--------------------------------------------------------------------
Üreticilerde Aranan Şartlar – Çeviri: Reha Intepeli
Redaksiyon: Buket Yılmaz
Çeviri yazıları yayınlamamızın ve bu yazılara büyük önem vermemizin nedeni, AB ülkelerindeki sisteme dair kaynak bilgileri tüm hayvan dostları ile paylaşabilmek ve çeşitli ülkeler tarafından kaçak hayvan ticaretini çözmeye yönelik geliştirilmiş sistemleri inceleyerek tartışmaya açmak, aynı zamanda ülkemiz koşullarına hangi sistemin adapte edilerek daha uygun bir çözüm oluşturacağı konusunda hep birlikte fikir alışverişinde bulunmaktır.
Almanya’da petshoplarda hayvan satışı yasaktır. Üretim evleri sistemi vardır, bu evler hem dernekler hem de devlet tarafından sıkı bir şekilde denetlenmektedir. Orada da sorun, kaçak ve kötü koşullarda üretim yapan çiftliklerin de bulunmasıdır ve çözüm olarak hayvan sahibi olmak isteyenler doğru üreticiye nasıl ulaşacakları konusunda bilgilendirilmeye çalışılmaktadırlar. Konu ile ilgili daha detaylı bilgi için Reha Intepeli’nin çevirilerini takip etmenizi tavsiye ediyoruz.
petshopgercegi.com
Çeviri: Reha Intepeli
Yazının Almanca Orijinali: http://www.zuechter.info/tiere-stammbaum-1.html
Konunun ilk bölümü ‘Hayvan satin alirken – kimlikli veya kimliksiz?’ yazısında
Üreticilerde Aranan Şartlar
Üretici ancak bir “Cins Uzmanına“ üretim için uygun koşullarını, özellikle üretim için yeterli bilgiye sahip olduğunu (bilgili bir üretici olduğunu!) ispatladığı taktirde kimlik almaya hak kazanıyor. Bu bilgiyi Üretim Derneklerinden edinebiliyor. Daha üretime geçmeden önce üretim yapılacak yerin (ortamın) koşulları uzmanlar tarafından inceleniyor. Mekanın aydınlığı, ısıtması, suyunun mevcut olması, büyüklüğü ve hijyenik olması belli standartlar gerektiriyor, uygun koşullar sağlanamadığı sürece üretime onay verilmiyor. Ayrıca yavruların yetiştirilmesinde yeterli zamanın bulunması gerekiyor.
Şimdi bazı okuyucular için yavrunun anne-babasının çok güzel ve üretime uygun olmasının, denetlenmiş ve onay almış bir yerden olmasının bir önemi yoktur belki. Sonuçta üretmek için almıyorlar ve bazı ufak hataların onlar için bir önemi de yoktur. Size bu konuda pratik bir örnek vermek istiyorum, birer hayvan sever okuyucular olarak sizlerin neden bu soruları sormanız gerektiğini belirtmek istiyorum.
Diyelim ki Üretim Derneği yaptığı istatistiklerde bir cinsin köpeklerinde (veya başka bir tür hayvanda) kemik hastalığını tespit etti. Bu hastalık hayvana çok ızdırap veriyor, hatta bazılarının uyutulması gerekiyor. Bazıları da hayatları boyunca ızdırap çekerek ve deforme olmuş bir şekilde hayatlarını sürdürüyor. Haliyle bu gibi köpek-hayvan sahipleri veterinerlerin en iyi müşterileri oluyor.
Topladıkları ilk bulgularda Üretim Dernekleri hemen harekete geçiyor. Sorumluluk sahibi dernekler hastalığın geliş nedenini ve kaynağını (öncelikle anne ve babayı) hemen araştırmaya başlıyor ve ebeveynleri derhal üretimden kesiyor. Bazı durumlarda tekrar üretime geçmeden önce o cinsin bütün hayvanları teker teker kemik hastalığı taramasından geçiyor. Hastalık belirtisi olanlar önceden üretimden çıkıyor. Sonuçta bu önlem bir günden ötekine hemen etkisini göstermiyor ancak erken teşhisin konulmasına yardımcı oluyor. Burada alınan önlemlerden çıkan sonuçlar, bütün cins hayvan üreticilerini ilgilendirmekte. İşte tam bu noktada, cins bir hayvanın şeceresi, yani kimlikli veya kimliksiz olması, geleceği ile ilgili önemli rol oynamaktadır.
Neden?
Üreticinin birkaç sebep (deformasyon, nesil hatası) dolayısıyla hayvanlarını üretimden kesmesi, onun için hem acı bir olay hem de maddi anlamda ciddi zarar demek. Herhangi bir Üretim veya Cins Hayvan Derneğine (Kulübüne) üye olan bir üretici, böyle bir önlemi (üretimden kesmeyi) anlayışla karşılayacaktır. Çok bencil olan bir Cins Hayvan Üreticisi bile bu durumda hayvanın ve cinsinin menfaati ve iyiliği için her şeyi bir kenara bırakacaktır, böylelikle gelecek nesillerin de iyi oluşmasına ve hatasız bir neslin devamına büyük katkısı olacaktır. Müşteri memnuniyeti sağlayacaktır, sonuçta her hayvan sahibinin istediği de budur, öyle değil mi?
Kesinlikle kimliksiz hayvan üretimi yapan üreticiler de neslin iyi oluşması için her türlü gayreti gösteriyordur. Ancak ben bugüne kadar üretim standartlarına tam uyan bir üreticiye (kimliksiz satan) rastlamadım. Birçok örnekte (üreticilerde) gördüğüm; kimliksiz hayvan üretimi yapan üreticilerin Cins Hayvanın iyi yetişmesi (hatasız) için temel üretim standartlarına sahip olmadıklarıdır.
Almanya’ da bir Atasözü vardır “ Güvenmek iyidir, doğruluğunu gerçekten görmek (kontrol etmek) daha iyidir“.
Üretim Dernekleri üretim yerini (nesil hatası, aşılar v.s.) bizzat yerinde denetliyor, her türlü aşılar, parazite karşı alınan önlemler yerinde incelenip değerlendiriliyor. Bunlar protokol şeklinde yazılıyor ve bunu incelemek isteyen müşterilere sunuluyor. Birçok üretici bu protokol kâğıdının kopyasını alıcısına (müşterisine) veriyor.
Birçok Petshop ve Hayvan Satıcısı yavruları kimliksiz daha ucuza veriyor ve gerekçe olarak üreticileri denetleyen derneklere para kazandırmak istemediklerini dile getiriyorlar. Kimliksiz satılan hayvanın neden daha ucuz olduğunu, bunun için nelerden kısıtlandığını gösteren bir tablo hazırladık. Ucuz (kimliksiz) bir hayvanın alınmasının ne kadar doğru olduğuna siz karar verin.











Çevirinizde yer alan “Üretim Dernekleri” ni kuranların, aynı zamanda üretim çiftlikleri sahipleri olduğunu da not etmemiz gerekiyordu.
Canlı hayvan alım-satımı söz konusu edildiğinde, bunun bir piyasa olduğunu da belirtmek gerekir ve piyasa koşullarını belirleyenlerin aynı piyasadaki güçlü aktörler olduğu nettir. Piyasada üretim yapan ile denetim yapan aynı çiftlik sahipleri olduğu sürece, karlılığı ve düşük maliyeti esas almaları doğal sonuçtur.
Rekabet ve ırkın seleksiyonu gereği, güzellik ve yetenek yarışmaları düzenlenmektedir. Bu yarışmaları düzenleyen ve hayvanlarını yarıştıranlar da aynı üretim çiftlikleridir.
Bölgeler bazında nihai alıcı nüfusun demografik özelliklerinin gözetilmesi koşuluna dayanan ve bu bazda üretim çiftliği açmayı sınırlandıran bir kota yoktur. Aynı şekilde üretim çiftliği bazında, yıllık üretim kotası da uygulanmamaktadır.
Arz-Talep dengesi gözetilmeden yapılan her üretim, fazla yaratacaktır. Bu arz fazlası ise karlılık sağlamak ve oluşan maliyeti kurtarmak adına bilinçsiz sahiplendirme sonucu sokaklara ya da barınaklara atılan, safkan ya da safkan melezi yeni hayvanlar demektir.
Safkan hayvanların yaşadığımız flora ve faunaya özgü melez hayvanlara oranla genetik yapıları koruma, avlanama, saldırı yönünden güçlü olduğundan bunların küplenerek kısırlaştır-aşıla-yaşadığı ortama bırak ilkesince serbest bırakılamayacağı da aşikardır.
Tüm bu detaylar ışığında, Türkiye gerçeğine dönük derlemelerin yer almasını arzu ederim.
Saygılarımla,