerin pet shoplar olduğunu zannederler.
Ancak orada satışa sunulan yavrular oraya nereden ve ne şartlarla gelir hiç bilmezler.
Ne yazık ki pet shoplarda satılan hayvanların çok büyük bir kısmı, uygunsuz şartlarda üretim yapan çiftliklerden gelir. Köpek 8 aylık olup doğurganlık vasıfları edindiği anda çiftleştirmeye başlanır ve ölene ya da bebek veremez olana kadar da çiftleşmeye zorlanır.
Diğer tarafta dişi köpeğimiz var, hadi çiftleştirelim de köpeğimiz anneliği tatsın diye yersiz bir düşünceye sahip kişilerin, daha sonra bebekler ne olacak diye düşünmeden hareket etmeleri sonucu doğmuş bebekler de çoğunlukla pet shoplara gider. Köpek sahipleri bebekler doğup da biraz ayaklanmaya başlayınca onları ne yapacaklarını şaşırırlar. Bebekleri sessiz sakin, ortalığı hiç batırmayan canlılar zannederler.
Ne yazık ki, bebek için hayati önem taşıyan, anne ve kardeşleri ile geçirmesi gereken 8-9 haftalık süreyi geçirmeden anneden “yeterince süt emdi” diyerek ayırırlar. Psikolojik olarak hazır olmadan anneden ayrılan bebek hayatının daha sonraki döneminde her zaman sorunlu olur. Bu nedenle yavru köpek alacağınız zaman mutlaka, tarım bakanlığından ruhsatlı ve bilinçli (sadece ruhsatlı olması yeterli değil, mutlaka bilinçli üretim yapan yerler olmalı) üretim yapan yerlerden, anne altından, anne ile yeterince vakit geçirdiğinden emin olarak ve karakter testi yaparak bebek almak gerekir.


Petshopgercegi.com: Cins hayvan ihtiyacı sorununa çözüm olarak sunulan barınaklardan sahipleniniz çözümü sizce ne derece gerçekçi ve yeterlidir?

Barınaklar ne yazık ki hem düşünmeden alınıp terk edilen özel ırk köpeklerle hem de sokak köpeği dediğimiz kırma köpeklerle dolup taşmakta.
Her çeşit köpeği rahatlıkla bulabiliriz. Özel bir ırk olsun ya da olmasın barınaklardan köpek sahiplenmek oradaki canlara da yasama fırsatı vermek adına bence en doğrusudur. Bununla birlikte mantıkla hareket etmek, sahiplendiğimiz köpekle daha sağlıklı ve uzun süreli bir beraberlik için çok önemlidir.
Çünkü barınaktan aldığımız köpeğin büyük ihtimalle geçmişini ve daha önce neler yasadığını bilemeyiz. Dolayısı ile karakteri konusunda net bir bilgiye sahip olmadan alacağımız köpeğin geri götürülmesi riski çok yüksektir. Barınaktan bir köpek sahiplenmek istersek o köpek hakkında bilgiye sahip olmak çok önemlidir. Bu da ancak onunla bir süre birlikte olduktan sonra edinebileceğimiz bir bilgidir.
Bunun için köpeği almadan önce barınak görevlilerinden bilgi almak, bol bol barınağa gidip onunla vakit geçirmek ve daha sonrasında eve almak en doğrusu olur. Aslında bu tür karakter tahlillerini yurt dışında eğitmenler yapar ve köpeğe göre sahip ararlar ama ne yazık ki ülkemizde henüz bu sistem oluşturulamamıştır. Ben yine de bir eğitmen eşliğinde gidilip karakter testi ile bir köpek seçmenin, ilişkinin sağlığı ve uzun ömürlü olması için şart olduğunu düşünüyorum. Talep edildiği takdirde hiçbir eğitmen arkadaşımın bu isteği geri çevireceğini sanmıyorum.

Petshopgercegi.com: Cins hayvan üretimi konusunda ne düşünüyorsunuz? Kimi hayvan severler bu konuya şiddetle karşı çıkmakta ve kesinlikle üretim olmamalı görüşünü savunmaktalar. İki görüş çarpışmakta, sizce olmalı mı olmamalı mı? Irkları korumanın önemi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Ben kesinlikle ırkların korunması gerektiğini düşünüyorum. Her ırk sadece köpek sevgisi adına değil belirli görevler adına yıllarca süren çalışmalar sonunda üretilmiştir. Irkları, zagarlar, bekçi köpekleri, koruma köpekleri, av köpekleri, iş köpekleri gibi pek çok sınıfa ayırabiliriz. Bir ırkı tanımak, bir ihtiyaç doğrultusunda köpek alınacağı zaman çok önemlidir. Bekçilik yapsın diye bir golden alamazsınız ya da bir border cillieyi av köpeği yapamazsınız. Her bir ırkın karakteri ve görevi farklıdır.
Ülkemizde köpekleri sadece sevmek için besleyen insanlar ırkların üretimini uygun bulmaya bilirler. Çünkü sadece evde bize arkadaş olsun diye bir köpek alacaksak gidip bir barınaktan ya da en yakın köşe başından, daha önce bahsettiğim şartları yerine getirerek bir köpek sahiplenebiliriz. Ama bir çoban köpeği ya da av köpeği istiyorsak bunu yapamayız.
Bugün en çok tercih edilen ırkların başında golden retriever ırkı gelmektedir. Bu köpekler su kuşu avcısı olarak üretilmiştir ama bu işte yakın akrabası labrador ya da flatcoat kadar basarılı olamamıştır. Bununla birlikte o kadar uyumlu ve iyi huylu köpeklerdir ki üretimi devam etmiştir. Çünkü mükemmel bir aile köpeğidir. Tabii ki üretimleri kesinlikle rasgele köpek sahipleri tarafından yapılmamalıdır. Çünkü ırkları koruyalım derken, ne yazık ki tam tersi bir durumla karşı karşıya kalıyoruz ve ırk standartları dışında kırma ırklar ortaya çıkıyor. Üretim, bilinçli, ırk standartlarını bilen ve üretimden anlayan kişiler tarafından yapılmalıdır.
Bakalım ne çıkacak diye mastif ve alman çoban köpeğini çiftleştirmeye çalışanlar mı istersiniz, golden ile kuvas çiftleştirenler mi? Aynı soydan gelen, gen havuzunun daraldığı üretimlerde ise ne yazık ki hastalıklı yavrular doğmaktadır.
Maalesef köpeği olan çiftleştirebileceğini düşünüyor ve onları engelleyen hiçbir kanun yok.
Ne yazık ki ülkemizde isteyen herkes köpeğini istediği köpekle çiftleştirebiliyor. Burada iş köpek alacak kişiye düşüyor. Almak istediği yavrunun özelliklerini iyi bilmesi, ırkın karakterini, görüntüsünü, tüm özelliklerini tanıması, araştırması gerekir.
ÜRETİMLERİN TARIM BAKANLIĞINDAN ALINAN İZİNLE YAPILMASİ VE DOĞAN BEBEKLERİN ÖNCE IRK STANDARTLARI FEDERASYONUNDAN ONAY ALMASI VE DAHA SONRA ÇİFTLEŞMEYE UYGUNSA ÇİFTLEŞTİREREK SOYUNUN DEVAM ETTİRİLMESİ GEREKİR. AKSİ DURUMDA HEMEN KISIRLAŞTIRILMASI GEREKİR.

Petshopgercegi.com: Üretim hangi koşullarda olmalı, denetim nasıl olmalı, gelişmiş ülkelerdeki uygulamalar hakkında bilginiz var mıdır?

Bu o kadar detaylı bir konu ki sadece bunun için ayrı bir konu açmak gerekir.
1- Hayvan satış, barınma ve eğitim hizmeti verilen yerler, mutlaka Tarım Bakanlığından ruhsatlı olmalıdır.
2- Üretim yönetmeliğinde yavruların sağlığı ve gelişimi düşünülerek 2 aydan küçük satışı yasaklanmıştır. Bazen yavruları, yukarıda da bahsettiğim nedenlerle 2 aylık diye 1.5 hatta 1 aylık iken vermeye-satmaya çalışıyorlar. Bu gibi oyunlara düşmemek için mutlaka bilen bir kişi ile gidip bebeği öyle almak gerekir.
3- Üretici doğan bebeklerin parazit tedavilerini ve ilk aşılarını yaptırmakla yükümlüdür. Alacağınız yer bir çiftlik ise mutlaka bu tedavileri yapacak görevli veteriner bir hekimin bulunduğundan emin olun.
4- Bazen bebeklerin bütün aşıları bitti diyerek daha fazla fiyata satmaya çalışanlar da olabiliyor. Bebeklerin aşıları, parazit tedavisi hariç annenin aşılanma dönemine göre değişmekle birlikte en erken 43-45. günlerde başlanabilir ve kuduz aşısı 3. ayını bitirmeden yapılamaz. Yani 2 aylık bir bebek aldığınızda önünüzde yapılması gereken aşılar da olmalıdır.
5- Devlet tarafından yapılan denetimler ne yazık ki yetersizdir. Çünkü daha önce de bahsettiğim gibi köpeği olan çiftleştirmeye kalkıyor. Yapılacak şey halkın bilinçlendirilmesidir. Öncelikle anne babanın şecereli olup olmadığını sormaları gerekir. Annenin kaçıncı doğumu olduğu da çok önemlidir.
Gelişmiş ülkelerde ırkları koruma altına alan federasyonlar vardır. Onların izni olmadan köpekler çiftleştirilemez, çiftleştirilse bile bebeklere şecere alamazlar ve şeceresiz bebekleri satamayacakları için köpek sahipleri bu yolu pek tercih etmezler. Ama biliyorsunuz her ülkede iyi de var kötü de. Standartlara uygun olmayan köpekleri alıp sahte şecere ile satabiliyorlar. Bu yüzden yurt dışından şecereli yavru aldığını zanneden çoğu kişi ne yazık ki aslında sahte şecereli yavru almış olabilir. Her halükarda ırk köpek alacakların mutlaka standartları biliyor olması gerekmektedir.

Petshopgercegi.com: Eğitim çiftlikleri de paralel bir konu, bu konuda ülkemiz ne seviyede? Sitemize de çiftliklerde yaşananlarla ilgili pek çok şikâyet gelmekte, bu alanda ruhsat nasıl veriliyor, denetim kim tarafından ve nasıl yapılmakta?

Maalesef eğitim çiftliklerinin durumu çok da iç açıcı değil. Her şey mevzuata uygun görünse bile işler her zaman düzgün gitmeyebiliyor.
Bütün çiftliklerin denetimi Tarım Bakanlığı nezdindedir. Çiftlik sahibi üretim ve eğitim konusunda tarım bakanlığının açtığı kurslara katılmak, yeterlik belgesi almak zorundadır. İşyerinin sağlık şartlarına uygunluğu da denetim altındadır. Ancak ne yazık ki yeterli denetim hiç sağlanamamaktadır.
Öncelikle önemli olan bir çiftliğin görünen kısmı değildir. Yani bahçesi çok iyidir, parkuru çok iyidir, kafesleri temiz ve sağlıklıdır, ama acaba eğitmeni kim ve nasıl bir eğitim uygulamaktadır? Eğitimler sırasında köpek sahipleri köpekle birlikte olabiliyor mu, verilen eğitimi birebir öğrenebiliyorlar mı, veteriner hekimleri var mı? Bu konular çok daha önemlidir.
Ben bir pozitif eğitmenim ve kullandığım eğitim metotları köpeklere hiçbir fiziksel ceza uygulamadan yapılan metotlardır. Eğitim çiftliklerinin çoğunluğunda hala Alman ekolü de denen klasik eğitim metotları uygulanmaktadır. Bu eğitimi iyi bilen kişiler gerçekten çok iyi eğitim verebilmektedir ancak ne yazık ki bütün eğitmenler aynı şekilde doğru teknikleri kullanamıyorlar ve köpeklerin psikolojilerinin bozulmasına ve hatta bazen hayatlarını kaybetmelerine neden oluyorlar.
Bu konuda yapılabilecek en doğru yaklaşım, köpek sahiplerinin pozitif eğitim metotlarını benimseyerek eğitime köpekleri ile birlikte katılmalarıdır. Bu şekilde hem eğitimi öğrenmiş hem de istenmeyen durumlarla karşılaşmamış olurlar.

10 Comments

  1. Hakan Talaman

    Merhaba, ben türk kökenli bir amerikalıyım ve çok üzgünüm bana yalan söyleyerek müstakil evimin 20 metre yakınına köpek çiftlik barınağı gerçekleştirdi. hiç bir izni olduğnu sanmıyorum. lütfen beni bilgilendirin. Saygılarımla.

  2. dr. Munib Smajić

    In Sarajevo, capital of Bosnia and Herzegovina, wandering the streets more than 11,000. dogs. The same situation exists in other cities in Bosnia and Hercegovina. Most of this dogs were leave by their owners and thrown into the street because of the poor financial condition. The state of Bosnia and Herzegovina do any help for dogs.
    Organization for animal protection Bosnia Dogs collects food and cares for dogs. The living conditions of the dogs in the shelter are desperately poor. Most food purchased from your donations, and we try to create favorable conditions for their life in shelters for dogs. The rest of foods we collect at restaurants, kitchens and other places.
    The living conditions of dogs on the streets and in shelters for dogs follow at our Facebook page.

    800th dogs live in very poor conditions. Necessity foods for a day is the 400th pounds Monthly needs is 12000th pounds of food. Foods for these dogs have only thanks to your donations. Small donation for these dogs is very helpful. Please, Donate if you want to survive these dogs.

    Visit our site. Thank you.

    https://www.facebook.com/pages/Bosnia-Dogs/1238475016291422?ref=hl

  3. kadir akbaş

    hocam ben antalya da bir çiflik kurmak istiyorum.benim bu işle bir bilgim yok.ne yapmalıyım bu konuda beni bilgilendirirseniz sevinirim.saygılarımla

  4. ayten yazıcı

    merhabalar ben ayten yazıccı köpeğim bir üretim satış cifliğielmaları tarfından bir gurp calışması ile ailye alıyoruz diyerek alınmıştırve benden izinsiz alınmıştır bu  çiflik fuhsatsız calışmakdadır ikiaydır hayvanmı geri almak için ugraş veriyorum ama bir türlü köpeğime ulaşamıyorum  ben istanbulda bahce sehirse oturmakdayım  iki aydır gözümün yaşı asla dinmiyor beş yıldır bakdığm yavrumu bir takım oyunlarla almışlar ne yazıkki şimdi dört ceşit depresyon ilaçları ile ayakda bile deyilim yataklarda sürekli göz yaşı dökmekdeyimyavrum okadar nazlı okadar ilgiye alışmış bir yavrumdukii bu benim içerlerime büyük ateşlerde yanar gibii yanmakdadır  bu çiflik istanbul silivri orta köydedir   çifliğin sahibi deniz beydir can dostum üretim satış cifliğidirve aynı zamnda veterner  hekim florya yeşil köyde aynı tabela altında calışmakdadır ve cifliğn sahibi deniz beyle elamanları bu  işi iş birliği içindee yapmakdadır bu konuda ne yapabilirr nasıl hayvanımı kurtara bilirim bu konularda hiç bilgim yokdur haytımda ilk kez bu kadar caresizim ne olurr bana yardımcıı olursanız çok memnun olurum
    sizler bu konularda cok daha bilgi sahibi olduğunuz için sizlerden yardım istiyorum ne olurr allh rizası için ban yardım edin ben  yavrumu bulamasam yaşıyamam inaın her an nere baksam yavrumu göruyorum duyun sesimii allh rızası için sevdiklerinizin başı için ban yardım edin ne olurr saygılarımla ayten yazıcı

  5. Yeşim Karakurt

    Bursa’da yerleşik Fırat Gediktaş adlı üreticiden henüz 2 ayını doldurmamış, sertifikasız, seceresiz, sözleşmesiz, kimliksiz bir yavru aldım. Yavru viral hastalığa yakalanarak hayatını kaybetti. 2 ayın altında yavru satışının yasak olduğunu ve ölümcül hastalık riski taşıdığını ancak bu olay başıma geldikten sonra öğreniyorum. Aynı şeyin başka kişi ve köpeklerin başına gelmemesi için bunu olabilecek her kurum ile paylaşmak istiyorum. İletişim bilgileri aşağıdadır: FIRAT 05352718449

  6. Eda

    Merhaba,
     
    2 hafta önce AKKUŞ ÜRETİM ÇİFTLİĞİ‘nden bir arkadaşımla birlikte bakmak üzere bir golden yavrusu satın aldık. Malesef üretim çiftlikleri hakkında fazla bilgim yoktu. Bir yandan da oradan bir can da olsa kurtarmış olduğumuz için mutlu olmuştuk. Arkadaşımla birlikte yaşamımızı köpeğimize göre ayarlamamızın yanında aynı zamanda ona en güzel ortamı hazırladık, mamasını, su kabını, tarağını şampuanını aldık. Sevgimizi verdik, oyunlar oynadık. Aldıktan 3 gün sonra aşı zamanı geldi ve Salı günü aşı yaptırdık. İkinci günden itibaren kusma, iştahsızlık, hareketsizlik, ishal başladı. Köpeği veterinere gösterdiğimizde gençlik hastalığı olduğunu ve hukuki haklarımızı alabilmemiz için çiftliğe geri götürmemizi söyledi. Böyle bir durumda karşınızda bir can varken hukuki haklarınızı düşünemiyorsunuz zaten. Veterinerde tedaviye başladık fakat sonradan durumu kötüleşince son çare olarak çiftliğe geri götürdük. Arabada ölecek diye üzülüp panik olduğumuz hayvana SÖZDE VETERİNER uzaktan bakıp ”Hiçbirşeyi yok, iki güne düzelir, çok sağlıklı” yorumunu yaptı. Kendisi VETERİNER diye yutturulan fakat asıl mesleği İNŞAAT MALZEMELERİ SATMAK olan duygusuz vicdansız bir adam. Diploması falan yok. Zavallı köpek iki gün can çekişti. Sürekli ziyarete gittik, en son gidişimizde bize ”çok sağlıklı” diyen adam artık ”olmazsa serum bağlarız” der oldu. Malesef köpeğimizi cumartesi günü kaybettik. Alırken bu durumla karşılaşmamak için defalarca telefonda konuştuğumuz, bize ‘’ben sana çok sağlıklı hayvan veriyorum, asla kötü bişeyle karşılaşmazsın’’ diyen adam Cumartesi günü bize  ‘’Canlı bu, ölür de kalır da’’ dedi.
     
    Söylemek istediğim şudur ki, bir hayvansever olarak çok büyük bir hata yaptım ve bir üretim çiftliğinden köpek aldım. Bir can kurtardığımı zannettim fakat meğerse o canlar çoktan gözden çıkarılmış oranın sahipleri tarafından. Bu hayvanların annesine test yapmak, ona göre çiftleştirmek, doğan çocuklara test yapmak hiç de zor birşey değil… İnsanlar ticaret yapma uğruna hem bize, en önemlisi o canlara eziyet ediyor. İki buçuk aylık köpeğim kan kusarak öldü ve bunun sorumlusu  AKKUŞ ÜRETİM ÇİFTLİĞİDİR. İçerisi mezbaha gibi bir yer. Veteriner dedikleri adama da, sahibine de asla güvenmeyin; adam ilaç diye hayvana kahveli su içirdi. Bu tip bir durumda bir müddet sonra tek çareniz bu insanlar oluyor, ne derlerse inanmak istiyorsunuz malesef.. Lütfen herkesi uyarın, burada bakımsızlık had safada. Oradaki hayvanların yarısı doğuştan virüslü olduğu için, diğer yarısı da bakımsızlıktan ölmek üzere. Lütfen herkesi bilgilendirin…!!

  7. Eda

    Merhaba,
     
    2 hafta önce AKKUŞ ÜRETİM ÇİFTLİĞİ‘nden bir arkadaşımla birlikte bakmak üzere bir golden yavrusu satın aldık. Malesef üretim çiftlikleri hakkında fazla bilgim yoktu. Bir yandan da oradan bir can da olsa kurtarmış olduğumuz için mutlu olmuştuk. Arkadaşımla birlikte yaşamımızı köpeğimize göre ayarlamamızın yanında aynı zamanda ona en güzel ortamı hazırladık, mamasını, su kabını, tarağını şampuanını aldık. Sevgimizi verdik, oyunlar oynadık. Aldıktan 3 gün sonra aşı zamanı geldi ve Salı günü aşı yaptırdık. İkinci günden itibaren kusma, iştahsızlık, hareketsizlik, ishal başladı. Köpeği veterinere gösterdiğimizde gençlik hastalığı olduğunu ve hukuki haklarımızı alabilmemiz için çiftliğe geri götürmemizi söyledi. Böyle bir durumda karşınızda bir can varken hukuki haklarınızı düşünemiyorsunuz zaten. Veterinerde tedaviye başladık fakat sonradan durumu kötüleşince son çare olarak çiftliğe geri götürdük. Arabada ölecek diye üzülüp panik olduğumuz hayvana SÖZDE VETERİNER uzaktan bakıp ”Hiçbirşeyi yok, iki güne düzelir, çok sağlıklı” yorumunu yaptı. Kendisi VETERİNER diye yutturulan fakat asıl mesleği İNŞAAT MALZEMELERİ SATMAK olan duygusuz vicdansız bir adam. Diploması falan yok. Zavallı köpek iki gün can çekişti. Sürekli ziyarete gittik, en son gidişimizde bize ”çok sağlıklı” diyen adam artık ”olmazsa serum bağlarız” der oldu. Malesef köpeğimizi cumartesi günü kaybettik. Alırken bu durumla karşılaşmamak için defalarca telefonda konuştuğumuz, bize ‘’ben sana çok sağlıklı hayvan veriyorum, asla kötü bişeyle karşılaşmazsın’’ diyen adam Cumartesi günü bize  ‘’Canlı bu, ölür de kalır da’’ dedi.
     
    Söylemek istediğim şudur ki, bir hayvansever olarak çok büyük bir hata yaptım ve bir üretim çiftliğinden köpek aldım. Bir can kurtardığımı zannettim fakat meğerse o canlar çoktan gözden çıkarılmış oranın sahipleri tarafından. Bu hayvanların annesine test yapmak, ona göre çiftleştirmek, doğan çocuklara test yapmak hiç de zor birşey değil… İnsanlar ticaret yapma uğruna hem bize, en önemlisi o canlara eziyet ediyor. İki buçuk aylık köpeğim kan kusarak öldü ve bunun sorumlusu  AKKUŞ ÜRETİM ÇİFTLİĞİDİR. İçerisi mezbaha gibi bir yer. Veteriner dedikleri adama da, sahibine de asla güvenmeyin; adam ilaç diye hayvana kahveli su içirdi. Bu tip bir durumda bir müddet sonra tek çareniz bu insanlar oluyor, ne derlerse inanmak istiyorsunuz malesef.. Lütfen herkesi uyarın, burada bakımsızlık had safada. Oradaki hayvanların yarısı doğuştan virüslü olduğu için, diğer yarısı da bakımsızlıktan ölmek üzere. 

  8. Burcu Neseli

    Merhaba,

    Iyi bir hayvansever olarak ben de golden yavru edinmeden once epeyce bir arastirma yaptim. Akkus Uretim Ciftligini de arastirdim .Bildigim kadariyla anne babalar orda yasiyor bahsettiginiz gibi ciddi bi hastalik tasiyan yavru varsa o kadar kopegin hayatina riske atarlar mi. Netice de sermayeleri o kopekler. Ben golden arastirgimda ordan almaya karar verdim. Almak istedigim golden 15 gunluktu.. Bana soyledikleri iki ay anne sutu emdiriyoruz kesinlikle iki ay dolmadan teslim etmıyoruz idi ve bu cok hosuma gitti.. Anneyi gormek istedim gosterdiler.. Odasi vardi..radyator petegini gordum üsumesinler diye tum anne ve yavrularin odalarinda var dediler. Hayvan sevmeyen birileri olsa niye dogalgaz bukadar pahaliyken isitsinlar ki kopek bunlar ne olacak deyip gecerledi ama yapmamislar. Her hafta sonu sectiim yavruyu gidip gordum buyumesini izledim. Her gidisimde yaptiklari uygulamalari asi ic dis parazit vs anlattilar. Hatta ben gittigimde kis mevsimi gunes yok diye d vitamini veriliyordu.. Anlattiklariniza bayagi sasirdim talihsizlik olmus.. Cunku ne zaman gitsem tititz ve kopeklere karsi sevgi dolu bir calisma gordum. yavrum iki aylik oldugunda iki asisi yapilmis ic dis parazitleri de yapilmis karnesi ve dogum belgesiyle birlikte teslim ettiler. Hatta tedlim ederken bakimi nasil yapmaliyim diye detayluca anlattilar en dikkatimi ceken de eve gidince sevgime ilgime cok ihtiyaci olacagi konusunda ozen gostermemi istemeleriydi.. Ertesi gun geceyi nasil gecirdigini arayip sordular.. Ne zaman bakimi icin bir soru sormak istesem sıkılmadan cevapladılar anlattılar. Yavrum buyuyor ama arada sırada arayıp durumunu soruyorlar. Ben cok memnun kaldım.. Anneme de chınchılla yavru aldık onda da hıcbır sıkıntı yasamadık..

  9. 313520

    Eda hanım kötü bir deneyim yasamissiniz. Önce yavru için çok üzüldüğümü belirtmeliyim. Ben Akkuş Üretim Çiftliğini yerinde görmedim. Ancak bu yerden farklı zamanlarda iki farklı cins yavru sahiplendim ve oldukça memnunum. Her iki kızım da çok sagliki. Bunun dışında defalarca çok özel kuşlar aldım. Hic bir sorun yaşamadım. Açıkçası çiftliğin sahhibi son derece kibar ve ilgili bir beyefendi. Sizin yaşadığınız şeyler çok üzücü. Ama haksızlık ermiş olabilir misiniz…

  10. Merilini

    Bursa Bilgevet hasta hayvanlar satıyor!Uzun zamandır pekinese cinsi bir köpek sahibi olmayı istiyorduk.
    Bu zamana kadar hayvanların parayla alınıp satılmasına şiddetle karşı çıkan ben nasıl olduysa bir anlık gaflete düştüm.
    İnternetten araştırarak bir çok köpek çiftliği ile görüştüm.
    İlk kez bir köpek sahibi olacağım için çok mutlu ve heyecanlıydım.
    Son olarak aradığım kendini bana veteriner olarak tanıtan T. Ü. isimli şahıs ile görüştüm.
    Kendisi bizim yaşam şartlarımıza göre pekinese yerine Jack russell cinsi bir köpeğin bizim için daha uygun olacağını söyledi.
    Kendi de bu cinste iki köpek beslediğini, çok akıllı ve güzel hayvanlar olduğunu belirtti.
    Bu ikna edici konuşmaları sonucunda köpeği almaya karar verdim.
    11.10.2015 tarihinde 2 aylık köpeğim elime ulaştı.
    T.Ü. isimli şahıs bu zamana kadar yapılması gereken bütün aşı uygulamalarının yapıldığını söyledi.
    Veterinerlerin para tuzağı olduğunu, kesinlikle ona danışmadan herhangi bir uygulama yaptırmamamı, aşı zamanları geldiğinde bana söyleyeceğini belirtti.
    Ben de sözleriyle bana güven uyandıran bu adama inandım.
    Köpeğim ilk 6 gün çok hareketli, keyifliydi.
    Ancak karnında sağlıklı görünmeyen bir şişkinlik vardı.
    Daha sonra ishali ve kusması başladı, hiç yemek yiyemedi.
    Enjektörlerle beslememe rağmen ne versiysem sürekli parazitle birlikte kustu.
    Kendisine durumu anlatmam üzerine bu durumun normal olduğunu, üşütmüş olabileceğini, üç güne kadar toparlayacağını söyleyerek almam gereken ilaçları söyledi.
    Ancak ben yavrumu bulunduğum ilde hemen veterinere götürdüm.
    Tedavisine bir an önce başladık ama veterinerim pek umutlu değildi.
    Ben buna rağmen elimden ne geliyorsa yaptım.
    Sonuç olarak veterinerimin belirttiği zayıf bağışıklık sistemi,iç parazitler,güçlü viral enfeksiyon nedeniyle üç gün gözlerimin önünde can çekişen, beni kurtar dercesine gözlerimin içine bakan zavallı bebeğimi kurtaramadım.
    Köpeğimi götürdüğüm bütün veterinerler aşı kartına bakarak bu zamana kadar yapılması gereken koruyucu aşılarının hiçbirinin yapılmadığını en azından bir tane aşısı olsa kurtulma şansının olabileceğini söyledi.
    Çiftliği arayıp bu durumu anlatmam üzerine ihmalini kabul etmeyen çiftlik yetkilisi o kadar küçük hayvana aşı yapılamayacağını söyledi.
    Daha sonra internette yaptığım araştırmalar sonucu aynı olayı benim gibi bir çok insanın yaşadığını, bir sürü insanın ordan aldığı yavruları aynı şekilde kaybettiğini, çiftliğin hijyen koşullarının çok kötü olduğunu öğrendim.
    Kendim de bir tıp doktoru olarak bu suça ortak olup bu insanlara prim verdiğim için kendimden utanıyorum.
    Lütfen başka insanlar benim çektiğim acıları çekmesin.
    Bu çiftlikten asla hayvan satın almayın.
    Gereken her yere de bunu bildireceğim.
    Aynı mağduriyeti yaşayan insanlar da gerekeni yapsın lütfen.
    Ailem ve ben duygusal anlamda çok büyük bir çöküntü yaşadık.
    Gelişiye evimize neşe getiren canımız oğlumuzu kaybettik.
    İnsanların duygularıyla oynamak bu kadar kolay olmamalı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir