DUYURU: Lütfen yorumlarınızda iletişim bilgilerinizi vererek hayvan isteği yapmayınız. Sahiplendirme bölümündeki hayvanların sahiplendirilmesi ile Petshop Gerçeği sitesinin hiçbir bağı yoktur.

--------------------------------------------------------------------

Sevgiyi öldürüyor, kaçakçılığı körüklüyor, hastalık yayıyor.

Hürriyet, 9 Şubat 2008

Pako’nun Sayfası

Hayvan sahibi olmak isteyen çoğu kişinin ilk durağı pet shop oluyor. Bir kaç yıl öncesine kadar, sayıları çok azdı. Şimdi neredeyse her mahallede bir tane var.

Ama İstanbul Veteriner Hekimler Odası Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Murat Arslan, bu artışın kontrollü olmadığını söylüyor: “Biz meslek odası olarak, pet shop’lardan kaç tanesinin ruhsatlı olduğunu bilmiyoruz. Halbuki, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’na göre, bunu bize bildirmeleri gerekiyor. Tahminime göre İstanbul’daki pet shop’ların en fazla yüzde 20 kadarı ruhsatlı. Ruhsat olmayınca denetim de olmuyor ve hayvanseverleri üzen çok kötü olaylar meydana gelebiliyor. Eve bir hevesle alıp getirdikleri hayvanlar hastalanıyor, hatta ölüyor. Bu, hayvanseverleri çok yaralıyor, ama esas olan hayvanlara oluyor.” Bu deneyimlerin yaşanmaması için, Doç. Dr. Murat Arslan doğru pet shop’u nasıl ayırt edebileceğimizi, hayvan alırken nelere dikkat etmemiz gerektiğini anlattı.

RUHSATINI GÖSTERMEK İSTEMİYORSA ŞÜPHELENİN

Bir pet shop’a girdiğinizde, önce ruhsatlı olup olmadığına bakın. Ruhsat her şeyin düzgün yapıldığının garantisi olmasa da, en azından biraz daha kayıt altında olduğunu gösterir.

Alacağınız hayvanın sağlığıyla ilgili detaylı bilgileri mutlaka öğrenin. Her hayvanın genel bilgileri, uygulanan ilaç ve aşıların adı ve uygulama tarihleri “Süs Hayvanları Satış Yerleri Hayvan Sağlık ve Satış Belgesi”nde bulunur. Bu belge, pet shop sahibi ve veteriner hekim tarafından doldurulmuş, imzalanmış olmalı.

Her ruhsatlı pet shop’un sorumlu bir veteriner hekimi bulunur. O hekimden fikir almak da faydalı olacaktır.

Dükkan sahipleri ruhsatını veya hayvanın sağlık belgesini göstermek istemiyorsa, hemen başka bir pet shop’a gidin.

Hayvana aşı yapıldıktan sonra, en az dört gün bakım altında tutulması gerekiyor. Dört günden önce hayvanı alıp eve getirmeyin.

Yavru kedi veya köpek alırken iki aylıktan daha ufak olanları almayın. Zaten yasa gereği de, iki aydan küçük hayvanlar satılamıyor, çünkü bu yavruların hem bağışıklık sistemi gelişmemiş, hem de aşıları tamamlanmamış oluyor.

CANLININ GARANTİ BELGESİ OLMAZ

Pet shop size gideceğiniz klinik hakkında yönlendirme yapıyorsa dikkatli olun. Şüphelendiğiniz durumlarda, size önerilen klinik dışında, objektif olacağına inandığınız başka bir hekime gitmekten çekinmeyin.

Bazı pet shop’larda, hayvanlar için garanti belgeleri veriliyor. Bunlara itibar etmeyin. Doç. Dr. Murat Arslan bu konuda ne kadar hassas olunması gerektiğini şöyle anlatıyor: “Bir canlı için garanti belgesi verilemez. Bir doktor hastasına, ’Sen şimdi hamile kal. Ben senin çocuğunu mutlaka doğurtacağım. Sonra da, sen bebeği şu hekime götürürsen, sağlıklı kalacak’ diye bir garanti verebilir mi? Hayvanlar için de böyle bir garanti verilemez.”

Pet shop ile kliniklerin ayrı yerler olduğunu unutmayın. Pet shop’ların, bırakın tedavi etmeyi, aşı yapmaya bile ehliyetleri yok. Eğer hayvanınıza pet shop’ta tıbbi müdahale yaptırırsanız, hukuki olarak siz de haksız duruma düşüyorsunuz.

KÖTÜ PET SHOP HAYVAN SEVGİSİNİ NASIL ZEDELİYOR

Ruhsatsız pet shop’lar hayvan kaçakçılığını körüklüyor. Doç. Dr. Murat Arslan, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı’nın hazırladığı belgelere göre 2006’da Türkiye’ye hiç hayvan ithal edilmediğini söylüyor, “Ama pet shop’larda satılan hayvanların yüzde 95’i yurtdışından geliyor” diye ekliyor. “Demek ki, hayvanların çoğu ülkeye kaçak olarak sokulmuş. Kaçak hayvanlar denetime tabi olmadığı için, onlarla beraber birçok hastalık da Türkiye’ye giriyor.”

Denetimden geçmeyen pet shop’ların, hayvan sevgisini öldürdüğünü Murat Arslan şu örnekle açıklıyor: “Biz Veterinerler Odası olarak, hayvan sevgisi oluşturmak için okullara, eğitimlere gidiyoruz. Sonra insanlar heveslenip, hayvan alıyor. Ama eve gelince hasta olduğunu görüyor. Pet shop’a götürdüklerinde adam hayvanı geri almıyor veya ’Yenisini vereyim’ diyor, ’İyileştiririz’ diyor. Ama o arada, kişi hayvan beslemekten vazgeçmiş, psikolojik olarak olumsuz etkilenmiş, üzülmüş oluyor. O zaman da toplumdaki hayvanseverlik zedeleniyor.”

Pet shop’ların hijyenik koşullara uymaması toplum sağlığını da olumsuz etkiliyor. Sadece hayvanlara değil, insanlara da bulaşabilecek hastalıklar denetlenmeyen pet shop’lardan yayılıyor.

Bazı kişiler aldıkları hayvan hasta çıkınca, baş edemeyeceğini anlayıp hayvanı sokağa bırakıyor. Bu yüzden son yıllarda sokak hayvanlarının sayısı artmış durumda.

DENETLEMELER YETERSİZ

2004’te yürürlüğe giren Hayvanları Koruma Kanunu, aslında pet shop’larla ilgili birçok düzenleme getirdi. Buna göre pet shop açacak kişinin, yerel yönetimler tarafından verilen bir eğitimden geçmesi lazım. Dükkanın teknik ve hijyenik koşullarının, hayvanın fizyolojik, anatomik ve davranış özellikleri göz önünde tutularak hazırlanması ve belli standartlara uyması gerekli. Ancak bu kriterler yerine geldiği zaman, Tarım İl Müdürlüğü pet shop ruhsatı veriyor. Ama kurallar çok detaylı olmasına rağmen, işleyişte birçok sorun oluyor. Dükkanı açacak kişilere verilen eğitim sadece iki-üç gün sürüyor ve içeriği yetersiz kalıyor. Ayrıca Tarım Bakanlığı tarafından yapılması gereken denetlemeler, veteriner kadrosundaki eksikliklerden ötürü düzenli gerçekleşmiyor.

SOKAKTAN DA HAYVAN ALABİLİRSİNİZ

Doç. Dr. Murat Arslan: “İyi eğitim verdiğiniz sürece, sokaktan gelen hayvan ile pet shop’tan alınan hayvanın hiçbir farkı yok. Aslına bakılırsa, sokaktaki hayvan daha dirençli bile oluyor, çünkü ülkemizin şartlarına daha çok uyum sağlamış durumda. Hem sokaktan bir hayvan alıp beslemenin, sağladığı vicdani tatmin de çok farklı.” Simla YERLİKAYA

Sincan ‘daki köpekler

Tarçın ve ailesi zor durumda. Şu anda Sincan ‘da bir fabrika bahçesindeler ve şimdi aklım hep onlarda o köpekler aç bir vaziyette ordalar …kısa zaman içinde de oradan başka yerlere attırılacaklarmış, işçilere talimat verilmiş.Ben oyalayın biraz dedim fakat eğer onları sahiplendiremezsem onların sonu olur.

Tarçın anne ve Garip baba kısırlaştırılmış.1,5 yaşındalar ve İlk doğumundan olan oğulları Pati ve Paşa…Pati ve Paşa da Haziran ayında 1 yaşında olacaklar. Diğer yavruları sahiplendirdik fakat bunlar büyük olduğu için kimse sahip çıkmadı. Artık buradan da ses çıkmazsa en son Barınağa göndermek zorunda kalacağım. Sizlerin yardımıyla nolur bu köpişleri el birliğiyle sahiplendirelim…Saygılarımla..

İnci Birinci

0532 432 38 41

incibirinci@gmail.com

Pervin Berkan [nazbadem@hotmail.com]

ACIL YUVA ARAYISI..!

SEVGILI ARKADASLAR,

EK’te RESIMLERINI GORDUGUNUZ CAN’lar ICIN ACIL YUVA ARAYISIMIZ VARDIR. SAHIPLENMEK ISTEYENLERIN YA DA SAHIPLENMEK ADINA YARDIMCI OLABILECEKLERIN ASAGIDA KI TELEFON NUMARALARINDAN ILETISIM KURMALARI ONEMLE RICA OLUNUR.

SEVGIYLE KALIN,
ESRA LICELI
0533 570 64 96
0216 572 85 40
0216 361 32 31

esra liceli [e-lcl@hotmail.com]

Felcli Yumos yuva ariyor (Yumoş melek oldu)

Genclik hastaligindan felc kalan, son 3 aydir da epilepsi nobetleri geciren Yumos, bakicisi memleketine dondugu, yerine de bakici bulunamadigi icin yuva ariyor.
Bankaya olan kredi borcum nedeniyle, klinige de yerlestiremiyorum, yuva bulunamazsa barinaga geri donmek zorunda kalacak.
Yumos oglana yuvasini acmak isteyenler Kebire Bozkurt’a mail atabilirler (info@kebirebozkurt.com)

Pervin Berkan [nazbadem@hotmail.com]

iBB Hasdal Kemerburgaz YuVA Bekleyenler

Merhaba Arkadaslar

İbb Hasdal Rehabilitasyon Merkezinde aralarinda uzun zamandir yuva bekleyen cok guzel yavrular var her hafta yenileride ekleniyor.
Soguk kafeslerde usuyorlar , hapisler ve insan gorunce cok seviniyorlar hepsinin sevgiye ihtiyaci var.
Elinizi cabuk tutun
Sevgiler,
Beria Atamturk
0532 253 91 53

esra liceli [e-lcl@hotmail.com]