--------------------------------------------------------------------
NTV- Petshop Gerçeği ve Boğazın Sokak Çocukları Yunuslar
http://www.haytap.org/index.php/201010082919/gorsel-basin/ntv-petshop-gercegi-ve-bogazin-sokak-cocuklari-yunuslar
NTV ekranlarında uzun süredir yayınlanan en iyi belgesellerden biri idi Hayvan Hakları İhlali. Yaklaşık 40 dakika süren ve prime timeda yayınlanan program bakımevleri gerçeğini , ormanlara atılan sokak hayvanları ile Petshop Gerçeğini ve Yunus Parklarında yaşanan dramı tüm çıplaklığı ile dile getirdi .
Programa konuk olarak HAYTAP adına Av Ahmet Kemal Şenpolat ve Öykü Yağcı ile belgesel yapımcısı Savaş Karakaş katıldı.
Yoğun istek alan program daha sonradan tekrar NTV tarafından ekrana getirildi. Kalıcı olması bakımından yayını her zamanki gibi HAYTAP.TV sitesine de aldık.
Haberin devamı yukarıdaki linkte…
Üç aylık av köpeği
3 aylık dunyalar tatlısı bir av köpeği, yıne bir terkediliş. Eski sahipleri nedenini anlayamadığımız bir şekilde sokağa bırakmışlar onu. Temel eğitim ve tahminimize göre av yapması için bir eğitim verilmiş. İnanılmaz sevgi dolu,çok iyi huylu ve uslu bir kız. Veterinerde bakımını ve gerekli parazit tedavisini yaptırdık. Bu güzel kızın bir daha terkedilmeyeceği ve çok sevileceği bir yuvaya ihtiyacı var, Çevrenizde böyle tatlı bir yavru sahiplenmeyi düşünenler varsa, ya da ilgilenebilecek yakınlarınız, ilanı iletebilirseniz bu küçük kıza bundan sonra mutlu olabileceği bir yuva bulabiliriz umarım..
Yer: İZMİR
İletişim için: 0 536 706 00 80
PET SHOP’TA YAŞAMAYA ÇALIŞAN HAYVANLAR
Merhaba yazın başından beri istanbul/kartal-rahmanlarda bulunan bir pet shop dükkanı dikkatimi çekmekteydi.Her gün minibüsle önünden geçip giderken yazın sıcağında papağan kafesinde bir maymunun oradan oraya atlamalarını görmekteydim.Bir gün özellikle minibüsten indim ve cep telefonumla pet shop’ın dışında sıcaktan bunalmış hayvanın fotoğraflarını çektim fakat cep telefonum bozulduğu için o fotoğrafları bulamıyorum.Bugün tekrar pet shop’ın önünden geçerken bu seferde güneşte kafes içerisinde dışarıda teşhir edilen yavru köpekleri gördüm.Bu nasıl bir vicdandır ki?Sıcacık havada o yavrular dışarıda güneşin altında tel kafeste teşhir ediliyor?Bu nasıl bir aç gözlülüktür ki bu hayvancağızlar dışarıda teşhir ediliyor.Şuanda ne yapacağımı bilmemekteyim o an aniden çekebildiğim fotoğrafıda eklemek istiyorum buraya beni bu konuyla ilgili oranın ceza almasını nasıl sağlayabileceğim konusunda yömnlendiriseniz çok sevinirim.Fotoğrafı yükleme çalıştım inşallah başarılı olmuşumdur.
http://img827.imageshack.us/img827/4972/img00193201009
Pet Shoplar ve Hayvan Barınakları
| Pet shop denilen o iğrenç yerlerdeki eziyetleri kendi gözlerimle gördüm. Tavşanıma (ki kendisine 1.5 yıldır bakıyorum) bir şeyler bakarken, ankara-kızılayın ortasındaki bir pet shopta, küçücük kafesin içinde 2-3 haftalık 4-5 tane tavşanın (muhtemelen kardeşlerdi) bir köşede birbirlerine sokulduğunu gördüm. Diğer köşedeyse yine anne sütünden kesilmiş bir tavşanın yatıyor olduğunu (nefes almıyordu ve yanlış hatırlamıyorsam ağzının kenarlarında yeşil izler vardı) fark ettim. Kim bilir ne kadar zamandır öyle duruyordu zavallım. İnsanlar her ne kadar inanmasalar da ben bütün hayvanların duyguları olduğunu düşünüyorum. Bu duygudan kastım sadece acı çekmek değil. Kardeşinizle aynı odada kapalı kalmışsınız ama o ölü. Neler hissederdiniz? Bence bütün bunları o minicik hayvanlar da hissediyor. Neyse.. Daha sonra hemen görevliye söyledim ama adam aldırmadı bile. O sinirle dışarı çıktım ama daha sonra ne oldu bilmiyorum… Yani bu anlattığımdan daha kötü şeyler de yaşanmıştır eminim. Yazın sıcağında ve kışın soğuğunda bırakılan hayvanlar vb. Ama insanlar bunun bilincinde değiller demek isterdim ama öyle! Hayvanlara yapılan işkencenin herkes gayet iyi farkında ama kimse farkında olmak istemiyor. İnsanlık sadece başka insanlara yapılan yardımlarla cartlarla curtlarla ölçülemez! (Gerçi bu da ayrı bir mesele ama neyse..) Bu arada kafeste beslenen hayvanları (tavşan, hamster vb.) evimize alıp kafese kapattığımız için bizi kınayan o çok duyarlı(!) vatandaşlara bir çift lafım var. Siz o hayvanların pet shoplarda neler çektiğini biliyor musunuz? Bir gün gördüğünüz tavşanı öbür gün görmediğinizde “aa biri almış” mı sanıyorsunuz. Hayır. Muhtemelen bahsettiğiniz tavşan şu an “çöpte”. Biz yani bir hayvanı alıp da ona gerçekten(burası önemli) bakan insanlar onlara çok büyük bir iyilik yapıyoruz. Elbette biz de isteriz arkadaşlarıyla birlikte olmalarını ama ona, arkadaşlarıyla birlikte olacağı yerden (barınak, çiftlik vb) daha iyi baktığımızı (ki buna daha sonra değinicem) düşünüyorsak ve o canlıya da alışmışsak (ve de o size alışmışsa, sizi görünce hoplayıp zıplamaya başlıyorsa) kop kopabilirsen. Tabi burda bir köpeği veya kediyi eve hapsetmekten bahsetmiyorum. Zaten bahçesi olmayan bir eve sahipseniz lütfen onlara sadece uzaktan bakmakla yetinin! Neyse konuya dönsek iyi olur.. Bence pet shoplar sadece hayvanlara yönelik malzemeler satmalı, hayvan değil! Hatta mümkünse hayvanlar satılmasın. Ya hayvanlar mal mı da satılıyorlar! (Mal olarak satılan başka canlılar da var ama konumuz hayvanlar) Hayvan barınakları diye bir şey var değil mi? Kabul ediyorum onlar da rezalet durumda… Ama geliştirilebilirler. Gerçekten istenirse yapılabilir. Amaan herkesin derdi kendine kim uğraşıcak hayvanlarla değil mi? Konu sadece pet shoplardan veya hayvan barınaklarından da ibaret değil. Dünyanın her yerinde insanların zevklerini tatmin etmek (biraz kaba oldu farkındayım) ve ihtiyaçlarını (!) gidermek için acı çeken (çektirilen) milyonlarca hayvan var. Fazla uzağa gitmeye gerek yok. Türkiye’de dini bayramlarda (ve normal zamanlarda) kesilen koyunlar, kuzular falan neden acı çekmek zorunda? Teknoloji gelişti değil mi? Amaan kim uğraşıcak uyutmayla falan. Zaten kesince ölcek hemen.. Pardon ama *** (siz anladınız) ölücek. Neyse daha söyleyecek çok şeyim var aslında ama kısa kessem iyi olucak.. Sokakta yaşayan hayvanlar veya pet shoptakiler, hiçbir farkları yok. Hepsi farklı farklı da olsa eziyet çekiyorlar. Bu eziyete son vermenin en olası yolu hayvan barınaklarına bir şans vermektir bence; hayvanların yazın gölgede oturabilecekleri, kışın soğuktan korunabilecekleri, kendi cinsleriyle koşup oynayabilecekleri ve belki de kendilerine iyi bir sahip bulabilecekleri bir yer olmaları için… Biliyorum bu hemen 2 günde olacak bir iş değil. Ama ne kadar erken başlanırsa o kadar hayat kurtarılabilir. Sizce de hayvanlar bunları hak etmiyor mu? Eğer hak etmiyor derseniz ben ve bir çok insan gerçekten boşuna çabalamışız demektir… |
Havada, Karada, Suda Katilim Kim?… HAYTAP
http://www.haytap.org/index.php/201009142861/etkinlikler/katilimi-kim-havada-karada-suda…-katil-aramiizda
3 Ekim Pazar günü tüm yurt çapında yapacağımız etkinliğimizi ; havada, karada ve suda, insan eliyle işkence gören, sömürüye alet olan, esaret altındaki tüm türlerin özgürlüğüne adıyoruz.
Çevre ve Orman Bakanlığı’nı, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nı, Sağlık Bakanlığı’nı ve yerel yönetimleri görevlerini yapmaya çağırıyoruz!
Yetkililerin, “resmi olarak da” sorumlu oldukları doğayı ve hayvanları korumak zorunda olduklarını hatırlatmak, bu süreçte “yasadışılığın” ortadan kaldırılmas…ı için toplanıyoruz.
Hayvanları Koruma Yasası olarak bilinen 5199 sayılı kanunun, acilen değişmesini istiyoruz. Hayvana yapılan şiddetin, işkencenin, idari para cezası karşılığı geçiştirilmesini istemiyoruz! Hayvanlara karşı işlenen tüm haksız fiillerin, “ceza hukuku kapsamına alınmasını”, şiddet uygulayan suçluların, mahkemelerde yargılanarak gerekli cezaları almalarını istiyoruz.
Toplumdaki en zayıf halkaya yönelttiğimiz şiddet, aslında hepimize yöneltilmiştir.
Gözlerimizi kapayarak, “Önce insan hakları” diyerek bu sorumluluğumuzu üzerimizden atamayız. Çünkü hayvana işkence, aynı zamanda bir insan hakları ve etik sorunudur.
Soruyoruz: Onların hakkını savunacak mekanizmalar çalışmadığı sürece, Türkiye uygarlık düzeyine
ulaşabilecek mi?












