DUYURU: Lütfen yorumlarınızda iletişim bilgilerinizi vererek hayvan isteği yapmayınız. Sahiplendirme bölümündeki hayvanların sahiplendirilmesi ile Petshop Gerçeği sitesinin hiçbir bağı yoktur.

--------------------------------------------------------------------

Umut Oran ve Oscar…16 yıllık dosta veda ilanı veren CHP genel başkan adayı

İşte umut ettiğimiz, özlediğimiz bir zihniyet…

Umut Oran’a başarılar diliyoruz.

Diğer siyasetçilere de örnek olması dileğiyle…

Pet shop Gerçeği Ekibi

30 Eylül 2007, Hürriyet, Bekir Coşkun

O “veda” ilanı Hürriyet’te yayınlandığı gün, iyi insanlar birbirlerine haber verdiler.

İlan, ikinci gün hemen hemen tüm gazetelerin birinci sayfalarına haber olmuştu.

Hem ilanı, hem haberi okuyanlar donup kaldılar.

İlan, ikinci gün hemen hemen tüm gazetelerin birinci sayfalarına haber olmuştu.

Hem ilanı, hem haberi okuyanlar donup kaldılar.

Yürekli bir işadamı Umut Oran’ın, 16 yıllık arkadaşı Oskar’dan ayrılışının “Vefalı dosta veda ve teşekkür” diye başlayan ilanıydı bu:

“...Gece gündüz, karda, kışta... Hayat arkadaşım köpeğim, sadık, sabırlı, sevgili Oskar’ımı kaybettim…”

Bu ilanın tüm ülkeyi etkilemesinin sebebi neydi?

  • Her gün birçok ölüm ilanı yayınlanan gazetenin bu ilanı niçin anneleri-çocukları ağlatmış, en katı erkeklerin gözleri dolmuştu?Niçin medya tekrar tekrar verdi o ilanı?Ben bu pazar niye “ilan”ı yazıyorum?(………)Çünkü o ilan hepimizin adınaydı.

    Devletin, bireylerin, toplumun, irili ufaklı hemen hemen tümümüzün bir ortak suçu karşısında, küçük bir “düzeltme” gibiydi.

    Ulusal merhametsizliğimiz ve acımasızlığımız karşısında, bir “özür dileme” yerine geçti Oskar’ın ilanı.

    Sanki insanlara “Yapmayın…” diyordu:

    “…Herkesin imkánı kadar, kapısının önünde ya da yolda gördüğü köpeklere-kedilere, sadece duyarlılık ve sorumluluk göstererek bir lokma yiyecek, bir yudum su vermesi…”

    Bunu istiyordu ilan.

    Ve o ilan bize her şeyi olan zengin bir işadamına, bir köpeğin verdiği en değerli servetin öyküsünü anlatıyordu:

    “…Onlara göstereceğiniz küçük bir ilgi, biraz şefkat, size misli fazlasıyla sevgi ve sadakat olarak geri dönecek… Bundan duyacağınız manevi haz inanın asla vazgeçemeyeceğiniz çok farklı bir duygu olacaktır…”

    İşte böyleydi Oskar’ın ölüm ilanı.

  • 17 yıllık arkadaşımdan ayrıldığım, onun tasmasını okşayıp son yastığını kokladığım günlerde, 16 yıllık bir başka dostluğun gazete sayfalarındaki öyküsü sadece beni etkilememişti.
  • Türkiye’yi sarıp sarmalamıştı.Dilden dile, elden ele dolanıp durdu. Sanki bir ulusun tozlanmış o sevgi ve merhamet duygularının kıpırdayışının ilk duyurusu gibiydi Oskar’ın ilanı.
  • Umut Oran

    Pako’nun sayfası Hürriyet 1 Şubat 2003

    Bir bardak sevgi..Yazı yazmak öyle o kadar da kolay değil..

    Ben önce ne yazacağımı kararlaştırır, sonra gerekli araştırma ve temasları yapar, oturup adam gibi yazarım..

    Babam Bekir Coşkun’un yazı yazışını anlayamam..

    Yazısını yazarken kendi kendisine küsüyor..

    ‘‘Bu rezalet.. Böyle bir ifade nasıl olabilir?..” diye bilgisayarının başında bağırdığında, o rezalet ifadeyi kendisinin yazdığını anlarım..

    Benim öyle bir sorunum yoktur..

    Yazdım mı, tamam..

    *

    İşte sonunda Bekir Coşkun’u ‘‘bardak” yaptılar..

    D&R Mağazaları’nda görmüşsünüzdür; beyaz bir kupa bardak, üzerinde Latif Amca’nın çizgileri ile Bekir Coşkun..

    Bu tutarsa, Bekir Coşkun tavaları ve Bekir Coşkun bornozları da çıkabilir..

    Daha da tutarsa bakarsınız bizimki yazarlığı bırakmış, zücaciyyeci dükkanı açmış..

    Elbette ben yazılarımı sürdürürüm..

    Şimdilik bu bardakları ve t-shortleri satıyorlar..

    Bekir Coşkun’a ilgi az olur diye yanına beni de çizdiler..

    Satış arttı..

    *

    Sunu da söylemeliyim:

    Bu bardakların gelirinden bana da bir pay vereceklerini söylediler..

    Babam ‘‘Pako’ya mektuplar kitabında olduğu gibi, Pako adından dolayı ne türlü gelir olursa olsun, hayvan barınaklarına verilecek” diye karar aldı..

    Kısacası; üzerinde bizim karikatürlerimiz olan o bardakların payıma düşen geliri, barınaklardaki köpeklere-kedilere gidecek..

    O şanssız hayvanlara mama olacak, ilaç olacak..

    Yolunuz bir DR mağazasına düşerse, bir bardak alırsanız..

    Sahipsiz bir dosta, bir avuç mamadır o..

    Bir avuç sevgi..

    Yönetim Kurulu’nda bir köpek

    Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği, Avrupa Hazır Giyim Sanayicileri Derneği ve Uluslararası Hazır Giyim Federasyonu Başkanı Umut Oran, akida cinsi köpeği Oskar’la her an beraber. Sahibinin yoğun iş temposuna hiç şikayet etmeden uyum sağlayan Oskar’ın kendi adını taşıyan bir atölyesi bile var.

    Oskar’la ne zamandır berabersiniz?- Oskar 12.5 yaşında. Neredeyse doğduğundan beri benimle. Bir arkadaşım Amerika’dan getirmişti Oskar’ı. Ben köpeğimi yeni kaybetmiştim ve yeni bir köpek almayı düşünmüyordum. Ama bana o kadar bağlandı ki, her gün beni görmeye işe gelmeye başladı. Arkadaşım da en sonunda bana verdi.

    Yoğun bir iş temponuz var, siz işteyken Oskar ne yapıyor?- Şirket kurulduğundan beri Oskar da benimle birlikte işe gidip geliyor. Hafta sonu dahil sabah 6 akşam 10 iş başında. Katıldığım tüm toplantılara, yemeklere de benimle birlikte geliyor.

    Bu durumdan memnun mu, hiç huysuzluk yapmıyor mu?- Onun tek isteği sahibinin yanında olması. Minimum 750 bin kilometre yol yapmıştır benimle. Haftada 1-2 kere Bolu’daki fabrikaya gidiyoruz. Fabrikanın kuruluşunda bana çok destek oldu. Yalnızdım ve bana can yoldaşı oldu.

    İKİ SENEDİR KÖR

    Sizi yormayan, sakin bir yapısı var o zaman…- Evet çok sakin bir köpek. İş köpeği gibi, herkese karşı mesafeli. İş yerinde zaten günün büyük bir bölümünü uyuyarak geçiriyor. En sevdiği şey uyumak. Ağırbaşlı, şımarıklığı yok. Artık insan gibi oldu. Şirketi bile var. 7-8 sene önce Domino Tekstil’e bağlı bir atölye kurduk. Adı Oskar, logosu da patili. Oskar için şirketin yönetim kurulu üyesi desek yeridir.

    İkinizi hep beraber görmek insanları şaşırtıyor mu?- Bolu’da insanlar beni köpekli adam diye tanıyordu ilk başta. Benim köpeğimi otele, restorana götürmeme şaşırıyorlardı. Zamanla alıştılar. Protokolde bile yanımda. Gelmediği zaman ‘Oskar nerede?’ diye soruyorlar.

    Oskar’ı bırakmanız gerektiği zaman tavrı ne oluyor?- Başka yerde bıraktığım zaman huzursuz oluyor. Bu yüzden bir yere gittiğim zaman, işin içine hep Oskar’ı da katıyorum. Dışarıda işim varsa, eve dönerken mutlaka uğrayıp onu alıyorum. Yoksa aklım onda kalıyor. İki senedir gözleri görmüyor, ben rehberi oldum. Komutlarla onu yönlendiriyorum. Gözlerinin görmemesi huyunda hiçbir değişikliğe sebep olmadı.

    Bir gün onu kaybedecek olmanız size neler hissettiriyor?- Düşünmek bile istemiyorum. Kanser oldu, kemoterapi gördü ve neyse ki atlattı. Ona çok alıştım. Bolu’daki fabrikada 15 tane köpeğim daha var. Oskar’ın yavruları orada, depremzede bir köpek var, bizim mahalleden götürdüğüm sokak köpekleri var. Onları da çok seviyorum ama Oskar’la yakaladığım şeyi bir daha yakalamama imkan yok.

    http://www.haytap.org/index.php?option=com_content&task=view&id=446&Itemid=1092

    Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış.

    Yorum yapın

    (gerekli)

    (gerekli)