News

The Pet Shop 18 Mart

The Pet Shop 18 Mart’ ın sahibi Sayın Ayhan Gürel ile yaptığımız röportaj:

Bize kısaca işletmenizden bahsedebilir misiniz? Ne zaman hizmet vermeye
başladınız?

Yaklaşık iki yıldır bulunduğumuz yerde evcil hayvan sahiplerine ve dostlarına hizmet veriyoruz. İşin ticari boyutu yanında en başta bir insan ve hayvan sever olarak işletmemizin gerçek anlamda bir hayvan dostu ve özelliklede sokak hayvanları dostu olarak işlev görmesi içinde özenli bir çaba sarf ediyoruz. Tabii bu konuda çevremizden, müşterilerimizden ve komşularımızdan gördüğümüz destek için müteşekkir olduğumuzu belirtmek gerekir.

Sizin hayvanlar ve pet shoplarda hayvan satışı hakkındaki düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?

Dediğim gibi bir işletme sahibi olmanın öncesinde insanız. Doğayı paylaştığımız, hatta onlara ait alanları, çoğunlukla işgal ettiğimiz canlıların kafesler içinde para ile satılıyor olmasını öncelikle insan kimliğimiz ile kabul etmek mümkün değil. Ben burayı açmadan önce de Pet Shop’lardan hayvan satışına karşı idim, şimdi bir Pet Shop sahibi olarak eskisinden çok daha fazla karşıyım. Ticari kaygıların ve beklentilerin, vicdanımızın ve çevre duyarlılığımızın önüne geçtiği nokta insan olmanın en temel prensiplerinden de vazgeçtiğimiz nokta oluyor.

Elbette bu ticareti, kanunun öngördüğü esaslar dahilinde ve hayvanlar için iyi sayılabilecek koşullar sağlayarak yapan Pet Shop’lar var ama bu durum da bu ticaretin etik dışı olduğu gerçeğini değiştirmiyor.

Barınaklar, sokaklar binlerce zor durumda ve ilgi bekleyen sahipsiz hayvan ile dolu iken gidip Pet Shop’tan para ile hayvan satın alanların da en az satanlar kadar etik değerlerden uzak olduğunu düşünüyorum. Bize de bu yönde talepler geliyor ve biz bunların tamamını barınaklara veya ciddi anlamda sahiplendirme yapan sitelere yönlendiriyoruz. Ayrıca çevremizdeki sokak hayvanlarını da kısırlaştırdıktan sonra sahiplendirmeye çalışıyoruz. Bu konuda bizim işletmemizin en büyük şansı, son derece duyarlı ve hayvanlara sahip çıkmaya çok istekli bir çevrede oluşumuz. Onlar da çevrelerindeki sokak hayvanlarına karşı son derece ilgili oldukları için sahiplendirme konusunda oldukça önemli işler yapabiliyoruz.

Sektörün içinden biri olarak sizce pet shoplarda hayvan satışı ne gibi sorunlar doğuruyor?

Öncelikle Pet Shop’larda satılan hayvanların çok önemli bir bölümü denetim dışı geliyor. Bunun anlamı birçoğu gerekli sağlık taramalarından, kontrollerden geçmeden kafeslere konuyor. Buralardan bu hayvanları satın alanların daha sonra çok ciddi sağlık problemleri ile uğraştığını, oldukça yüksek oranda, satın aldıktan kısa bir süre sonra ölümlerle karşılaşıldığını biliyoruz. İşin açığı kalkıp sokaklardan veya barınaklardan sahiplenmek yerine Pet Shop’lardan para ile hayvan alan kişilerin buradaki maddi kayıpları çok da umurumda değil ama o hayvanların çektiklerini çok önemsiyorum. Kaldı ki yasa dışı yollar ile gelen hayvanlar daha sevk sırasında önemli oranda telef olmaya başlıyor.

Ben, bulundukları kafesleri kirletmesinler diye kafesteki canlılara mama ve su verilmeyip geceleri ayaklarından serum bağlanarak beslenen yerler duydum.

Bugün Pet Shop’ların genel profiline bakıldığında %95 i sınırlı metrekarelerde faaliyet gösteriyor. Bu metrekarelerde canlı hayvan satışı yapmak zaten fiziki olarak mümkün değil. Bunu yapmaya çalışmak hayvanlara getirdiği fiziksel zararların yanında genel hijyen koşulları açısından da elverişsiz oluyor.

 

Veteriner kontrolü şart koşuluyor ama birçok yerde veterinerler sadece imza atmak için uğruyor.

Canlıların hepsinin duygusu var. Duygu sadece insana mahsus bir olgu değil. Haftalarca kafeste bekletilmiş bir canlının da duygusal anlamda ciddi bir travma içinde olacağı göz ardı ediliyor.

Ülkemizde Hayvan Hakları ve Pet Sektörü konusunda yeterli bilince ulaşılamamış olması canlı hayvan satışı konusunda da kendini hissettiriyor. Bu konuda ne doğru düzgün bir yasal düzenleme ne de denetim mekanizması var. Şu anda yapı tüketiciyi de korumuyor. Dolayısı ile ciddi paralarla canlı hayvan alan bir tüketici bu bedel üzerinden “Ya Yaşarsa” kumarı oynuyor aslında.

Türkiye ne yazık ki hayvan hakları konusunda sıkıntı yaşanan bir ülke. Siz bunları nelere bağlıyorsunuz? Çözüm olarak neler yapılabilir?

Bu konu oldukça derin bir konu aslında. Yasal düzenlemelerden daha önce gerek ailelerin gerekse okulların hayvan sevgisi ve hayvan hakları konusundaki değerleri çocuklarına işlemeleri gerekiyor. Bugün ülkemizin büyük bir bölümünde aileler çocuklarının sokak hayvanlarına yaklaşmasına izin vermiyor. Onlara hayvan sevgisi değil hayvan korkusu aşılıyor. Zaten genel anlamda bilinçsiz olan ülke insanı bir de yanlış dini bilgilerle iyice hayvanlardan uzaklaştırılıyor. Önemli bir kesim hayvana dokunmanın abdest bozduğuna inanıyor. Hayvan deyince insanların ilk aklına gelen tüy, koku vs. oysa onların sağlayacağı binlerce pozitif etkinin kimse farkında değil.

Daha ilkokulda hayvan sevgisi ile ilgili bir müfredat oluşturulmalı. Çocuklara onlarla beraber yaşamanın sorumluluğu anlatılmalı. İlerideki yaşlarda da nasıl ki kurbağaların sindirim sistemini öğretmek için büyük bir çaba sarf ediliyorsa, sokak hayvanlarının yaşadığı zorluklar ve bunların önüne geçilmesi için bireylere düşen görevler ısrarla anlatılmalı. Hayvan sahiplenmeyi özendirecek faaliyetler yapılmalı. Hatta okullar bahçelerinde sokak hayvanlarına bir bölüm ayırmalı ve bunların bakım sorumluluğunu öğrencilere vermeli.

Yasal düzenlemeler elbette önemli. Ama şu an içinde sıcak bir şekilde yaşadığımız gibi Yasa Düzenlemesi deyince herkesin aklına Hayvanlara ne yapılacağı geliyor. Oysa Yasa, insanların hayvanlara ne yapıp ne yapamayacağını da kapsamalı. Adam arabası ile yavru bir kediyi eziyor arkasına dönüp bakmadan gidiyor. Bir insana çarptığında bunu yapabiliyor musun? Dolayısı ile yasa hayvanlara davranışları da aynı insanlara davranışlarla ilgili olduğu gibi düzenlemeli. Hayvanlara kötü muamele, göstermelik para cezaları ile geçiştirilmemeli, ağır yaptırımları olmalı.

Barınaklardan veya sokaklardan hayvan sahiplenmek özendirilmeli. Gerekirse sponsorlar desteği ile buralardan hayvan sahiplenenlere malzeme veya mama desteği verilebilmeli. Hayvan sahiplenemeyenler için de onları rahatsız etmeyecek miktarda bir yükümlülük yüklenerek, gerekirse çöp vergisine küçük bir ilave ile ( aylık 5 TL gibi) . Bu fon barınaklarda hayvanlara daha iyi koşullar sağlanabilmesi için kullanılmalı. Maalesef bizim ülkemizde farkındalık ucu azıcık cebimize değdiği zaman artıyor.

Sokak Hayvanlarına iyi koşullar sağlamak Belediyelerin temel görevlerinden birisi. Belediyeler bu görevi küçük aktiviteler ile yerine getirerek sorumluluk alanındaki özellikle çocuklarda bir farkındalık yaratabilir. Kış aylarında sokak hayvanları son derece zor koşullar yaşıyor. Belediyeler parklara mutlaka onlar için sığınma kabinleri yapmalı. Dönem dönem bu parklarda aktiviteler ile çevreye sokak hayvanlarının da olduğu hatırlatılmalı. Uçurtma şenlikleri gibi sokak hayvanları için kulübe yapma şenlikleri düzenlenebilir vs.

İlk defa bu yıl Turkcell, büyük bir firma olarak sokak hayvanlarına yönelik bir sosyal sorumluluk projesi gerçekleştirdi. Yeterli olmasa da çok sevindirici bir adımdı. Bunun mutlak surette yaygınlaşması lazım. Tüm büyük firmalar bunun için az da olsa bir bütçe ayırmalı. Bu teşvik edilmeli.

Ama her şeyden önemlisi herkes kendisini bu konuda sorumlu hissetmeli. Hiç bıkmadan usanmadan hayvan hakları konusunda çevremizdeki herkesi blinçlendimeye çalışmak zorundayız. Bir kişi bir kişidir. O bir kişi sokaklardan kurtulan bir candır.

Sizce yeterli denetim söz konusu mudur?

Bunun yeterli olduğunu söylemek imkansız. Benim için de geçerli bu. Benim işletmem de yeterli şekilde denetlenmiyor. İşin içinde canlı sağlığı var ve denetim mekanizması bunun en önemli parçası.

Sahiplendirmeler barınaklara yönlendirme, ilan panosu gibi birçok yolla yapılıyor. Siz sahiplendirmelerde nasıl bir yol izliyorsunuz?

Bizde sahiplendirme ile ilgili bir kaç yol var.

Öncelikle buradaki müşterilerimiz, komşularımız ile sıkı bir iletişimimiz var. Onların bildiği veya çevrelerinden duydukları sahiplendirilmeyi bekleyen hayvanları işletmemizin facebook sayfasından duyuruyoruz. Ayrıca bize gelen hayvan sahiplenme taleplerini de bu havuzdan karşılamaya çalışıyoruz. Zaman zaman geçici sahiplenme konusunda da bu havuzu kullanıyoruz.

Bulunduğumuz çevredeki tüm sokak hayvanlarını takip ediyoruz. Özellikle yeni doğmuş yavruları güvenli bir ortamda tutup gelişmelerini takip ediyoruz. Bize gelen sahiplenme taleplerinde de önceliğimiz bunları sahiplendirmek oluyor.

Eğer mevcut havuzumuz cevap vermezse de barınaklara yönlendiriyoruz. Şu anda bize en yakın Ataşehir Barınağı var genelde oraya yönlendiriyoruz.

Sahiplendirme yaparken nelere dikkat edilmesi gerekiyor?

Öncelikle bunun geçici bir heves olmadığından emin olmak gerekiyor. Elbette bunu yüzde yüz anlamak mümkün değil ama olabildiğince emin olmaya çalışıyoruz. Hâlihazırda bir hayvan sahibi olması, daha önce bakmış olması ve onun akıbeti kararı etkileyen faktörler.

Kısırlaştırma ve chip taktırmayı şart koşuyoruz. Ayrıca sahiplenecek kişinin bizim ulaşabileceğimiz bilgilerine sahip olmayı istiyoruz. Bir müddet fiziki olarak veya en kötü telefonla takip ediyoruz. Kontrolleri ve aşıları yapacak Veteriner Kliniğinin bilgilerini alıyoruz zaman zaman crosscheck yapabilmek için. Bakamayacaklarına karar verdikleri anda tekrar bize getirmelerini istiyoruz.

Biz temel prensipler yanında bizim kanalımız ile hayvan sahiplenecek kişiden ayrıca bir barınağa mama yardımı yapmasını istiyoruz. Bu mamanın da bizim işletmemizden satın alınmasını kabul etmiyoruz.

İşletmenize gelenler ne gibi ürünler bulabileceklerdir?

Bizim işletmemizde dostlarımız için her türlü mama ve aksesuarı bulabilirler. Ayrıca çözüm ortağı dostlarımız ile işbirliği içinde pansiyon ve gezdirme hizmeti de sunuyoruz. Pansiyon hizmetini de kafeslerde değil, rahatça koşturabilecekleri bir alanda yapan bir çözüm ortağı ile yapıyoruz.

Size ulaşmak isteyenler için pet shopunuzun adres, telefon ve e-mail bilgilerinizi alabilir miyiz?

The Pet Shop 18 Mart

Cemil Topuzlu Caddesi, Mahur Sokak, No:1/F Çiftehavuzlar/İstanbul

Tel: 0216 3861018

0532 3232925

http://www.facebook.com/PetShop18Mart

http://www.twitter.com/PetShop18Mart

1 Comment

  1. emrah

    Ayhan Gurel pet shop sahibi, tarihi gecmis ic parazitin tarihini keserek satisini yapmistir. Ewe geldigimde fark ettim. Sonra geri goturdumde hic bir aciklama yapamadi. Para iadesi verdi.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir