--------------------------------------------------------------------
Kayıp Golden (İstanbul) Sahiplendirildi!
Bugün İstanbul/Maltepe/Gülsuyu E-5 te erkek bir Golden Retriever bulunmuştur.5 yaşlarında olduğu tahmin ediliyor.
Golden köpeğini kaybeden varsa lütfen aşağıdaki telefon numarasından Ahu hanımla irtibata geçsin..
IRTIBAT TEL: AHU HANIM 0533 597 02 92
ahugolbasikaya@hotmail.com
BİRAZ İLGİ BİRAZ SEVGİ
hayat güzel..Birde tek yaşadığımızı düşünelim..Evde ötmeyen bi kuş miyavlamayan bir kedi havlamayan bir köpek..fanustan bakmayan bir köpek onlar olmasa doğa sevgisi olmazdı.. bir düşünün.. sahildesiniz öle sadece yürüyorsunuz ama elinizin altında bir köpek olsa.. çayırdasınız bir inek yada bir kuzu.. olsa güzel olmaz mı? denize baktığınızda bir balık olduğunda her şey güzel dimi? şimdi tam tersini düşünelim.. çayır ,su , sahil yürü koş bak çok basit.. hepimiz hayvanları seviyoruz hayır ben seviyorum diyen insan varsa kalp i taştan galba.. tabii biz ne kadar onlar tatlı güzel desek yine her şey aynı nesli yavaş yavaş tükenen hayvanlar! artık uyanalım! biraz ilgi biraz sevgi olsa her şe güzel olurdu.. bide ay köpeğim olsun seviyim birde zorluklarını düşünün lütfen! bi iyi yanlarını bide kötü yanlarını! ben sunu demek istemiyorum ama sakın hayvan almayın alın tabii ama sahip çıkın! aklımıza ilk köpek kedi kuş gibi seyler geliyor balıklar ayılar yunuslar maymunlar kaplumbağlar daha büsürü hayvan.. hepsine sahip çıkalım.. BİRAZ İLGİ BİRAZ SEVGİ gerisi çok kolay..
beyza
Beyza kullanıcısının GELECEĞİN HAYVAN HAKLARI BAŞKAN ADAYI :))) adlı yazısını da okuyabilirsiniz. Site Ekibi
Tüm dünya yanlış düşünüyor olamaz…Ahmet Kemal Şenpolat
Aşağıdaki internet haberinden de gördüğünüz üzere Hayvana kötü muamele edenler de mahkemelerde yargılanabiliyor..hatta hapis cezaları alabiliyorlar.
O nedenle 5199 sayılı yasa bir an önce değişip kabahatler kanunu kapsamından çıkmalı yargı yolu , mahkemeler yolu açılmalı. Bu fiili işleyen il çevre müdürnün huzuruna makbuz kesilmesi için çıkmamalı doğrudan mahkemeye çıkıp yargılanmalı hatta “suçu” kesinleşirse sabıka kaydına işlenmeli.
Sitede görebileceğiniz ‘Gerekçeli Hayvan Haklarını Koruma Yasası-Yasa Değişikliği Taslağı’nı klasör halinde Türkiye’nin önde gelen tüm ceza hukuku kürsüleri ile bakanlıklara , TBMM başkanlığına yolladık. Tekrar hatırlatmak istedim.
Tüm dünya yanlış düşünüyor olamaz…
Türkiye hayvanlara bakış açısındaki hukuk sistemini muhakkak değiştirmesi ve reform yapması gerekiyor.
Bugün hayvana eziyet yapan yarın büyük olasılık insana da aynısını yapacaktır , potansiyel suçluyu devlet elinden kaçırıyor.
http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=132564
Av.Ahmet Kemal Şenpolat
İstanbul Barosu Hayvan Hakları Komisyonu Başkanı
DORA’nın Ölümü ve Active Kennel Hakkındaki Soruşturma Raporu
Eski Dora haberlerini okumak için buraya tıklayınız…
Fotoğrafta gördüğünüz Yeşil ailesinin üçüncü oğlu DORA’nın yaşam hakkını savunan Doğa, Doruk ve baba Ahmet Zeki Yeşil hukuk savaşına devam ediyor.
Ahmet Zeki Yeşil’in tarafımıza gönderdiği bilgi ve belgeler aşağıdaki gibidir.
-Avukatım Mehmet Çuhadar (Sağlık Sok.No:10/7 Sıhhıye-Ankara), sorumlu veteriner hekim Gürbüz Ertürk ile ilgili soruşturma raporunun bir suretini hem Veteriner Hekimleri Odası’ndan hem de Tarım İl Müdürlüğü’nden istemişti. -

Ankara Bölgesi Veteriner Hekimler Odası 31.01.2008 tarihinde (sayı:430 D:217) bir yazı ekinde soruşturma dosyasının fotokopisini avukatıma göndermiştir. Yazıda; “25.01.2008 tarihli talebiniz üzerine Müvekkilinizin Odamıza yapmış olduğu şikayet ve bu nedenle hakkında yürütülen soruşturma neticesinde, odamız Haysiyet Divanınca yazılı ihtar cezası almış bulunan üyemiz veteriner Hekim Gürbüz Ertürk’e ait ifade, haysiyet divanı kararı ve ilgili diğer belgelerin bulunduğu soruşturma dosyasının bir örneği ekte sunulmuştur” denilmektedir.

- Söz konusu yazının ekinde, T.V.H.B. Ankara Bölgesi Veteriner Hekimler Odası Haysiyet Divanı Başkanlığı’nın, Ankara Bölgesi Veteriner Hekimler Odasý Baþkanlığı’na gönderdiði yazı (08.11.2007 tarih-sayı:2007/1)bulunmakta olup yazıda; ”….Dora adlı köpek hakkında A.Ü.Veteriner Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim dalından gelen görüş te dikkate alınarak ve ayrıca hayvan sahibi ile ilişkiler, mesleki etik ve deontoloji kuralları göz önünde bulundurularak TVHB Hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin Uygulama Yönetmeliğinin (T.C.Resmi Gazete 13.09.2006 tarih ve sayı:26288) 10.bölüm, Disiplin Cezaları madde 116 a-11 fıkrasına göre “hastaya ilgi göstermemek veya özensiz davranmak” uyum saðlayan fiilden dolayı Active Kennel köpek bakımevi sahibi veteriner hekim Gürbüz Ertürk’e yazılı ihtar verilmesine oybirliği ile karar verilmiştir” denilmektedir.
Ahmet Kemal Şenpolat yazdı: MUSLUĞU ANA VANADAN KAPATMAK …
Sordunuz mu kendinize bu şeytan sizin peşinizi ne zaman ve nasıl bırakacak ? Hele Türkiye ‘de bu kadar sorun varken ?
Size hemen çarpıcı örnekler vererek işe başlayalım konuya dilerseniz :
Bir çift köpekten 6 yılda ortalama kaç köpek ürer eğer kontrol etmezseniz biliyor musunuz ? hadi tahmin edin…100 mü ? 500 mü ? 2500’e ne dersiniz ? abartıyorum galiba değil mi ? gelin şunu 5000 diyelim…ne kadar büyük bir rakam değil mi..düşünsenize kısırlaştırılmamış iki çift köpekten 5000 tane sokak köpeği üreyebiliyor…yani ortalama küçük bir kasaba boyutu kadar …..her yer it kedi dolabiliyor..bunun çözümü ise itlaf mı ? toplu zehirleme ya da vurarak kent ortasında katliam mı yapmak ? …siz zaten öldürmeye başladığınız zaman doğa yasası gereği onlar bir batında 4-5 tane yavru yapacaksa kendi türünü korumak için bu sefer bir batında 10-12 tane bile yavru doğurabiliyor….yani itlaf da etseniz , barınağa da tıksanız , onlara zulüm de yapsanız , yurtdışına da yollasanız , Büyükada’da atalarımızın yaptığı gibi oralara atıp aç da bırakıp birbirlerine parçalatsanız sorunu çözemiyorsunuz….Kaldıki bu durumlar çözüm olsaydı biz belki bu eğitime katkısı olsun 7sinden 70 ine herkes bilgilensin gözlerini kapamasın diye bu dergiyi bile çıkarmazdık değil mi ? Bu yavrucaklar , bu masum canlara gözlerimizi kapamaz zorunda kalmaz içimizdeki merhamet duyguları bu kadar yoğun olmazdı…
Bu arada ben size samimi bir itirafta bulunayım mı…? Yukarıdaki rakamı lütfen 5000den altmışbine çıkarın…! Unutmuşum 5000’de kalmış…6 yılda 60000 hayvancağız..sokaklarda barınaklarda trafik kazalarında…itlaf ekiplerinin zehirli iğnelerinde…Kısırlaştırma bile bu kadar sayı ile başa çıkamaz…hem maliyeti , hem emeği gereği…altı üstü iki kedi köpeği kısırlaştırmamanın ulaştığı rakamın korkunçluğunu size bir kez daha vurguluyorum…tam altmışbin…!
ÇÖZÜM :
Bu yazıda amacımız asla üzülmek şikayet etmek ağlama duvarı olarak birbirimize dertlerimizi anlatmak değil. Amacımız çözümü de göstermek.
O zaman okumaya devam edelim. Türkiye’ye kaçak yollardan ( yani ithal edilen ) getirilen yavru köpekler, 200 ila 1000 dolara satılsa da, hızla üremesi sonucu bir süre sonra sokak köpeğine dönüşmekte. Bu canların maliyeti ise özellikle bunları eski doğu bloku ülkelerinden getiren beş parasız pulsuz yattığı yerden para kazanan bayanlar sayesinde büyük bir ticarete dönüşmüş durumda. Bir başka deyişle , bunların maliyeti onlara ortalama 10-20 dolar arasında ve bu yavru canlar poşetler içinde havasız ortamlarda yurda kaçak olarak sokuluyor. Petshoplara geldiğinde ise bu köpekler zaten yavru olmalarının getirmiş olduğu sevimlilikle hemen satılıyor…
Satılamayan yavrular zaten sokaklarda…satılanları da benzer akıbet bekliyor..sonra bir bakıyorsunuz İsviçre Alplerinde yaşaması gereken St Bernard köpeği Marmaris’te sokak köpeği olmuş..Neden ? sahibi bakamamış..yavru iken zevkini tatmış..canı sıkılmış..tüyü var , pisliği var , komşum istemiyor , çocuğum bakamıyor diyip kendini de kandırıp bir barınağın önüne atmış ya da sıcak bir iklim de çöplerden beslensin diye terk etmiş..
Öte yandan iç sayfalarımızda da göreceğiniz üzere Türkiye’de birçok Hayvan barınakları ölüm kampı haline geldi. Bu hayvanları burada tutarak zaten YAŞAMAYA MAHKUM ediyoruz. Bunu hangi merhamet kabul edebilir ? hangi vicdan , gözleri kapalı hayatta yaşayarak günlük yaşamına hiçbir şey olmamış gibi devam edebilir ? birileri nasıl olsa bu işi çözer diye kendini kandırabilir ?
Buyurun buradan yakın ? bu köpek sonradan ne yapar ? ne eder ? sakatlanır mı ? ilacını kim verir ? kim bir daha sahiplenir diye düşünmek yok ?
Sonra buyurun size 60000 tane cins sokak köpeği..itlafa hazır ..işkenceye hazır…kuduz vs gibi hastalıkların yayılmasına ve insan sağlığına tehdit…..
Biz HAYTAP Hayvan Hakları Federasyonu olarak, konuya bilinçli ve bilimsel olarak yaklaşan diğer derneklerin de desteğini alarak 5199 sayılı Hayvanları Koruma Yasasında değişiklik önerisi üzerinde çalışıyoruz ve bu kaçak ithalatın/ihracatın durdurulması için yasa değişikliği vermeyi planlıyoruz. Tabii bu iş o kadar da kolay değil . bu işten , yani bu kanlı ve acımasız kapitalist ticaretten para kazanan , ekmek yiyen (!) bir o kadar da insan var..parasını kazandıktan ve yavru zevkini tadan insanlarımız oldukça da bunun önüne geçmek olası değil.
Öte yandan siz nasıl yurtdışına istediğiniz köpeği götüremiyorsunuz bu ticaretin bu aşamaya gelmesine neden olan gümrüklerde çalışan görevlilerin de birkaç dolar rüşvet uğruna bırakın hayvan katliamını kuduz vs gibi ülke insan sağlığına verdiği zararı da düşünün…yani 10-20 dolar rüşvet için oluşan pazara bakın..devletin vergi kaybı bir yana..kaçak ithalat adeta Nataşalar sayesinde körüklenmiş durumda ve onların üretmesine ve satmalarına izin verdikleri bu canlar sayesinde bu hanfendilerin 1 haftalık istanbul tatilleri de bedavaya gelmekte…Nasıl olsa Eminönü , Kadıköy , Surdibi gibi yerler sağolsun zabıtalarca o kadar işleri varken ! bir de itle köpekle mi uğraşacağız bu sıcakta diye denetlenmemekte…ama belki ileride kendi çocuğunu sokakta ısıracak bir köpekten bulaşacak kuduz hastalığı bilinci olmayan devlet memurundan bunu mu düşünmesini bekliyorsunuz ? ya da bir kaymakamın kalkıp da ben görevimi yaptım benim altımdakiler yapmıyor diyerek kendisini kandırmasını mı beklemek gerekiyor ?
Artık bu döngü bir ticari sektör haline gelmiş durumda. Bu döngüden ciddi olarak para kazanan tacir insanlar ortaya çıkmaya başladı. Düşünebiliyor musunuz ? bu zavallılar üzerinden para kazanma gafletinde bile bulunabilen insanlarla beraberiz her gün ? Sizce bunu binlerce fog balığını öldüren , kürk için hayvanları öldüren , balinları katledenlerden ne farkı var ?
İhaleyle barınak yönetmeye ve inşa etmeye kalkan ve bu işten her nasılsa kar elde etmek isteyen işini bilir , alaylı müteahitlerden tutun , yurtdışına gemiyle uçakla ( samur ,vizon ,pars ,ayı değil ) kedi köpek ihraç eden büyük iş adamlarına kadar… Hatta belediyelerden gelen paraları bilinçsiz olarak harcadıkları için ne kadar iyiniyetli olsalar da işi beceremeyen ama kendini kandıran , boş zaman eğlencesi olarak buralarda tutunmaya çalışanlar… Bu korkunç vahşi ticareti yapanların bahaneleri ise nasıl olsa sayemizde hazır..: Ölüm kampı haline gelmiş barınaklar , bu arada fırsat bulunca itlaf yapan belediyeler ve birbirini çekemeyen dernek yöneticileri. Yoksa yurtdışından gelecek ve sokak hayvanlarını öldürmek için “zehir” ya da kibar deyimiyle ötanazi ilacı almaya aracı olan , bunun karşılığında paraya boğulmak için aracı olmak isteyen dernekleri mi söyleseydim ?
Tüm bu gizli sorunların yanında , ölüm ve işkence kampı haline gelen hayvan barınaklarıyla da sorun çözülemeyecektir. İthalat ve ihracat trafiği ile musluk tepeden akmaktadır ama bizler yeri temizlemekle uğraşmaktayız. Yani , aslında tüm enerjimizi musluğu kesmeye adamamız gerekirken biz hâlâ kendini hayvansever diyen ancak belki sıradan vatandaştan hayvanlara daha fazla zarar veren kişilerin kaprisleri ile bilinçsiz olarak yapmış oldukları hataları temizlemekle zaman ve enerji kaybettiğimizi kime anlatabiliriz ? dibimizdeki “bizden” olan arkadaşımıza mı ?.
Küçük , insana özgü basit mücadeleler içinde aysbergin su üstündeki yüzeyini bile görmek istemiyoruz.
Nasıl olsa “can”larımızın dili yok ya ? Kimi kime şikayet etsinler ?
Av. Ahmet Kemal Şenpolat
HAYTAP Hayvan Hakları Federasyonu
Yönetim Kurulu Başkanı













