DUYURU: Lütfen yorumlarınızda iletişim bilgilerinizi vererek hayvan isteği yapmayınız. Sahiplendirme bölümündeki hayvanların sahiplendirilmesi ile Petshop Gerçeği sitesinin hiçbir bağı yoktur.

--------------------------------------------------------------------

Köpekleri Acıdığınız İçin mi Seviyorsunuz? – Çağatay Öztürk

Köpekleri Acıdığınız İçin mi Seviyorsunuz?

Bu yazımda sizlerle paylaşmak istediğim; insanların doğadan, Tanrı’dan birşeyleri isteyebilme özgürlükleri.

Öncelikle, ‘Bütün Dünya Buna İnansa’ başlıklı yazıma olumsuz birçok tepki aldım. Aldığım tepkilere cevap vererek sizlere anlatmak istediğim konuya farklı bir bakış açısıyla bakmanıza yardımcı olmak istiyorum. Ancak siz düşüncelerinizi değiştirmemekte kararlıysanız o halde sizin bu kararınıza saygı duymaktan başka yapacak birşey yok.

Bütün Dünya Buna İnansa’ başlıklı yazımda da beirttiğim gibi çocukluğumdan bu yana hep İrlanda Seteri cinsi bir köpeğim olmasını istediğimi bir kez daha yineliyorum. Ne mutlu bana ki şu anda da İrlanda Seteri cinsi bir köpeğe sahip oldum.

Bir psikoterapist olarak hiç kimseyi tercihlerinden, isteklerinden dahası hayallerinden ötürü yargılamak aklımdan bile geçmez. Oysaki bazı hayvan severler beni cins köpek arzuladığım için olumsuz yönde eleştirmiş dahası yargılamışlar. Hatta bir okuyucumuz, bu konuyu da kafasında, çocuğu olması isteyen bir kişinin ‘bir çocuk istiyorum ama özürlü olmasın, yakışıklı olsun akıllı ve sevimli olsun’ şeklindeki bir arzuyla eşdeğer gördüğünü söylemiş ve bu anlamda cins köpek isteyen kişilere pek yakınlık duymadığını dile getirmiş. Öncelikle sormak istiyorum; Bir kişi çocuğum olsunda güzel olsun ya da yakışıklı olsun diye istemesinin ya da gözleri bulut mavisi olsun, saçları altın sarısı olsun demesinde ne gibi bir yanlış var? Ayrıca insanlar Tanrı’dan çocuk isterken sağlıklı olsun da ister kız ister erkek olsun demezler mi? Çocukları özürlü olan aileler Tanrı’ya el açıp ne olur Allahım bize özürlü bir çocuk ver dedikleri için mi onların çocukları özürlü olmuştur. Ya da beni bu şekilde eleştiren bu okuyucumuz acaba Tanrı’ya el açıp ne olur Allahım bana özürlü bir çocuk mu ver diye dua ediyor merak ediyorum. Bu satıra kadar engelli kelimesini o okuyucumuz özürlü olarak kullandığı için bende o şekilde kullandım. Oysaki bu kelimenin doğru kullanım şeklinin engelli olduğunu düşünüyorum. Özellikle Türkiye gibi engellilerin yaşam zorluklarının sayısız olduğu bir ülkede kim ister engelli bir çocuğunun olmasını.

O okuyucumuz başta olmak üzere beni cins köpek istemiş olduğum ve bunu da sizlerle paylaştığım için beni eleştiren tüm okuyucularımıza hatırlatmak istediğim bir kaç önemli nokta var; Yedikule Hayvan Barınağın’dan evlat edindiğim köpeğim Clara ‘da barınağa terk edilmiş ve cinsi Pinscher olan bir köpekti. Clara’yı evlat edinirken ne deseydim barınak yetkililerine, Clara Pinscher cinsi bir köpek, dolayısıyla ben Clara’yı evlat edinemem mi?

Kaldı ki beni cins köpek istediğim için eleştiren kişiler sanıyorum hayvan barınaklarındaki cins köpek sayısının fazlalığından bihaberler. Ayrıca 10 yıldan fazla bir süre yaşadığım ülke olan İngiltere’de insanlar tıpkı diğer medeni ülkelerde olduğu gibi ya çiftliklerden köpek alırlar, ya da özel köpek üreticilerinden. Barınaktaki köpekleri korumak onlara iyi bakmak elbetteki önemli bir misyondur. Ancak bunu yaparken eğer cins köpeklerin nesillerini tüketmeği bir marifetmiş gibi sunarsanız o zaman dünyanızın sadece Türkiye’den ibaret olduğunu düşünmeden edemeyeceğim. Bir kez daha batı standartlarındaki ve iyi şartlarda ki köpek çiftliklerini kutluyorum.

Ayrıca burdan hemen hatırlarmak istiyorum. İrlanda Seteri olan köpeğim Roxy 7 aylık olmasına rağmen tıpkı diğer iki köpeğim gibi hemen kısırlaştırılmıştır. Genelde tüy dökme sorunundan birçok kişinin yakındığı bu cins köpeğim ile ilgili veterinerine ‘Benim köpeğim hiç tüy dökmüyor bu sizce bu cinse özgü birşey mi?’ diye sorduğumda verdiği cevap şuydu: Çünkü köpeğiniz sizinle çok mutlu ve çok kaliteli mamalar yediriyorsunuz. Bu nedenle bu yaşta bu kadar az tüy sorunu olan bir hayvanın ileri de hiç tüy sorunu olmaz dedi.

Son olarak beni cins köpek sevmiş olduğum için eleştirenlere psikolojideki çok önemli bir bilimsel gerçeği hatırlatmak ve dünyaya bakışlarını biraz daha genişletmelerini ümit ettiğimi belirtmek istiyorum: O da, insanlar duygu ve düşüncelerini kontrol edemezler, ancak davranışlarını kontrol edebilirler. İsteklerde bu duygu ve düşünceler bölümüyle çok ilgilidir. Hayvanları cins ayırt etmeden sevmelisiniz. Ancak bazı hayvan severler, sanki sokak hayvanlarını cins hayvanlarından daha çok sevince kendilerini daha yüce bir seviye de sanabiliyorlar. Ancak büyük bir yanılgı bu. O zaman bende şöylemi düşünmeliyim: Sadece Engelli çocukları sevelim ama güzel olan ya da zeki olanları sevmeyelim. Dahası merak ediyorum siz o köpekleri gerçekten mi seviyorsunuz, yoksa acıdığınız için mi?

Hayvanların karnını doyurmanız ve onların bakımlarını üstlenmeniz güzel, ancak onlardan öğrenmeniz gereken en güzel şey ‘Hayvanların yargıdan ve entrikadan ne kadar uzak oldukları gerçeği’.

Sevgiyle kalın , Hoşçakalın!

Ayırtetmeksizin tüm hayvanları sevin ama insanları da sevmeyi de unutmayın ve daha mutlu ve üretken bir toplum için insanları severken onları yargılamayın!

Çağatay Öztürk

Uzman Psikoterapist

www.cagatayozturk.net

Yorumlar

süper süper süper.sanki içimde kalan bir şeyleri kağıtlara dökmüşsünüz.benimde bir kusurum var bu konuda ben özellikle sokak köpeklerini seviyorum.hiç bir özelliği olmayan kırma cinsi belli değil ama en iyi dostlar.nerde bir sokak köpeği görsem cinsi ne olursa olsun sokak köpeği olsun hayatımı adamaya razıyım.sevgiler

Tamamı ile aynı fikirdeyim,ne tatlı bir dil kullanmışsınız.
birbirimize luzumlu luzumsuz saldırmak yaradılışımızda mı var her konuda ve her konumda hep kargaşa var.
halbuki bazı kavramlar evrenseldir tartışmaya , fikir ayrılığı veya yoruma kapalıdır.
bu da SEVGİ’dir.
Sevgiye yer varsa kalbinizde hiç ayrım yapmazsınız.
O zaman barış ve huzur duyabilirsiniz.
Ama bu en zor olanıdır.
Kavga etmek en kolay..
Bir de acımak konusu var.
Kırma olanlar cins olanlara nazaran genetik açıdan çok daha kuvvetli,acınacak olanlar sokağa terkedilmiş cins köpeklerdir.asla ağır şartlara mukavemet gösteremezler.

Saygılarımla,

sayın öztürk öncelikle bir okurumuz diyerek sanki ismini yazmamış gibi bir şey açıkçası beni üzdü… keşke yorumu gördüğünüzde altına fikir beyan etse idiniz… kendisi sanırım açıklardı ama o engel özür vs bir kenara bıraktım “mavi gözlü çocuk istediniz ama kahverengi oldu, o çocuğu kabul etmeyecekmiydiniz yani?” diyor… kastı şu; hepsi anasının kuzusuydu, hiç biri istemedi barınaklara düşmeyi… ve onları mal yerine koyup alıp satanlar yüzünden zaten kısacık yaşamları acılarla doldu… onlar mal değil, hepsi bebek ve her kusuruyla sevmek kabul etmek gerek…

“O okuyucumuz başta olmak üzere beni cins köpek istemiş olduğum ve bunu da sizlerle paylaştığım için beni eleştiren tüm okuyucularımıza” lütfen cins köpek istediğim için değil, bir köpeği “mal gibi sipariş verip satın aldığım için” ibaresini tercih ediniz.
çünkü tepkiler bunun üzerine…

beğeniniz o yönde olabilir fakat bu bir çiftliğin reklamını yapmak yada sipariş vererek bir “bebek sahibi olmak” bize yanlış gelen… zira “o bir okuyucunuz” cins köpeği barınaktan sahiplenmek dememiş dikkat ediniz 1ütfen, “cins köpek ALMAK” demiş…


İngiltere’de insanlar tıpkı diğer medeni ülkelerde olduğu gibi ya çiftliklerden köpek alırlar, ya da özel köpek üreticilerinden.”

ve bu da dog control yani “uyutmak” demek barınaktakileri malesef…

bunun hiç bir “can sever” tarafından kabul edilir yanı yoktur…

cins köpeği barınaktan sahiplenebilirdiniz.. nasıl olsa birileri sahiplenip dışarıya atıyor!! ha ne olurdu yaşı ileri olurdu belki sağlık problemi olurdu vsvs… sakıncalı mı sizin için???

tekrar söylüyorum, kanlı paraya hayır diyen bir sitenin misyonuna aykırıdır bu tavır… kendiniz alabilirsiniz.. doğrunuz bu da olabilir… ama hiç bir can mal değildir ve bunu böyle bir siteden duyurmamanız gerekir sanırım…

saygılarımla

bu arada acımak konusuna gelince,

insanların hepsine acıyorum fakat hepsini sevemiyorum… gözlerinde kötütülük gördüklerime güvenemiyorum da…

hayvanlarınsa hangi türü olursa olsun hiç farketmez gözlerindeki ışık beni kendilerine aşık etmek için yeterli… acıdığım canlılara dokunamamak gibi bir “özürüm” var malesef… yeni doğmuş bebekler, kuş yavruları, yada kötü insanlar bu grupta misal gerekirse… fakat hiç bir kırma köpeğe yada ayağı bacağı kopmuş, yaşlanmış hayvanlara dokunamadığım olmadı… hatta hepsini şapur şupur öperimde… evimde de halihazırda var hatta hem engeli olan hem de kırma olanlar… sanırım hepsini çok seviyorum ama acıdığım hiç olmadı… acıma duygusu hayvan sever için uykulardan eden yemek yedirtmeyen bir duygudur… eğer acıdıysanız ve bu bir hayvansa vay halinize… niye mi? çünkü kendinizi suçlarsınız o yavrucağın halinden dolayı… yani kırma olması falan acınacak şeyler değil… meraklanmayın… CAN CANDIR…

Sayın Çağatay Öztürk..
Yazınızda benim yorumuma gönderme yaptığınız için cevap hakkım doğduğunu düşünüyorum. Fakat sanırım yazımdaki özü atlamış olmalısınız.Hayvan satmayan petshopları örnek olarak gösteren ve bu yönü ile hayvanseverlerin takdir ve desteğini alan bir sitede bir köpek çiftliğinin reklamının yapılmasına içerleyen bir yorumdu benimkisi.. Elbette ki Tanrı’dan birşeyler isteyebilme özgürlüğünüz var.. ama bunu paylaştığınız sitenin bir misyonu olması ve ”petarkadaş” olmaması yadırgamamıza neden oldu sanırım..
Evet;cins köpek arzuladığınız için olumsuz düşündüm.. Fakat bu eleştiri ya da yargı değildi.. Sadece değişik bir bakış açısı idi.. çocuğu olması isteyen bir kişinin ‘bir çocuk istiyorum ama özürlü olmasın, yakışıklı olsun akıllı ve sevimli olsun’ şeklindeki bir arzuyla eşdeğer gördüğümü söyledim.. ve bu anlamda cins köpek isteyen kişilere pek yakınlık duymadığım doğrudur.insanlar Tanrı’dan çocuk isterken sağlıklı olsun da ister kız ister erkek olsun derler tabi ki; ama bu örnek bir çiftlikten sipariş edilen bir köpek hususu ile bağdaştırılamaz.Çocuk bekleyen insanların Allah’a dua etmesi ile ‘’secereli”tabir edilen bir anne ve babadan kendi rızaları dışında yavrulatılarak ve bir ticari materyal olarak kullanılarak birkaç yüz ytl. karşılığında ‘’safkan” bir …. cinsi köpek yavrusu alınması arasında derin bir fark vardır.. Ayrıca ne bizim bakış açımız ne de sizinkinin kabullenilmesi sözkonusu olamaz.. Şüphesiz hepimiz birbirimizin bakış açılarına saygı duyacak kadar uygar insanlarız..Peki sizce ”bütün dünya buna inansa”başlıklı yazınız petshop gerçeği sitesinde değil de ”petarkadas” sitesinde çıksaydı sizce bizler okuduktan sonra fikirlerimizi beyan edermiydik..?
Engelli kelimesi gerçekten özürlü kelimesinin kullanımından daha uygundur.. Sanırım engelli kelimesini hala tamamen zihnime yerleştirememişim.. Özür dilerim..
”Kaldı ki beni cins köpek istediğim için eleştiren kişiler sanıyorum hayvan barınaklarındaki cins köpek sayısının fazlalığından bihaberler.” Bihaber olmamız mümkün mü? kaldı ki diğer yorumlardaki Yasemin hnm.ı da tanırım.. Bizler barınak gönüllüleriyiz.. Zaten bu yüzden köpek sahiplenmelerde öncelikle barınaktaki hayvanların akla gelmesini istiyoruz.. Siz bunu ”dünyamızın Türkiye’den ibaret olması” olarak yaftalasanız da bu böyle.. Acaba sizin ülkemizdeki sözde ”barınak”lardan ne kadar haberiniz var? ya sizin dünyanız İngiltere’den ibaret ise..
İnsanlar İngiltere’de sadece köpek üreticilerinden ve çiftliklerden köpek alıyor olabilir ama ülkemizde ne yazık ki her sokakta bir köpek satıcısı mevcut..Bu sebeptendir ki Ülkemizde popüler olan cinslerin soylarının tükenmesi mümkün görünmüyor; kaldı ki böyle birşeyi bizler de arzu etmeyiz.. Fakat öncelikle köpek üretimi sadece layık olan firmalara verilmelidir ve ruhsatsız köpek üreticisi bırakılmamalıdır..
” Hayvanları cins ayırt etmeden sevmelisiniz. Ancak bazı hayvan severler, sanki sokak hayvanlarını cins hayvanlarından daha çok sevince kendilerini daha yüce bir seviye de sanabiliyorlar” Bizler de aynı şeyi söylüyoruz.. Hayvanlar cins ve hatta ”tür” ayırt etmeden sevilmeli..Köpeğin cins olması ya da sokaktan alınması çok farklı değildir.Ne de olsa “Sokak köpeği” küçümsenecek bir cins değildir. . Köpek cinslerini ”marka değerlendirir” bir zihniyetle ele almaktan kaçınmalıyız. Sokaktaki birçok köpeğin insanların düşüncesizliği, maymun iştahlılığı ve duyarsızlığı nedeniyle orada olduğunu aklınızdan çıkarmamalıyız. Ayrıca ”bazı hayvan severler, sanki sokak hayvanlarını cins hayvanlarından daha çok sevince kendilerini daha yüce bir seviye de sanabiliyorlar” söyleminiz fevkalade yaralayıcı ve kırıcıdır.. Bu insanların birçoğu gerçekten çok fedakar ve Allah’tan korkan ve Allah’ın rızasını kazanmak için düşkün olana, çaresiz olana kol kanat geren insanlardır.. Ben hiç bahsettiğiniz gibi bir hayvansever tanımadım.. Kaldı ki bu insanlar yaralı bir sokak hayvanını ”king charles spaniel” de olsa, bir cins ismine sahip olmasa da tedavi ettirir;yardımlarını esirgemezler..Burada yapmamız gereken kendi özeleştirimiz olmalıdır; önyargılarımız değil.. Psikolojideki çok önemli bir bilimsel gerçeği hatırlatmanızı ve dünyaya bakışımızı biraz daha genişletmenizi rica ediyorum.. Ne de olsa bir psikoterapistsiniz.. Acaba köpek sahiplenirken özellikle toplumun cins köpeğe bakışını baz alıp o köpeği sevmeye bu noktadan başlamanın ve kendini ”cins” bir köpekle gerçekleştirmeye çalışmanın psikolojideki karşılığı nedir..?
Çünkü ülkemizde köpek sahiplenmenin tam karşılığı çoğunlukla budur..
Cins olsun olmasın bir köpek sahiplenmeniz karnını doyurmanız ve onların bakımlarını üstlenmeniz güzel, ancak onlardan öğrenmeniz gereken en güzel şey ‘Hayvanların yargıdan ve entrikadan ne kadar uzak oldukları gerçeği’’dir. Yargıdan o kadar uzaktırlardır ki bizim sosyal çevremizde çok samimi olmadığımız bir kağıt toplayıcının, bir dilencinin ya da bir tinerci çocuğun ”en yakın dostu”olabilirler.. Hatta onlar için canlarını verebilirler..

Sevgiyle kalın , Hoşçakalın!

Ayırtetmeksizin tüm hayvanları seviyoruz.. ama cins olmayanları da olmayanları da seviyoruz.. unutmayın ve daha mutlu ve üretken bir toplum için insanları severken onları yargılamayın! Ne de olsa sizin kendini yüceltmek için sokak hayvanlarını kullandığını düşündüğünüz bazı hayvanseverler birçok sahipsiz hayvanı doyuruyor,kısırlaştırıp nüfuslarının kontrol altında olmasını sağlıyor , tedavilerini yapıyor ve doyuruyor..Yani maddi kaygı gütmeden birşeyleri ıslah ediyor..
( Cins köpek sahiplenme konusunda size cevaben yazılmış bir yazı değildir. ülkemizde köpek sahiplenmenin ve sahiplenilen köpeğin belirleyicilerinin eleştirel bakış açısıyla ele alınmasıdır. Sizin yeni dostunuza da en iyi şekilde bakacağınızdan hiç şüphem yok)

İzninizle ”köpekleri acıdığınız için mi seviyorsunuz ? ” sorunuzun cevabını vermek istiyorum.. Hayır; acınacak durumda olmayan köpekleri de seviyoruz.. Kendi köpeklerimizi de ; sizin köpeklerinizi de sokak köpeklerini de seviyoruz.. Ancak daha zor şartlarda olanlara ”pozitif ayrımcılık” yaptığımız doğrudur.. Bu ayrım için de asgari hoşgörülerinizi rica ediyoruz…

TURGUT PINAR

Irlanda seteri cinsi köpek istemeniz normal fakat önemli olan cins hayvan isteyip satin almak degil, barinaktan sahiplenmek, ya da sokaktan kurtarmak. Eger bir hayvan cins oldugu icin satin aliniyorsa asil bu sevgi degildir, insanoglunun bitmeyen, sonu gelmeyen güzele, iyiye sahip olma arzusudur. Gercek sevgi karsiligi olmayan sevgidir, hicbirsey beklenmeyen sevgidir. Yani severken kendi arzularinizi tatmin etmeyi, yada baskalarina karsi benim küpegim, kedim cins demeyi düsünmeyeceksiniz. Sadece o canliyi düsüneceksiniz. Olabilir, tipini begenebilirsiniz, cins olsun isteyebilirsiniz ama satin aldiginiz zaman iste o sevgi olmaz, barinaktan yada sokaktan kurtarirsaniz sevgi olur. Bana kedimle seyahat ederken cinsmi diyenlere cok kiziyorum, “hayir sokak kedisi” diyorum büyük bir zevkle,”ben sokak hayvanlarina bakiyorum, cins olsun diye satin almam” diyorum. Bircok kisinin satin alip da sokaga biraktigi iran kedilerim de oldu. Simdi size soruyorum, o hayvanciklari cins olduklari icin satin alip birakanlarinki mi sevgi, benimki mi?
bence de CAN CANDIR

küçükken bende hep bi alman kurdum olsun isterdim,büyüdüm şimdi ve neden bilmiyorum soköleri daha cok seviyorum,hele o bakıslar yokmu.sitemizde var baktıgımız 6 tane,2 si bana o kadar yakınki arabamı park ettigim an yanımdalar,tek istedikleride tabiki mıncıklanmak.cunku karınları her zaman tok

belirmeyi unuttum evimde 3 kedim var 2 si sokak,biri barınaktan alınma.pet shop lardan ne yalan sölim daha önce cok pet aldım ancak cogunlukla öldüler,ardlarına cok fazla gözyası bırakarak.en son bir rot almıstım,ama görseniz,derisi susuzluktan sıkınca elinizle öylece kalırdı,bacaklarının üstüne basamıyordu kafesten hiç cıkmadıgından ve bir deri bir kemikti.orda bırakamdım onu aldım.aylarca tedavi gördü çünkü gençlik hastalıgıda vardı uzun bir sıkıntılı dönemden sonra kurtuldu.ama 2 yasında kanserden öldü.o son kızımdı pet shoptan aldıgım,bir daha da adım bile atmadım pet shoplara,anladımkı zaten biz alalım diye hayvanları o hale bilerek getiriyorlar,barınaklarda geziyorum artık,alırsamda barınaktan sahiplenirim bundan sonra zaten

ben acıyorum ama ben köpekleri çok seviyorum ama annem melek girmez diye almıyo bende annemin halasının çocuğunun çocuğunun köpeğiyle oynamak zorunda kalıyorum zaten bize uzak oldukları için bende bazen oynuyorum bazen parka gittiğimizde köpek gördüğümde kendimi kaybediyorum

Annenize Cebrail’inde bir melek oldugunu hatirlatin ve maalesef o yasa hic hayvan sevmeden onun sicakligini hissetmeden bosuna yasamis oldugunu da.Ve sizi kendi ic gudulerinizle hareket ettiginiz ve bir hayvan dostu oldugunuz icin tebrik ediyorum

Hep bi kopegim olsn ıstemıştım..

Yorum yapın

(gerekli)

(gerekli)