DUYURU: Lütfen yorumlarınızda iletişim bilgilerinizi vererek hayvan isteği yapmayınız. Sahiplendirme bölümündeki hayvanların sahiplendirilmesi ile Petshop Gerçeği sitesinin hiçbir bağı yoktur.

--------------------------------------------------------------------

iSTANBUL VALİLİĞİ’ne şikayet dilekçesi

Tarih : 05.022010
Konu : İstanbul-Bostanci xxx Petshop’un denetimi hk.

Istanbul Valiligi Yuksek Makamina

Petshoplara ruhsat verilmesi ve denetlenmesi Valilik Il Tarim ve Il Cevre Mudurluklerinin gorevleridir.

Fakat iliniz dahilinde bulunan petshoplara Valiliginiz Il Tarim Mudurlugunce ciddi bir incelemeye tabii tutulmadan RUHSAT verilmekte, Il Cevre Mudurlukleri tarafindan kanun ve yonetmeliklere uygunlugu denetlenmemekte, yasal olmayan bicimde hayvanlar uretilmekte, insani ve ahlaki olmayan kosullarda tutulmaktadir.
İstanbul Il Tarim Mudurlugu olarak, xxx Bostanci-Istanbul (0216-xxx) Pxxx PETSHOP’un ilgili yonetmelige uygun olup olmadigini kontrol etmeden bu isyerine ruhsat verdiginiz bilgisi alinmistir.

Yasaya aykiri olarak ve uygun olmayan kosullarda hayvan satisi mevcut olan bu Petshop’ta hayvanlara veteriner kontrolu yapilmamakta olup, hayvanlar kendi ebatlarindan cok daha kucuk olculerdeki kafeslerde oldukca zor sartlarda yasamaktadirlar. Malum her seferinde belirttigimiz gibi kafesler yine kanuni olculere uygun olmayip hemen hemen hepside pislik icinde ve cok diski yapmamalari icin hayvanlarin onune su,yemek konulmamaktadir.

Sanki bu hayvanlar satilmak icin degilde iskence cektirilmek icin buradalarmis gibi bir goruntu soz konusudur.

Bu baglamda;

1. “xxx PETSHOP” isimli Petshop’un denetimi icin Valiliginiz Il cevre Md., Il Tarim Md., Belediye Veteriner Isleri md., Belediye Zabita Md., Veteriner Hekim Odasi temsilcisinden olusan bir ekiple YONETMELIK maddeleri uyarinca denetimini talep ediyoruz.

2. Bu petshopta ust uste konmus kafeslerin onlenmesini talep ediyoruz (akvaryum haric).

3. Bu petshopun alaninin yeterli olup olmadiginin, oradaki hayvan basina dusmesi gereken miktara gore hesaplama yapilip, yonetmeligin 7. Maddesinin 11 ve 13. siklarina gore YATAY ALAN hesabi ile kontrol edilmesini talep ediyoruz.

4. Petshopta bulunan hayvan sayisinin, bu sayiya gore olmasi gereken yasal zemin alan miktarinin ve petshopun mevcut zemin alaninin yeterli olup olmadiginin tespitinin yapilmasini talep ediyoruz.

Valiliginiz Il Cevre Mudurlugu olarak hem Istanbul’un diger petshoplarini hem de bu bu petshopu acilen ciddi bicimde denetleyerek, yonetmelige aykiri durum tespiti halinde RUHSATLARIN iptal edilmesi, aksi takdirde petshoplarin olumsuz kosullarinin tarafimizdan resimlenerek gorev ihmalinin belgelenip suc duyurusunda bulunacagimizin bilinmesini istiyoruz.
Valilik ilgili birimlerinin konuya iliskin uygulamalari ve alinacak tedbirlerin neler olacagi hususunda 4982 sayili Bilgi Edinme Kanunu ve 3071 sayili Dilekce Hakki Kanunu geregince yasal suresi icinde tarafima bilgi verilmesini, aksi takdirde Basbakanlik Bilgi Edinme Ust Kuruluna sikayette bulunacagim hususunu emir ve musaadelerinize saygilarimla arz ederim.

Saygilarimizla,

Zeynep Tekin

HAYTAP HAYVAN HAKLARI FEDERASYONU UYESI

TC.xxx

Dagitim:
Basbakanlik
Icisleri Bakanligi
Icisleri Bakanligi Mahalli İdareler Genel Mudurlugu
Istanbul il tarim mudurlugu
Istanbul cevre ve orman mudurlugu
TBMM Dilekce Komisyon Baskanligi

Ek : İlgi kanun maddeleri

EV VE SÜS HAYVANLARI SATIŞ, BARINMA VE EĞİTİM YERLERİNİN KURULUŞ, AÇILIŞ, RUHSAT, ÇALIŞMA VE DENETLENME USUL VE ESASLARINA DAİR YÖNETMELİK
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Teknik ve Hijyen Şartları

Genel Şartlar

Madde 7- Ruhsat verilmesi için iş yerlerinde aşağıdaki asgari, teknik ve hijyenik şartların bulunması zorunludur.

1) İşyeri zemini kolay yıkanabilen ve dezenfekte edilebilen fayans, mermer veya benzeri malzeme ile kaplı olmalı, duvarları su geçirmez kolay temizlenip dezenfekte edilebilir açık renkli malzeme ile kaplı olmalıdır.

2) İş yeri zemini eğimli olmalıdır. Zeminde kanalizasyon veya fosseptiğe bağlı ızgaralı veya sifonlu yer süzgeci bulunmalıdır.

3) İş yerlerinde, şehir şebekesine bağlı su tesisatı veya bu amaca yönelik yeterli kapasitede su deposu bulunmalıdır.

4) Zeminin ve duvarların temizlik ve dezenfeksiyonu için basınçlı su, musluk ve hortum düzeni bulunmalıdır.

5) Aydınlatma yeterli olmalı, hayvanları rahatsız edecek kuvvetli, doğrudan hayvanları aydınlatacak ışık kullanılmamalıdır.

6) İşyerlerinin dışarıya açılan pencere kanatları her türlü haşerenin girmesini engelleyecek tarzda kapatılmalıdır.

7) İşyerinin havasını, iklim, hayvan sayısı,hayvan türü gibi koşullara bağlı olarak temizleyebilen havalandırma tesisatı bulunmalıdır.

8) Kafes ve ekipmanlar ile malzemeler, dezenfektanlara dayanıklı, paslanmaz ve kolay temizlenebilir malzemeden yapılmış olmalıdır.

9) İşyeri her türlü mikroorganizmalara ve çeşitli parazitlere karşı yedi günde bir dezenfekte edilmeli ve örneği Ek-9 da bulunan dezenfeksiyon belgesi işyeri sorumlu veteriner hekimi tarafından imzalanarak işyerine asılmalıdır.

10) Her kafeste yemlik ve suluk bulunmalıdır. Kafes, suluk, yemlik gibi malzemeler , her hayvan değişiminden önce mutlaka dezenfekte edilmelidir.

11) Kafesler, hayvan türlerine göre yeterli sayıda ve büyüklükte olmalıdır. Kafesler üst üste konmamalı, akvaryumlar ise 4 kattan fazla olmamak üzere üst üste konulabilir.

12) Yılan, kertenkele, kurbağa, kaplumbağa gibi hayvanların barındırıldıkları özel koruma yerlerinde, tabii hayatlarındaki ortam sağlanmalıdır.

13) İşyeri alanı, hayvan başına en az aşağıdaki gibi olmalıdır.

-Her bir adet köpek için 0,8 m²,

-Her bir adet yılan için 0,2 m²,

-Her bir adet sincap için 0,3 m²,

-Her bir adet kedi için 0,2 m²,

-Her bir adet tavşan için 0,3 m²,

-Her bir adet fare, kobay, hamster için 0,1 m²,

-25 adet kanarya, muhabbet kuşu vb. küçük kafes kuşları için 0,4 m²,

-5 adet sevda papağanı, kolyeli papağan vb. orta boy kafes kuşları için 0,4m²,

14) İş yerlerinde köpek, kedi, sincap, ve yırtıcı hayvanlar kafeslerde tek olarak bulundurulmalıdır.

15) Akvaryum, raflar, kafesler ve masaların kapladığı alanlara ek olarak, hayvanların bakım, beslenme ve diğer hizmetlerinin kolaylıkla yapılabilmesi için yeterli genişlikte koridor bulunmalıdır.

16)Kafeslere konulan altlıklar en az haftada bir defa, gerekli durumlarda daha sık değiştirilmeli ve her değiştirilmede kafes dezenfekte edilmelidir.

17) “İş yerlerinde, hasta ve hastalıktan şüpheli hayvanların, sağlıklı hayvanlarla irtibatını kesecek şekilde her hayvan türü için izole edilmiş ayrı karantina yerleri veya kafesleri bulundurulmalıdır.” (Değişik: 27 Kasım 2001 tarihli ve 24596 sayılı R. G.)

18) İş yerlerinde çevreye rahatsızlık verecek hayvan seslerinin veya kötü kokunun yayılmaması için gerekli önlemler alınacaktır.

19) Temizlik artıkları, hayvanlar için kullanılan altlıklar ve dışkılar, çöp kutusu içine konan, dayanıklı ve yırtık olmayan, ağzı bağlanabilen naylon torbalar içine konulacak, işyeri dışına bırakılmayacaktır.

20) İş yerinde ölen hayvanların ölüm nedeni, sorumlu veteriner hekim tarafından kayıt defterine işlenir. Varsa yapılan tahlil, uygulanan tedavi ve laboratuar teşhisleri rapor halinde deftere işlenip işyerinde muhafaza edilir.

21) Bu Yönetmeliğe tabi iş yerlerinde, 3285 sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanununa tabi ihbarı mecburi bir hastalık çıktığında, sorumlu veteriner hekim durumu, resmi makamlara haber vermek ve yetkililerce alınacak yasal tedbirleri uygulamakla yükümlüdür.

22) Bu yönetmeliğe tabi iş yerlerinde bulunan hayvanlar, İl veya İlçe Müdürlüklerinde görevli Veteriner Hekimler tarafından, her türlü sağlık kontrollerini yapmak üzere karantinaya alınabilir. Karantina sonunda sağlıklı hayvanlara sağlık karnesi düzenlenerek işyeri sahibine iade edilir. Bu süre içinde hayvanların her türlü masrafları işyeri sahibine aittir.

23) “Pasaj veya çarşı içlerinde bulunan ev ve süs hayvanı satış yerlerinde, 7 inci maddenin ikinci ve dördüncü fıkralarının uygulanamadığı durumlarda, genel teknik ve hijyenik tedbirlerin uygunluğuna bakılır.” (Değişik: 27 Kasım 2001 tarihli ve 24596 sayılı R. G.)

Ev ve Süs Hayvanları Satış Yerleri

Madde 8- Ev ve süs hayvanlarının satış yerlerinde aşağıdaki şartlara uyulması zorunludur.

a) “Ev ve süs hayvanı satan iş yerlerinde, sorumlu veteriner hekimin bulundurulması ve il müdürlüğünce onaylanmış, veteriner hekimin çalışma saatlerini gösterir belgenin iş yerine asılması zorunludur.” (Değişik: 27 Kasım 2001 tarihli ve 24596 sayılı R. G.)

b) Hayvanlar işyerine konulmadan önce mutlaka iç ve dış parazitlere karşı ilaçlanmalı ve yapılan işlem tarihide belirtilerek sorumlu veteriner hekim tarafından sağlık karnelerine işlenip onaylanmalıdır.

c) İki aylıktan küçük kedi ve köpeklerin satışı yasaktır. Kediler 8. haftada ( 56 günlük ) Panleukopenia ve Rhinotracheitis, köpekler 8. haftada ( 56 günlük ) Parvo Viral Enterit, Corona,Hepatit, Leptozpirozis ve gençlik hastalığına karşı, 12. haftada kuduz hastalığına karşı sorumlu veteriner hekim tarafından mutlaka aşılanmalı, tarihleri belirtilerek sağlık karnelerine işlenmeli ve en az 4 gün bekletildikten sonra satışa sunulmalıdır.

d) Yurt dışından ithali yasak olan hayvanların satışı yasaktır.

e) “İthal edilmiş hayvanlar için, ithal edildiklerini gösteren gümrük belgelerinin, sağlık ve orijin sertifikalarının birer suretinin bulundurulması zorunludur.” (Değişik: 27 Kasım 2001 tarihli ve 24596 sayılı R. G.)

f) İşyerlerinde yılan, kertenkele, kaplumbağa, kurbağa, her türlü kuş ve akvaryum balıkları hariç diğer hayvanların türe bağlı tüm aşılarının yapıldığını gösteren sorumlu veteriner hekim onaylı sağlık karneleri bulundurulmalıdır.

g) İş yerinde satılan hayvanlarla ilgili bir örneği Ek-5′de bulunan kayıt formu doldurulup, sorumlu veteriner hekimin onayından sonra, mutlaka hayvan sahibine verilecektir.

h) İşyerlerinde, kaplumbağa, balık, yılan, kertenkele gibi akvaryum hayvanları, kanarya, muhabbet kuşu, papağan gibi kuş türleri ile kedi, köpek, gibi hayvanlar ayrı bölümlerde barındırılmalı ve satılmalıdır.

ı) Ebeveynlerin veya ebeveyn sorumluluğu taşıyan diğer şahısların açık rızası olmaksızın 16 yaşın altındaki kişilere ev ve süs hayvanı satılamaz.

i) Müşterilerin kafeste bulunan hayvanlara direk teması ve ulaşması önlenmelidir.

j) “Ev ve süs hayvanı satış yerlerinde, Nesli Tehlike Altında Bulunan Türlerin Uluslararası Ticareti Sözleşmesinin (CITES) I, II, ve III no’lu listeleri kapsamında bulunan hayvanlar için yetkili otoriteden alınmış ithalat CITES belgesinin bir nüshası ayrıca alıcıya verilir.” (Değişik: 27 Kasım 2001 tarihli ve 24596 sayılı R. G.)

“Hayvan Konukevi, Pansiyon, Otel Gibi Her Türlü Barınak ve Eğitim Yerleri” (Değişik: 27 Kasım 2001 tarihli ve 24596 sayılı R. G.)

Yasaklar ve Cezai işlemler

Madde 16-Yasaklar aşağıda sayılmıştır.

a) Bu iş yerleri, başka işyeri ile ve meskenle doğrudan ilişkili olmamalıdır.

b) İş yerlerinde, reçeteye tabi olmayan Veteriner Müstahzarları dışında her türlü ilaç, aşı ve biyolojik madde satışı yapılamaz.

c) İş yerlerinde, hayvan üretimi yapılamaz.

d) Bu iş yerlerinde doğal ortamlarından yakalanarak toplanan yaban av hayvanlarının, bunların yumurta ve yavrularının üretilmesi ve satılması yasaktır.

e) İş yerlerine muayene, tedavi ve aşılama amacı ile hasta ve sağlam hayvan kabul edilemez.

f) Bu yönetmeliğe tabi iş yerlerini, işyeri sorumlu veteriner hekimi, amacı dışında muayene, tedavi, ilaç ve aşı uygulaması gibi amaçlarla kullanamaz.

g) Satış yerlerinde hiç bir surette kafeslere misafir hayvan konmaz.

h)Hayvanların eğitimi sırasında hayvanın gücünü aşacak hareketlere zorlayarak yaralanmalarına veya sakat kalmalarına yol aşacak yöntemler uygulanama, cihaz tatbik edilemez.

ı) Ev ve süs hayvanları satış yeri, hayvan konukevi, pansiyon ve otelleri ile her türlü hayvan eğitim yerlerinin iş yeri kurma izni ve ruhsat almadan faaliyete geçmesi, ruhsat almış iş yerlerinde bu Yönetmelik hükümlerinin ihlali, veya Bakanlığın merkez ve taşra teşkilatı tarafından yapılan denetimlerde mevzuata aykırı hususların tespiti, görülen noksanlıkların ve aksaklıkların verilen süre içerisinde giderilmemesi veya eksikliklerin devam etmesi hallerinde iki kez yazılı ikazı takiben işyeri hakkında kapatılma kararı verilir.

Federasyonun Beykoz Ölümleri İle İlgili Resmi Açıklaması

http://www.haytap.org/index.php/201002032441/duyurular/federasyonun-beykoz-ile-ilgili-resmi-aciklamasi

Değerli Hayvan Hakkı Savunucuları,

Geçtiğimiz haftasonu Beykoz Ormanlarında yaşananları hepimiz üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz. İnsan eliyle katledilen bu hayvanların hepsi kısırlaştırılmış ve küpeli hayvanlardı. Aynı olay, İstanbul’daki pek cok ormanlık yerde sürekli olarak yaşanmaktadır; Ballica, Bolluca, Aydos, Basibuyuk, Antalya Varsak Ormanları ve daha yüzlercesi…

Bu olaydan sonra , artık Hayvan Koruma Dernekleri de kendileri için bir özelestiri yapmak zorundadırlar.

Görevlerimiz sadece hayvanları beslemek, belediyelere veryansın etmek olmamali; sokak hayvanlarının yaşamlarının sürmesi için uygun ortamın hazırlanması adına medyanın, sanatçıların, yerel yönetimler ile il çevre müdürlüklerinin, müftülüklerin, muhtarların , okulların, hepsinden de once bu çalışmalarda TOPLUM desteğinin de alınması kaçınılmazdır.

Bu bağlamda, ‘hayvanlara brosur ve afiş yediremeyiz’ argumanının da, pratikte hiçbir dayanağının olmadığı, sahadaki calışmalarla birlikte bu çalişmaların da eşgüdümülü olarak yapılmadığında; karnı tok ve küpeli hayvanlarımıza ne olacağı da alenen ortadadır.

‘Ben hayvanları besliyorum, kimse de zehirlemesin, kötü davranmasın’ mantığı, mevcut şartlar içinde bir hayalden ibarettir.
Bunu kendi şahsi çıkarlarına ve ego tatminlerine yönelik bir şova çeviren kişiler, hayvanlara aslında hayvansevmeyenlerden daha çok zarar verdiğini de artık öğrenmelidirler.

Delilsiz, belgesiz saldırmak ve medya üzerinden unutulmuşluklarını da bu vesile ile gündeme getirmekle, psikolojik, depresif duygular ile kamuoyuna hakim olacaklarını düşünüp bu vesileyle de sağa sola saldırmayı hak olarak görmekle; hayvanlara daha fazla zarar verilmektedir. Cumartesi düzenleneceği iddia edilen protesto ile federasyonumuzun bir ilgisi ya da katılımı olmadığını da tekrar bildirmek isteriz.

Toplumu arkamıza almadığımız müddetçe, idari makamlara bu yönde de baskı yapıp ikna edemediğimiz sürece, verilen tüm emeklerin, yapilan tüm çalısmaların boşa gittigini, bu ve bunun gibi bircok katliam gostermistir. Halk, çevre ve hayvanlar konusunda bıkmadan ve yılmadan bilinclendirilmez, egitilmez, ise – kısacası kolaya kaçar ve sadece hayvan beslemeye devam edersek , bu bilinen gerçeği de görmezden gelirsek, hayvanlarımız yerel yönetimler tarafindan zehirlenmeseler bile , insanlar tarafindan zehirleneceklerdir.

Umuyoruz ki yaşanan bu son olay, hayvanları sadece sevmek ve beslemenin, “Hayvan hakları mücadelesi” için, hiç de yeterli olmadığına dair son acı örnek olur.

Saygılarımızla.

Hayvan Hakları Federasyonu Yonetim Kurulu

KARŞILIKSIZ SEVGİ – Duygu Aksu

Tek başımıza kalırız bazen

Yalnızlığımızla…

Hayatla yüzleşmek zorunda kalırız

Işıksız soğuk sokaklarda

Bir başımıza…

Anlatamayız derdimizi bir türlü

Yüreğimiz sevgi dolu da olsa

Dile gelmez çünkü sözcükler

Hoş! İnsanlar da anlamaz ya

Nitekim

İtip kakılmak nedir

İyi biliriz

Bir kısmımızı kafeslere tıkarlar

Kalanımız zaten sokakta

Evde olanlar da konulunca kapıya

Onların sonu da biter barınakta

Biz terk etmeyiz yavrularımızı

Ailemize kabul edip sahip çıktıklarımızı

Ne görünce kaçma lüksümüz

Ne de kendimizi savunma hakkımız vardır

Biz ne anlatsak da gözlerimizle

İnsanoğlunun dediği olur

Onlar ne derse desin

Bir gerçek vardır ki

Belki de her birinden masum

Hepsinden güzel bir yüreğimiz vardır

Karşılıksız sevgiyle dolu…

BU KATLİAMIN SORUMLUSU KİM!

16851_312328256220_623221220_5287628_4100331_n

http://www.kadikoyweb.com/haberler/haber_142807.htm

Beykoz`da yine köpek katliamı!
01-02-2010

Hayvist Başkanı Asude Ustaoğlu, “Biz böyle mi kültür başkenti olduk. Köpekleri katlederek mi? Bu insanlık dışı birşey. Dört yavrusu olan anne köpeği öldürmüşler. Bu yavrular şimdi ne olacak? Yalnızca süt ile beslenmesi gerek. Her hayvansever köpeklere evinde bakacak yoksa bu yavrular ölür. Hayvan ölümlerinin sorumlusu belediyelerdir. Sadece Beykoz değil Büyükşehir Belediyesi bu katliamın sorumlusudur. Biz zaten haftada iki kez gelip bunların karınlarını doyuruyoruz. Bu yavrulara önce sevgi ile yaklaşan caniler, sonra onlara ekmeklerin arasında zehir vermişler” dedi.

Hayvanseverler daha sonra köpek leşlerini araçlarına koyarak konvoy halinde Beykoz Belediyesi önüne gitti ve bagajdan çıkardıkları 4 köpeğin ölüsünü belediye kapısı önüne koydular.

Bunun üzerine, belediye görevlileri ile hayvanseverler arasında gerginlik yaşandı.

Belediye görevlileri, “Başkanımız zaten böyle konulara çok hassas, belki belediyeyi sevmeyen birileri bu köpekleri öldürmüş olabilir” dedi.

Yaklaşık 1 saat belediye önünde eylem yapan hayvanseverler, daha sonra köpek leşlerini gömmek üzere tekrar ormanlık alana gitti.
16851_312328266220_623221220_5287629_6526496_n

 

 

 

 

 

 

16851_312328286220_623221220_5287631_1374397_n

Acaba Dora bizi affedecek mi? – Hürriyet 08.01.2010 Feyza Algan

Kaynak: http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=13413920
Güzin Abla-Feyza Algan
Hürriyet Gazetesi Tarih: 08.01.2010

Sevgili köpeğimiz Dora… İyi ve kötü günlerimizin can yoldaşı.
Küçücük bir ilgi, nasıl sevgi ve sadakat olarak fazlasıyla geri döner? “Köpek gibi sevmek” ne demektir?
Hepsini ve daha fazlasını ondan öğrendik.
Annesi ve 3 kardeşinin yanından onu aldığımızda 2 aylıktı. Elimizde, sevgimizle büyüttük.
2005 yılında, “Hayvan Hakları şenliği”nde köpek güzeli seçildi. Onun yanında küçük çocuk sevmek kolay değildi. Kıskanırdı… Büyük olduğu için ancak başını koyabildiği bir yastığı vardı. Eve gelen misafirlerin çocukları o yastığı elleyecek olsa çok kızardı. Başımı yastığa koyar gibi karnına koyardım da, hiç rahatsız olmazdı. Eşim, “Dora ne zaman kapıya gitse, az sonra sen zili çalıyorsun” derdi. Oysaki, biz, bir apartmanın 13. katında oturuyorduk. Ama o, belki kokumu alıyordu, belki hissediyordu. Ancak beni hep o karşılardı.
Araç ile uzun yolculukları sevmezdi. Bir defasında 60 km. gittikten sonra geri döndük. ıki kez, yaz tatilinde, onu köpek bakımevine bırakmak zorunda kaldık. Aldığımızda, bize küsmüş olurdu. Biraz da zayıflamış. Kendimizi affettirmek için sevdiği yiyeceklerden verir, oyunlar yapardık.
Ve nihayet, o temmuz ayı geldi. Büyük oğlum, “Siz tatile gidin. Ben Dora’ya bakarım. Siz döndükten sonra da ben tatile çıkarım” dedi. Öyle de yaptık. Tatilimiz boyunca Dora’ya benzeyen köpekleri görünce heyecanlandık, sevdik. Dora, çok sağlıklı bir köpekti. Bu nedenle, sağlığıyla ilgili bir endişemiz yoktu ama yine merak işte… Dönüşümüze iki gün kala, oğlum telefon etti, “Arkadaşlar tatile çıkıyor. Bana da çok ısrar ettiler. Dora’ya güzel bir yer bulup, ben de gideceğim” dedi. “Tamam” dedik. Çünkü, arada sadece iki gün vardı. ıki gün sonra Dora’ya kavuşacaktık.
Tatil bitti. şehrimize döndük. Eve uğramadan ilk iş olarak, büyük bir heyecanla Dora’yı almaya gittik. Bahçesi geniş, güzel görünümlü bir yerdi. Akşam saatleri olduğu için yetkili bir şahıs yoktu. Bizi, hayvanların bakıcısı karşıladı. Kısa bir sohbet faslından sonra da Dora’yı getirdi. O da ne? Dora, kir içerisindeydi. Burnu ve ağız kenarları kurumuş, göz kenarlarında koyu renkli akıntı vardı. Bizi şok edense, Dora sanki bizi tanımamıştı. Bakıcının elindeki sprey dikkatimi çekti. Belli ki, kötü kokuları gidermek istemişti. “Dora hasta, bu normal değil” dedik. “Stres yaptı, kısa sürede düzelir” dedi. İnandık…
Eve geldikten sonra durumun ciddiyetini kavradık. Ne yaptıysak Dora’yı neşelendiremedik. Hemen bakımevinin sorumlu veteriner hekimine telefon edip, durumu anlattık. O da, bakıcının söylediklerini tekrarladı. “Telaş etmeyin, rahat bırakın, düzelir” vs… Bu kez, bulunduğumuz yere en yakın veteriner hekime haber verdik. Çünkü, sürekli kontrolünü yapan klinik bulunduğumuz yere uzaktı. Veteriner hekim geldi. Dora’yı alıp, kliniğine götürdü. O gece, 02.00 ye kadar tedavisi ile uğraştı. Daha sonra veteriner hekim, “Yarın sabah kontrol için tekrar getirin” dedi. Dora’yı eve getirdik. Sabaha kadar başında bekledik.
Sabah olunca, tuvaleti için bahçeye indirdim, gezdirdim. Kısa bir süre gezebildi. Sonra, çimlerin üzerine yattı ve bir daha kalkmadı. Kucağıma aldım ve arabaya götürdüm. Arka koltuğa yatırdım. Hareketsizdi. Sadece bakıyordu.
Sürekli bakımını yapan veteriner hekime götürmeye karar verdim. Kliniğe ulaştığımızda hemen gereken müdahalede bulunuldu. Dora koma halindeydi ve çok az umut vardı… Beklemedeydik. Ve bütün uğraşılara rağmen, o gün akşama doğru Dora’yı kaybettik. Tarih; 20 Temmuz 2007.
Tatile çıkarken yazmaya başladığım Uzun Yollar Yolcusu adlı şiirimi o gün göz yaşlarıyla tamamladım.
Tedavisi ile ilgilenen klinik, isteğimiz doğrultusunda, otopsisini yaptırdı. Otopsi sonucunu alınca, Veteriner Hekimleri Odası ile Tarım ıl Müdürlüğü’ne şikayette bulunduk.
Soruşturma sonucunda Veteriner Hekimleri Odası, “Mesleki etik kurallar çerçevesinde özensiz davranışlarda bulunulduğu gerekçesiyle sorumlu veteriner hekimin yazılı ihtarla cezalandırılmasına” karar verdi. Tarım ıl Müdürlüğü ise yazısında, “Veteriner Hekimler Odası’nın kararıyla kusurlu bulunduğundan işletme hakkında yasal işlem uygulanmıştır” dedi. Söz konusu belgeler ışığında, yasal yola başvurduk. Mahkeme, yaklaşık 2 yıl sürdü. Bu sürecin sonunda ne oldu dersiniz? “Her iki davanın da reddine”… Tarih; 13.10.2009
İşte bu nedenle, Dora’ya olan borcumuzu ödeyebilmek amacıyla sürdürdüğümüz hukuk mücadelesine burada son veriyoruz. Hayvan hakları konusunda, ülke olarak istenen noktadan çok uzakta olduğumuz gerçeğini gördük, anladık. Dora bizi affeder mi, bilmiyoruz. Yaklaşık 5 yıllık dostluğumuzun bize yaşattığı manevi haz için O’na çok teşekkür ediyoruz… Rahat uyu sevgili DORA… Bizi affet..
***Rumuz: Ahmet Z.Y.

***Sevgili Ahmet Bey, can yoldaşınız Dora’nın ölümüyle ilgili öykü beni canevimden vurdu. Hikayenizi, beni inanılmaz etkilediği için, pek çok hayvansevere de örnek olabileceği düşüncesi ile köşeme alıyorum. Böyle sorumsuz hayvan misafirhaneleri, böyle sorumsuz veterinerler olmamalı; ama işin en acıklı tarafı mahkemelerimizin konu hayvan canı olduğunda bu gibi şikayetlere hâlâ pek fazla önem vermemeleri.
Sevgili Dora’ya (ve onun gibi canlılara) karşı biz insanlar olarak kendimizi affettirmek için elimizden geleni yapmamız gerektiğine inanıyorum. Sizi çok iyi anlıyor, acınızı gönülden paylaşıyorum.